TÜSİAD


Bu ayki dernek sayfalarımızda Türkiye’nin önde gelen ve en önemli derneklerinden biri olan TÜSİAD'ı konuk ederek, faaliyetleri konusunda TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan'dan bilgiler aldık...

TÜSİAD hangi tarihte kuruldu, faaliyetleri nelerdir, çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

TÜSİAD, 1971 yılında hür teşebbüs fikrini savunup yaygınlaştırmak amacıyla kurulduğundan bu yana geçen 30 yılda ülke sorunlarına ağırlığını koyarak, yeni kavramların tartışmaya açılmasına öncülük etti ve Türkiye gündemini etkiledi. TÜSİAD ilk yıllarında liberal ekonomik düzenin savunuculuğunu üstlendi ve faaliyetlerini bu yönde yoğunlaştırdı. 1970’lerden 80’lerin ortalarına kadar geçen sürede piyasa ekonomisinin yerleşmesi, ülkenin refah düzeyinin artması amacıyla ekonominin dışa açılarak rekabet gücünün arttırılması için çalıştı.

1985 1995 yılları arasında ise piyasa ekonomisinin bütün kurum ve kuruluşlarıyla yerleşmesinin altyapısı üzerinde yoğunlaştı. Bu dönemde dışa açılma süreci hız kazandı. 1995 yılından sonra uluslararası entegrasyon TÜSİAD’ın gündeminde birinci sıraya oturdu. AB üye adaylığı ve gümrük birliği, TÜSİAD’ın çalışmalarını da yönlendirdi. Devletin küçültülerek yeniden yapılandırılması, şeffaf idari yapı, yabancı sermaye, özelleştirme ekonomik alanda üzerinde yoğunlaşılan konular oldu. TÜSİAD, uluslararası entegrasyon ve AB üyeliğinin sadece ekonomik koşullara bağlı olmadığını, ekonomiye yönelik düzenlemelerin yanı sıra Türkiye’nin siyasi ve sosyal alanlardaki sorunlarının da eşzamanlı olarak çözülmesi gerektiğinden hareketle, ilgi ve araştırma alanlarını genişletti. Türkiye’nin sosyal ve siyasi önceliklerini de mercek altına alarak, ülke sorunlarına daha geniş bir perspektiften bakmaya başladı. Demokratik standartların yükseltilmesi gerektiğinin üzerinde sıklıkla durulmaya başlandı.

Siyasi alanda:

• Demokratikleşme,
• Kamu yönetiminin yeniden yapılanması,
• Siyasi partiler yasası,
• Seçim sistemleri,
• Yerel yönetimler,
• Yargı sisteminde reform.

Sosyal alanda:

• Eğitim,
• Sosyal güvenlik,
• İstihdam, gelir, verimlilik,
• Teknoloji, kalite yönetimi, yeni ekonomi,
• Kadın erkek eşitliği konuları ön plana çıktı.

Zaman içinde bir meslek örgütünden ziyade Batı’da örnekleri sıkça görülen demokratik bir gönüllü kuruluş olduğu belirginleşti. TÜSİAD, gönüllü bir sivil toplum örgütü olarak ülkenin en temel çıkarlarını göz önünde bulundurarak, ülke sorunlarıyla ilgili bir dizi alanda çalışarak görüş üretiyor. TÜSİAD, önümüzdeki 5 yıllık sürede de AB üyeliği ve uluslararası entegrasyonu birinci gündem maddesi olarak ele almayı ve çalışmalarını bu doğrultuda yürütmeyi planlıyor.

Derneğin amaçları nelerdir?

1)
TÜSİAD; demokrasi ve insan hakları evrensel ilkelerine bağlı, girişim, inanç ve düşünce özgürlüklerine saygılı, yalnızca asli görevlerine odaklanmış etkin bir devletin varolduğu Türkiye’de, Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefine ve ilkelerine sadık toplumsal yapının gelişmesine ve demokratik sivil toplum ve laik hukuk devleti anlayışının yerleşmesine yardımcı olmaktadır. Dernek, sanayici ve işadamlarının Türk toplumunun öncü ve girişimci bir grubu olduğu inancı ile bu yöndeki uygulamaların takipçiliğini yapıyor.

2) TÜSİAD, piyasa ekonomisinin hukuksal ve kurumsal altyapısının yerleşmesine ve iş dünyasının evrensel iş ahlakı ilkelerine uygun bir biçimde faaliyette bulunmasına çalışıyor.

3) TÜSİAD; uluslararası entegrasyon hedefi doğrultusunda Türk sanayi ve hizmet kesiminin rekabet gücünün arttırılarak, uluslararası ekonomik sistemde belirgin ve kalıcı bir yer edinmesi gerektiğine inanarak, bu yönde çalışıyor.

4) TÜSİAD, Türkiye’de liberal ekonomi kurallarının yerleşmesinin yanı sıra ülkenin insan ve doğal kaynaklarının teknolojik yeniliklerle desteklenerek en etkin biçimde kullanımını; verimlilik ve kalite yükselişini sürekli kılacak ortamın yaratılması yoluyla rekabet gücünün arttırılmasını hedef alan politikaları destekliyor.

5) TÜSİAD, bu çerçevede oluşan görüş ve önerileri doğrudan parlamentoya, hükümete, yabancı devletlere, uluslararası kuruluşlara ve basın aracılığı ile de kamuoyuna ileterek, yukarıdaki amaçlar doğrultusunda düşünce ve hareket birliği oluşturulmasına çalışıyor.
Toplam üye sayınız kaç kişidir ve üyelerinizin derneğe kabulü sırasındaki prosedürleriniz nelerdir?

TÜSİAD’ın 464 üyesi bulunuyor. Derneğin amaçlarını kabul eden gerçek kişiler Derneğe asli üye olabiliyorlar. Derneğe üye olacakların medeni haklara sahip ve on sekiz yaşını bitirmiş, derneklere üye olma hakları sürekli ve süreli olarak kısıtlanmamış ve TC tabiyetli olmaları gerekiyor. Derneğe asli üye olmak için iki asli üye tarafından takdim edilmek şarttır. Takdim edilen üye adayı hakkında Yönetim Kurulu üyelerinin çoğunluğu ile 30 gün içinde karar alınarak, sonuç adaya yazı ile duyuruluyor. Kurucular derneğin asli üyeleridir. TC vatandaşı olmayanların derneğe üye olabilmeleri için Türk vatandaşlarında aranan şartlarla birlikte Türkiye’de ikamet etme hakkına sahip bulunmaları da gerekiyor. Fahri üyelik için ikamet şartı aranmıyor. Derneğin üyeleri Yönetim Kurulu’nca saptanmış olan ve “İş Ahlakı İlkeleri”ne uymayı taahhüt ederler.

Son dönemde gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerden bahsedebilir misiniz?

TÜSİAD, benim de Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yaptığım son 6 yıl boyunca altyapısını güçlendirmek için yoğun bir yapılanma dönemi geçirdi. Faaliyet alanları çeşitlenerek arttı. Bir yandan Türkiye’nin rekabet gücünün arttırılmasına yönelik olarak sanayi ve hizmet sektörlerini ilgilendiren konularda ayrıntılı görüş üretmeye başladı. Öte yandan Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve siyasal konulardaki öncelikli gündem maddelerini ele alarak, think tank gibi çalışmalarını sürdürdü. Bu yaklaşım, TÜSİAD’ın örgüt yapısının güçlendirilmesini gerektiriyordu. Bu yapılanma döneminin büyük ölçüde tamamlandığını söyleyebiliriz.

AB üye adaylığı sürecine yönelik olarak yaptığınız çalışmalar nelerdir?

10 11 Aralık 1999 tarihinde Helsinki’de gerçekleştirilen AB Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde Türkiye’nin oybirliği ile ve diğer aday ülkelerle eşit şartlarda Avrupa Birliği’ne aday ülke olarak kabul edilmesi Türkiye AB ilişkilerinde yeni bir derinleşme boyutu kazandırdı.

Siyasi, ekonomik ve diğer üyelik yükümlülükleri olmak üzere üç ana başlık altında toplanan üyelik kriterleri doğrultusunda, adayların siyasi alanda demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlıklara saygıyı ve azınlıkların korunmasını teminat altına alan kurumların istikrarını sağlamaları gerekiyor. Ekonomik alanda ise işleyen bir pazar ekonomisinin yanı sıra ülke ekonomilerinin Avrupa Birliği karşısında rekabet edebilme gücüne sahip olmaları bekleniyor. Diğer üyelik yükümlülükleri açısından da adayların siyasi, ekonomik ve parasal birlik de dahil olmak üzere tam üyelikten kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmeleri, Birlik müktesebatını benimsemeleri ve bu müktesebatı uygulayabilmek için yeterli idari ve hukuki kapasiteyi de oluşturmaları gerekiyor. Siyasi kriterlere uyum, katılım müzakerelerinin ön şartı olarak belirlenmektedir.

AB mevzuatına uyum çalışmalarında dikkatle üzerinde durulması gereken husus, Topluluk müktesebatına uyumun etkili şekilde uygulanması için gerekli idari ve hukuki yapı ihtiyacının karşılanabilmesidir.

TÜSİAD işe, Avrupa Sanayicileri ve İşverenleri Konfederasyonu (UNICE) komisyonları ile paralel olarak kurulan ve üyelerinin aktif katılımıyla faaliyet gösteren 8 komisyon ile başladı. Komisyonlar Genel Sekreterliğimizin de desteği ile uzun zamandan beri görüş üretiyor. Helsinki Zirvesi’nden sonra AB mükte sebatına özel sektörün uyumunu kolaylaştırmak amacıyla kuru lan 29 çalışma grubu da faaliyete geçti. Bu konuda Türkiye’ de hiçbir kuruluşun bu denli hızlı hareket edemediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Uluslararası platformlarda TÜSİAD nasıl varlık gösteriyor?

TÜSİAD, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik çıkarları açısından uluslararası iletişiminin güçlendirilmesi gereğine inanıyor. Artık uluslararası platformlarda sivil toplum örgütlerine de önemli roller düştüğü fikrinden yola çıkarak, 1996 yılında Brüksel’de ve 1999 yılında da Washington, D. C.’de birer temsilcilik açtı. 2000 yı lında da hükümet ve bürokrasi ile ilişkilerin güçlendirilmesi ve TÜSİAD görüşlerinin Ankara’ya daha hızlı ve etkin yansımasını sağlamak amacıyla Ankara’da da bir temsilciliği hizmete soktu. TÜSİAD, savunduğu küreselleşme sürecine uygun olarak, küresel bir sivil toplum örgütü olma yolunda büyük mesafe katetti.

TÜSİAD’ın önümüzdeki dönemde hedef ve planları nelerdir?

Önümüzdeki dönemde TÜSİAD yılda 6 8 farklı konuda rapor yayınlamaya devam edecek. Öncelikle sağlık sektöründeki sorunları inceleyen bir rapor hazırlamayı düşünüyoruz. Makro ekono mik karar sürecinin yeniden yapılanması ve AB ile bütünleşme sürecinde ücret ve istihdam konuları da gündemimizde yer alıyor. Birde hazırlığı devam eden çalışmalarımız bulunuyor.

Bunlar:

• 21. Yüzyılda Rekabet Stratejileri,
• Savunma Sanayi Alım Prosedürleri,
• Gümrük Birliği ve AB Dış Ticaret Yapısı,
• Makina İmalat Sanayi Rekabet Stratejisi çalışmalarıdır.

Ayrıca AB ile ilişkilerde yoğun bir lobi faaliyeti de tasarlıyoruz.

Hazırlayan: Hande Patır

DERGİ

HRdergi Nisan sayısı çıktı! İyi okumalar

SATIN AL Nisan 2024