Gündem

Gündem

Türkiye, yaşamak ve çalışmak için en iyi 10 ülke arasında

HSBC Grubu’nun 163 ülkeden 18 binin üzerinde yabancı çalışanın görüşünü alarak gerçekleştirdiği ‘Expat Explorer’ anketi, ülkelerin sunduğu olanakları yaşam kalitesi, iş-özel yaşam dengesi, finansal getiri ve aile yaşamı bakımından inceliyor. Bu yıl 12. kez gerçekleştirilen anket, yabancı çalışanlara ilişkin dünyanın en kapsamlı ve uzun soluklu araştırması olma özelliği taşıyor.Anketin sonuçlarına göre Türkiye; yaşamak ve çalışmak için yabancı çalışanlara dünya genelinde en iyi deneyimi sunan ilk 10 ülke arasında yer alıyor. İsviçre, Singapur ve Kanada’nın sırasıyla en iyi deneyimi sunan ilk üç ülke olarak yer aldığı ankette Türkiye, Almanya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni geride bırakarak 7. sırada yer aldı. Sıralama Ülke İsviçreSingapurKanadaİspanyaYeni ZelandaAvustralyaTürkiyeAlmanyaBirleşik Arap EmirlikleriVietnam  Türkiye’de yaşam kalitesi yüksekTürkiye’deki yabancı çalışanların %62’si yaşam kalitelerinin kendi ülkelerine göre arttığını belirtiyor. Ülkemizdeki yabancı çalışanların %52’si kariyerine, hobilerine veya ailesine odaklanmaya daha fazla zaman bulduğunu, %55’i daha iyi bir ev veya araba gibi isteklerini karşılayabildiğini, %69’u ise kendisini güvende hissettiğini ve yerel halkın cana yakın olduğunu ifade ediyor. İş-özel yaşam dengesi Türkiye’de daha iyiYabancı çalışanların %60’ı kendi ülkelerine kıyasla Türkiye’de iş-özel yaşam dengesinin daha iyi olduğunu söylüyor. Bununla birlikte; yabancı çalışanların %59’u daha fazla seyahat ettiğini belirtirken, %57’si ise dalış, yabancı dil veya yemek pişirme gibi yeni bir beceri öğrendiğini ifade ediyor.  Türkiye, tarihi ve kültürel miraslarıyla yabancı çalışanları cezbediyorTürkiye’deki yabancı çalışanların %72’si yaşadıkları şehrin mimari yapı, anıt ve parklar, tarihi ve kültürel doku açısından zengin olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte, %63’ü yaşadıkları şehrin seyahat için merkezi konumda olduğunu, %59’u ise şehirde canlı bir kültürel hayat olduğunu söylüyor. %58’i ise güzel restoranlar ve kaliteli yemeğin olduğunu belirtiyor. HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık ve Birikim Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Yenel, Türkiye’nin dünya genelinde çalışmak ve yaşamak için en iyi 10 ülke arasında yer almasına ilişkin şu değerlendirme bulundu: “Yurt dışında çalışma kararı alan çalışanların ülke tercihlerinde pek çok farklı faktör önem taşıyor. HSBC Expat Explorer anketi, hem kariyerinde yükselmek isteyen hem de yüksek bir yaşam kalitesi arayışında olan yabancı çalışanlar için Türkiye’nin iyi bir tercih olduğunu ortaya koyuyor.”  Başka bir ülkede çalışma kararının bireylerin, kariyer gelişiminden yaşam kalitesine, kişisel finans yönetiminden aile hayatına kadar birçok alana etki ettiğini belirten Yenel, “HSBC Türkiye olarak; birikim yönetimi uzmanlığımız, uluslararası ağımız, bilgi birikimimiz ve sunduğumuz ürün ve çözümlerle bireylerin ve ailelerinin değişen yaşam koşullarında ihtiyaç, beklenti ve önceliklerini en iyi karşılayacak şekilde hizmet vermeye ve onları hayatlarının her anında desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Gündem

Mutsuzluğun maliyeti 60 milyar TL

Türkiye’de çalışanların %85’i mutsuzGallup tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de çalışanların %85’i mutsuz, dünya geneli için bu oran % 87. Mutsuzluğun Türkiye ekonomisine yıllık maliyeti 60 milyar TL. Mutsuzluk adeta bir salgın gibi yayılıyor. 2019 yılındaki Dünya Ekonomik Forumu’nda “Yalnızlık ve Mutsuzluk” en önemli gündem maddeleri arasında yer aldı. Uluslararası araştırma şirketi Gallup tarafından hazırlanan rapor, Dünya genelinde mutsuz çalışan oranının %87 olduğunu gösteriyor. Aynı rapora göre Türkiye’deki çalışanların %85’i mutsuz. Mutlu insan sayısı %53’e gerilediMutsuzluk sadece iş yerleriyle sınırlı değil. Gallup’un “Küresel Memnuniyet Araştırması 2019’a göre, Türkiye "Mutluluk Endeksi" listesinde 143 ülke arasından 50 puanla sondan dördüncü sırada yer aldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2019 yılında yayınladığı raporda ise mutlu insanların oranı bir önceki yıla göre %6 düşerek %53’e geriledi. Mutsuzluğun Türkiye ekonomisine yıllık maliyeti ise 60 milyar TL’yi geçmiş durumda. 

Gündem

Güven konusunda globale göre gerideyiz

179 şirketten 96 bin 269 çalışan temsil edildiği “Türkiye’nin En İyi İşverenleri” araştırma sonuçlarına göre, iş yerinde çalışan-yönetici güven ilişkisi %80 oranında. Globalde bu oran yüzde 90. Çalışanlar hakkaniyet boyutunda kazancın paylaşımı ve en çok hak eden çalışanın yükselmesi konusunda hassas.Güvende gerideyiz, gurur duymada önde Araştırma sonuçlarını küresel sonuçlarla kıyaslayan Great Place to Work Türkiye Ülke Müdürü Eyüp Toprak, “Türkiye’nin en iyi işverenlerinde yönetici-çalışan arasındaki güven ilişkisinde %80 oranı aşılamıyor. Globalde bu oran yüzde 90 dolaylarında. Ancak gurur boyutunda tablo farklı. küresel şirketlere göre 1 puan ilerdeyiz. Türkiye’nin en iyi işverenlerinde, çalışanlar, şirketlerinin marka değeri, prestiji, insana değer veren yenilikçi yaklaşımları ile gurur duyuyor. Araştırmada ikinci yüksek boyut olan “takım ruhu”nda, %90 ve üzeri sonuçlarla, Latin Amerika, Asya ve Avrupa lider. Türkiye’nin En İyi İşverenleri listesine giren şirketlerde “Hakkaniyet” konusundaki iki hassasiyet öne çıkıyor. Kazancın paylaşımı ve en çok hak eden çalışanın yükselmesi.”

Gündem

Alternatif Bank’tan çalışanları ve aileleri için destek programı

Alternatif Bank, çalışanlarının özel yaşamlarında ihtiyaç duydukları ve çözüm bulmakta zorlandıkları konularda 7 gün 24 saat ücretsiz destek verecek Çalışan Destek Programı’nı hayata geçirdi.Alternatif Bank, ‘Danışman banka’ anlayışıyla faaliyetlerine devam ederken mutlu çalışanların bankası olmak için de çeşitli destek programlarını hayata geçiriyor. Avita firmasının katkılarıyla uygulanmaya başlanan Çalışan Destek Programı’yla Alternatif Bank, çalışanları ve ailelerine acil sağlık konuları, yenidoğan bakımı, sağlıklı beslenme danışmanlığı, uzman pedagog ile psikolog desteğinin yanı sıra teknolojik danışmanlık ve sosyal yaşama dair konularda 7/24 ücretsiz hizmetler sunuyor.Yeni uygulamaya aldıkları programla ilgili bilgi veren Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşçı Firuzbay ”Bankamızın yürüttüğü tüm çalışmaların merkezinde yer alan  “insan odaklı” yaklaşımımız, müşterilerimize olduğu kadar çalışanlarımız için de önemli bir yer teşkil ediyor. Banka olarak müşterilerimize sunduğumuz farklılaşan hizmetlerin temelinde çalışanlarımızın yetkinliği ve mutluluğu yatıyor. İş hayatının koşuşturması içerisinde çalışanlarımızın hem kendileri hem de ailelerinin özel ihtiyaçlarını karşılayacakları verimli zamanları yaratmanın çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Sunduğumuz bu programla, en kıymetli varlığımız olan çalışanlarımızın özellikle başa çıkmakta zorlanabilecekleri konularda 7/24 yanlarında olacak bir  destek vermek istedik. Bu doğrultuda çalışanlarımızın özel hayatlarında stres yaratan ya da çözüm bulmakta sıkıntı yaşadıkları her alanda konusunun uzmanları tarafından telefonla ve gerekli olması halinde yüz yüze destek almalarını sağlayacağız. Aile olmak güzellikleri paylaşmak kadar ihtiyaç anında birbirinin yanında olmayı da gerektiriyor. Bu bilinçle hareket eden Alternatif Bank Ailesi olarak çalışanlarımızın hep yanında olacağız ve memnuniyetlerini artıracak projelerimize yenilerini eklemeye devam edeceğiz.’’ dedi.Ayrıntılı bilgi için;Gülkız Çakmaktaş / A&B İletişim Tel: 0 (212) 233 22 38 E-posta: cakmaktas@ab-pr.com

Gündem

İşe Alımda “Dijital İş Gücü” Dönemi Başlatan CarrefourSA’ya Üç Farklı Ödül

İşe Alımda “Dijital İş Gücü” Dönemi Başlatan CarrefourSA’ya Üç Farklı Ödül “İnsan Kaynakları Operasyonları Robotik Süreç Otomasyonu” ile işe alımda dijital iş gücü dönemini başlatan Türkiye organize perakende sektörünün öncü markası CarrefourSA, mavi veya beyaz yakalıların işe giriş süreçleri dijitalleştirilerek personel kartlarını hatasız ve eksiksiz bir şekilde yaklaşık 5 kat daha hızlı oluşturup toplam 1500 saatlik iş gücü açığa çıkardı.  CarrefourSA, İnsan Kaynakları alanındaki uygulamalarıyla “Kariyer.net İnsana Saygı” ve “SecretCV HR Summit 2019 İK’nın Yıldızları” ödüllerine layık görülürken Employer Brand Summit kapsamında da “En Gözde” ikinci şirket seçildi.  Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, insan kaynakları politikasıyla hem dijital yeniliklere imza atarak çalışan verimliliğini artırıyor hem de uygulamalarıyla bu alanda ödüllere layık görülüyor. Bu çerçevede işe alım sürecinde “İnsan Kaynakları Operasyonları Robotik Süreç Otomasyonu” ile dijital iş gücü dönemine geçiş yapan CarrefourSA, İK alanında üç farklı ödül birden aldı. “İşe Alım Sürecini Dijitalleştirdik, 1500 saat iş gücü açığa çıkardık”CarrefourSA İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Atilla Saman, “CarrefourSA İnsan Kaynakları Operasyonları Robotik Süreç Otomasyonu” hakkında yaptığı değerlendirmede yaklaşık 10 bin çalışanı olan ve yılda ortalama 3 bin 500 – 4 bin kişinin işe alındığı CarrefourSA’da işe alım kapsamında bilgi girişinin mavi yakalılar için ortalama 15 dakika, beyaz yakalılar için de ortalama 30 dakika sürdüğünü belirterek şunları dile getirdi: “Mavi yakalıların işe alımları için sahada toplam 16 kişi görev yapıyor. Bu ekip, tüm bilgilerin girişini tek seferde yapamadığı gibi eğitim bilgisi, iletişim ve adres bilgileri, çalışma bilgileri, iş üniforması için beden bilgileri vb. birçok bilgi olmadan da işe alım yapılamıyordu. Tüm işe alım sürecini dijitalleştirerek işe alımı onaylanan kişilerin tüm bilgilerinin ve işe giriş evraklarının insan eli değmeden SAP İnsan Kaynakları modülüne girilmesini sağlayan bir proje başlattık. Proje ile SAP İnsan Kaynakları modülünde personel kartlarını hatasız ve eksiksiz bir şekilde yaklaşık 5 kat daha hızlı oluşturmaya başladık. Böylelikle sahada mobil olarak çalışan İK çalışanlarının SAP’den bağımsız, daha esnek iş akışı olan ve ara yüzü daha kullanışlı bir işe alım formu ile tanışmasını sağladık. Proje kapsamında sanal iş gücü kullanımı ile yılda yaklaşık 1500 saat iş gücü açığa çıkarmış olduk. Böylece çalışanlarımız için daha katma değerli işler üretebileceği zaman oluşturduk.”  İnsan Kaynaklarında Üç Ödül Birden GeldiCarrefourSA, yılın en prestijli İnsan Kaynakları ödüllerinden biri olan Kariyer.net İnsana Saygı Ödülleri kapsamında 200 bini aşkın firma arasından ödüle layık görülürken Secret CV HR Summit kapsamında da “2019 İK’nın Yıldızları” ödülü aldı. Toplam 48 bin üniversite öğrencisinin katılımıyla belirlenen “En Gözde Şirketler” oylamasında ise CarrefourSA, perakende kategorisinde ikinci oldu. CarrefourSA Hakkında: 1993 yılında Türkiye’de ilk yatırımını yapan Fransa’nın global perakende markası Carrefour’un, 1996 yılında Türkiye’nin Sabancısı, Sabancı Holding ile kurduğu ortaklık sonucunda perakende sektörünün öncü markası olarak faaliyetlerine başlayan CarrefourSA, “Önce Müşteri” diyerek 29’u Hiper olmak kaydıyla 53 ilde toplam 611 marketiyle faaliyet göstermektedir. www.carrefoursa.com  ManifestoOzan Öcal / ozano@manifesto.tc / 0555 870 67 77Muzaffer Ergun / muzaffer@manifesto.tc / 0 507 789 89 21 Gökhan Çamkıran / gokhan@manifesto.tc / 0507 789 89 12

Gündem

Ford Otosan, İş Sağlığı ve Güvenliği projeleri ile Ford dünyasında 3 ödül birden kazandı!

Ford Otosan, Ford Motor Company'nin geleneksel İş Sağlığı Güvenliği Ödülleri organizasyonu “President Health and Safety Award (PHSA)” tarafından bu yıl 3 ayrı dalda üçü de birbirinden özel ödüllerin sahibi oldu. Ford Otosan projeleri ile “Endüstriyel Hijyen” kategorisinde Yeniköy Fabrikası Gövde Üretim Müdürlüğü “Esnek Kanallı Duman Emiş Sistemi (Flexible Fume Extraction)” projesiyle Global Birinciliğin; “Mobil NVH (Gürültü/Titreşim/Sertlik) Palet Sistemi” projesi ile “Üretim Dışı Birimler İş Güvenliği ve Ergonomi İnovasyon” kategorisinde Avrupa Birinciliğinin sahibi olurken, 2019 Yılın Uluslararası Kamyonu Ödüllü F-MAX çekicisinin de üretildiği İnönü Fabrikası ise son üç yıllık kaza istatistiğinde, “En İyi Performans” sergileyen üretim tesisi ödülüne layık görüldü. Türkiye otomotiv sanayinin öncü şirketi Ford Otosan, Ford Motor Company'nin geleneksel İş Sağlığı Güvenliği Ödülleri organizasyonu “President Health and Safety Award (PHSA)” tarafından 3 ayrı dalda ödüle layık görüldü.  İş Sağlığı Güvenliği Ödülleri’nde 3 ödüle birden layık görülen Ford Otosan, “Endüstriyel Hijyen” kategorisinde Yeniköy Fabrikası Gövde Üretim Müdürlüğü “Esnek Kanallı Duman Emiş Sistemi (Flexible Fume Extraction)” projesiyle Global Birinciliği sahibi oldu. Ford Otosan ayrıca, sadece üretim alanlarında değil, tüm şirket genelindeki çalışma ortamlarında iş sağlığı ve güvenliğinin önemli olduğunun farkındalığı ile hayata geçirilen “Mobil NVH (Gürültü/Titreşim/Sertlik)  Palet Sistemi” projesi ile “Üretim Dışı Birimler İş Güvenliği ve Ergonomi İnovasyon” kategorisinde Avrupa Birinciliğini elde etti. Ford Otosan’ın 2019 Yılın Uluslararası Kamyonu Ödüllü F-MAX çekicisinin de üretildiği Eskişehir’deki İnönü Fabrikası ise geçtiğimiz yılın ardından ikinci kez “Kayıp Günlü İş Kazası Frekansı”nda “En İyi Performans” sergileyen üretim tesisi ödülüne layık görüldü. Yenigün: “İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda global çapta örnek olmaya devam ediyoruz” Ford dünyasında büyük öneme sahip olan İş Sağlığı Güvenliği Ödülleri'nde Ford Otosan'ın 3 ayrı dalda 3 ödüle layık görülmesinin önemine dikkat çeken Ford Otosan Genel Müdürü Haydar Yenigün, şunları söyledi:  “Türkiye otomotiv sektörünün istihdam lideri Ford Otosan olarak, elde ettiğimiz başarı ve tecrübelerin kaynağında her şeyden önce insan kaynağımız olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Tüm iş süreçlerimizde bize bir rehber olan ‘Ford Otosan İş Sağlığı ve Güvenliği Politikası’ doğrultusunda işyerlerimizde iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili tüm yasal ve kurumsal çalışma şartlarını karşılayarak güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını oluşturmak öncelikli hedefimiz. Ancak hepsinden önemlisi her bir çalışma arkadaşımızın güvenle ve sağlıkla iş yapmasını sağlamaktaki başarımızın asıl kazanımımız olduğuna inanıyoruz. Bunu her yıl kazandığımız önemli ödüllerle de kurum kültürümüzün bir parçası haline getirmiş olmaktan gurur duyuyoruz. Bu ödüllerle birlikte, otomotiv dünyasına global çapta bir örnek ve rol model olmaya devam ediyoruz.” 

Gündem

Wydndam Grand Kalamış Hotel Hizmet Kalitesini Tescilledi

WYDNDAM GRAND KALAMIŞ HOTELHİZMET KALİTESİNİ TESCİLLEDİ Anadolu Yakası’nın en prestijli oteli Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel, kuruluşların sürekli gelişmesini ve büyümesini sağlayan iş geliştirici nitelikte olan ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi, ISO10002 Müşteri Memnuniyeti & Şikâyet Yönetim Sistemi ve OHSAS 18001 İs Sağlığı & Güvenliği Yönetim Sistemi belgelerini almaya hak kazandı.  2018’de The Seven Stars Luxury Hospitality and Lifestyle Awards Avrupa’nın En İyi İş Oteli ödülünü alan Wyndham Grand Kalamış, hizmet ve performans sürecini dünyanın en yaygın kalite yönetim standardı olan, ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi Belgesi ile standarda bağladı.Böylece Wyndham Grand Kalamış Hotel, üst yönetimi dahil tüm personeline, misafiri memnun edebilecek aktif yönetim yapılanmasını ve kalite kavramını aşıladı. Belge kapsamında uygulamaya yönelik sertifikalı personel eğitimleri ve dış denetimlerle 5 yıldızlı otel ISO 9001:2015 Kalite Yönetim Sistemleri Belgesini almaya hak kazandı.

Gündem

İnsan Kaynakları dijital çağa hazır değil!

KPMG’nin gerçekleştirdiği ‘İnsan Kaynakları’nın Geleceği 2019’ araştırması sonuçlarına göre İK yöneticilerinin üçte ikisi, firmalarının dijital çağa ayak uydurmak konusunda bir dönüşüm planı bulunmadığını söylüyor. KPMG’nin geleneksel İK araştırması, günümüzde İnsan Kaynakları yöneticilerinin İK’nın 21’inci yüzyıldaki işlevini tanımlama konusunda görüş farklılıkları yaşadığını ortaya koydu. Bu yıl 21’incisi düzenlenen araştırmaya 64 ülkeden bin 201 üst düzey İnsan Kaynakları yöneticisi katıldı. Araştırmaya 31 farklı sektörden katılan şirketlerin yarısına yakınının 5 bin ve üzerinde çalışan sayısına sahip olduğu ve yıllık gelirlerinin 1 milyar doların üzerinde gerçekleştiği belirtildi. Araştırmaya göre İK yöneticilerinin bir bölümü, departmanlarının değişimi için kaynaklarını öngörülerine uygun şekilde kullanmaktan çekinmezken, büyük bir kısmı değişime ayak uydurma konusunda ‘bekle gör’ politikasını benimsiyor. KPMG Türkiye Danışmanlık Şirket Ortağı ve Aile Şirketleri Hizmetleri Lideri Tanıl Durkaya, araştırmaya ilişkin olarak, “İleri görüşlü İK yöneticileri cesur ve tutarlı şekilde hareket ediyor, İK’yı yeni bir katma değer olarak görüyor, veriden, iç görülerden ve yapay zekadan yardım alıyor” diye konuştu. Durkaya, değişim için gerekli adımları atmakta geç kalan firmaların günümüz teknolojisi karşısında yok olmaya mahkum olduklarını söylerken, “Değişime ayak uydurmayan firmalar için yok oluş çok daha hızlı gerçekleşecek, dijital ekonomi onları kısa sürede parkur dışına itecek” dedi.  Araştırmadan öne çıkan bazı satırbaşları şöyle: Araştırmaya katılan İK yöneticilerinin üçte ikisi, insan kaynaklarının dijital bir dönüşüm geçirdiğini kabul ediyor, ancak sadece yüzde 40’ı halihazırda dijital bir dönüşüm planları bulunduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 70’i işgücünün değişimine ihtiyaç olduğunu kabul ediyor, buna karşın sadece yüzde 37’si İnsan Kaynakları’nın bu dönüşüm konusunda kapasitesi olduğu konusunda kendilerine güveniyor. Katılımcıların yüzde 42’si, İnsan Kaynakları departmanlarının gelecek 5 yılda karşılaşacağı en büyük sorunun, iş gücünü yapay zekanın etkin şekilde kullanıldığı bir geleceğe hazırlamak olduğunu düşünüyor. Araştırmaya göre yetenek eksikliği (yüzde 51) ve kaynak yetersizliği, İnsan Kaynakları’nın dijital değişim geçiren ya da geçirmekte olan işlevleri önündeki en büyük engeller olarak görülüyor. Araştırmaya katılan İK yöneticilerinin yüzde 41’i, işyeri kültürünün, dijital dönüşümün önündeki en büyük engel olduğu görüşünde birleşiyor. Katılımcıların yüzde 35’i, mevcut işyeri kültürlerinin inovatif ve deneysel olmaktan çok görev odaklı olduğunu belirtiyor. Çalışanlar yapay zekayı tehdit olarak görüyor Araştırma, yapay zeka konusunda İK çalışanlarıyla şirket yöneticileri arasında görüş farklılığı olduğunu da ortaya çıkarttı. ‘İK’nın Geleceği’ araştırmasına katılan İK yöneticilerinin yüzde 60’ı, yapay zekanın yarattığından daha çok iş kaybına yol açacağını düşünüyor. KPMG’nin Küresel CEO araştırmasına katılan yöneticilerin yüzde 62’si, yapay zekanın ortadan kaldırdığından daha çok iş imkanı yaratacağına inandıklarını söylemişti.

Gündem

HRdergi 2016 - 2017 zirve takvimimizi incelediniz mi?

HRdergi olarak bu yıl da, İK profesyonellerinin buluşma noktası olan zirvelerimize hız kesmeden devam ediyoruz. Esinlendirici uygulamalar, ezber bozan yaklaşımlar ve meslektaşlarınızla bir arada olma fırsatı katılımcılarımızı bekliyor.  Zirve takvimimizi incelemek için görsele tıklayabilir ya da Sinem Hancı ile iletişime geçebilirsiniz.  0.216.360.0.111 / sinem@hrdergi.com 

Gündem

Türkiye’deki yeni mezun profili ile kurumların yeni mezunlardan beklentileri uyuşmuyor!

-- Bu bir basın bültenidir. -- Saville Consulting ve Türkiye ortağı Assessment Systems İngiltere ve Türkiye’deki yeni mezun profilini ortaya koymak üzere Wave® Profesyonel Tarzlar Envanterini uyguladıkları bir çalışma yaptılar. Çalışma sonuçlarına göre Türkiye ve İngiltere’deki yeni mezunların güçlü oldukları yönler birbirine oldukça yakın. İşe alım uzmanlarının yeni mezunlardan beklentileri ise büyük oranda benzeşse de ayrıldıkları önemli noktalardan biri; Yenilikçilik. Türk işe alım uzmanları yeni mezunlarda ‘’Yenilik Yaratma’’ özelliği aramıyor, hatta tercih etmiyor! Birçoğumuz “yetenek savaşları” kavramına aşinayız. Sınırlı sayıda yetenek var ve firmalar bu yetenekler için birbirleriyle amansız bir rekabet içinde. Yeteneği cezbetmek ve elde tutmak, günümüz İK profesyonellerinin ana gündem maddeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. OECD’nin son verilerine göre Türkiye, yetenek açığı yaşayan ülkeler arasında %63’lük oranla 4. sırada, yani Türkiye’de firmaların %63’ü nitelikli çalışan bulmakta zorlanıyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun bu yıl yayınladığı “İşlerin Geleceği” raporu, 4. Endüstri Devrimi ile birlikte bugün önemli sayılan niteliklerin üçte birinden fazlasının 2020 yılı itibarıyla değişmiş olacağını öngörüyor. Bu veriler ışığında, uzman pozisyonlarında, orta ve üst kademe yönetici pozisyonlarında yetenek savaşlarının daha da hız kazanacağını tahmin etmek zor değil. Yeni mezun pozisyonları için de durum aynı. İşe alım uzmanları, genel olarak aradıkları niteliklere uygun yeni mezun bulamadıklarını dile getiriyor. Peki, işe alım uzmanları yeni mezunlarda ne arıyor da bulamıyor? Yeni mezun profili ile şirketlerin yeni mezunlarda aradıkları birbirini tutmuyor! Endüstriyel psikoloji alanında bir otorite olarak kabul edilen Prof. Peter Saville’in kurucusu olduğu Saville Consulting’in İngiltere’de yeni mezunlar üzerinde gerçekleştirdiği araştırmaya göre işe alım uzmanları, yeni mezunlarda öncelikli olarak şu özellikleri arıyor: “Değişime Uyum”, “İlişki Kurma”, “Yenilik Yaratma”, “Dayanıklılık Sergileme”. Araştırma kapsamında yeni mezunlara Peter Saville tarafından geliştirilen Wave® Profesyonel Tarzlar Envanteri uygulandı. Envanter sonuçlarına göre İngiltere’deki yeni mezunların güçlü özellikleri ise şöyle sıralanıyor: “Sorunları Değerlendirme”, “Yenilik Yaratma”, “İlişki Kurma”, “Sorunları İnceleme”. İngiltere’de yeni mezun pozisyonları için işe alım uzmanlarının öncelikleri ile yeni mezun profili %100 uyuşmuyor. Hatta işe alım uzmanlarının öncelikle aradığı özellikler arasında yer alan Dayanıklılık Sergileme ve Değişime Uyum özelliği, yeni mezunların güçlü değil, gelişime açık özellikleri arasında yer alıyor. Türkiye’deki yeni mezunlar sorunları değerlendirme ve ayrıntıları işlemede güçlü Saville Consulting’in Türkiye temsilcisi olan Assessment Systems da Türkiye’deki yeni mezunların profilini ortaya koymak için, 295 yeni mezuna Wave® Profesyonel Tarzlar Envanteri’ni kullandı. Epsom Projesi olarak bilinen bilimsel araştırmanın sonuçlarına göre iş performansını tahmin etme gücü en yüksek kişilik envanteri olan Wave® Profesyonel Tarzlar Envanteri; 4 küme altında, 12 bölümde toplam 36 kişilik boyutunu ve 108 özelliği ölçüyor. 295 yeni mezunun envanter sonuçlarını incelendiğinde Türkiye’deki yeni mezunların güçlü yönleri şu şekilde sıralanıyor: “Sorunları Değerlendirme”, “Ayrıntıları İşleme”, “Sorunları İnceleme” ve “Görevleri Yapılandırma”. Yeni mezunların gelişime açık yönleri ise şöyle: “Dayanıklılık Sergileme”, “İlişki Kurma”, “Değişime Uyum”, “Destek Verme”. Türkiye’de yeni mezunlardan “Değişime Uyum”, “Dayanıklılık” ve “İlişki Kurma” bekleniyor Türkiye’deki işe alım uzmanlarının yeni mezunlarda hangi özellikleri aradığını gösteren bir araştırma henüz mevcut değil. Ancak konuyla ilgili görüşlerini alınan tecrübeli işe alım uzmanları, bazı noktalarda hemfikir. Görüşülen tüm işe alım uzmanları, yeni mezunlarda öncelikli olarak“Değişime Uyum”, “Dayanıklılık Sergileme” ve “İlişki Kurma” yetkinliklerinin gelişmiş olmasını beklediklerini belirtiyor. Türk ve İngiliz işe alım uzmanlarının ayrıştığı önemli bir nokta var: İngiliz uzmanlar, yeni mezunların “Yenilik Yaratma” yetkinliğinin gelişmiş olmasını beklerken görüşü alınan birçok Türk işe alım uzmanı, “Yenilik Yaratma”nın -eğer pozisyon için çok kritik değilse- yeni mezunları değerlendirirken özellikle aradıkları bir yetkinlik olmadıklarını dile getiriyor. Hatta uzmanların bir kısmı, bu yetkinliğin çok gelişmiş olmasının yeni mezun pozisyonları için çok tercih edilen bir durum olmadığını da belirtiyor. Sorunları anlıyoruz ama çözemiyoruz Assessment Systems CEO’su Levent Sevinç, tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde “yetenek savaşları”nın yeni mezun pozisyonlarında da kızışmaya devam edeceğini söylüyor. Sevinç, sonuçların satır aralarını da ortaya koyuyor; “Sorunları Değerlendirme” ve “Sonuçları İnceleme” Türkiye’deki yeni mezunların güçlü yönleri arasında ancak yeni mezunlar, “Yenilik Yaratma” konusunda aynı derecede güçlü değiller. Wave® Profesyonel Tarzlar Envanteri’nde “Sorunları İnceleme, Sorunları Değerlendirme ve Yenilik Yaratma” yetkinlikleri, “Problem Çözme”nin alt boyutlarını oluşturuyor. Buna göre yeni mezunlar sorunları anlamak konusunda son derece iyi ama sorunları çözmek için gerekli olan yeni fikirler üretme, olasılıkları araştırma, strateji geliştirme gibi konularda o kadar da iyi değil. “Yenilik Yaratma” hem İngiltere’deki yeni mezunların güçlü yönleri arasında hem de İngiliz işe alım uzmanlarının öncelikli olarak aradığı özellikler arasında yer alıyor. Belki bizlerin de soruları anlamanın çözmeye yetmediğini kabul etmesi ve bu konuya eğilmesi gerekli. Türk yeni mezunların “Yenilik Yaratma” yetkinliğinin nasıl geliştirilebileceği konusu, iş dünyasının gündeminde yerini almalı. “Dayanıklılık Sergileme”, “Değişime Uyum” ve “Destek Verme” yetkinlikleri, Wave® Profesyonel Tarzlar Envanteri’nin “Yaklaşımlara Uyum” kümesinin alt boyutlarını oluşturuyor. Diğer bir deyişle, yeni mezunların çatışmaları çözüme kavuşturma, pozitif düşünme, değişimi benimseme, insanları anlama, onlara değer verme ve takım çalışması gibi konularda kendilerini geliştirmeleri gerekiyor.

Gündem

Pisano Yazılım Kampı sektöre yazılımcı yetiştiriyor

 -- Bu bir basın bültenidir --  2014 senesinde 4 genç bilgisayar mühendisi girişimci tarafından kurulan Pisano, sahip olduğu yazılım ekibi yönetiminde, sektöre yeni yazılımcılar kazandırmak için kolları sıvadı. Pisano ekibi ve sektöründe lider kuruluşlardan gelecek konuk eğitmenlerden 6 hafta boyunca ücretsiz eğitim alacak olan adaylar, bir ön eleme ile belirlenecek. Web tabanlı geribildirim uygulamalarının yaratıcısı Pisano’nun eğitmenleri ile 6 hafta boyunca kendini geliştirme imkanı bulacak adaylar, programın sonunda ayrıca ekibin bir parçası olma şansını yakalayacak. Pisano Yazılım Geliştirme Ekip Lideri Ömür Turan konu ile ilgili olarak:  “Günümüzün gözde meslek alanları arasında gösterilen ‘Yazılım’, genç yeteneklere hala doymamış durumda ve bu alandaki ihtiyaç her gün daha da artıyor. Pisano olarak hem sektöre olan vefa borcumuzu ödemek hem de genç yeteneklere fırsat yaratarak ekibimizi daha da güçlendirmek istiyoruz. Hedefimiz Pisano Yazılım Kampı’nı her yıl tekrarlayarak geleneksel hale getirmek” dedi. Başvuru için: kamp.pisano.co Son başvuru tarihi: 15 Haziran Mülakat dönemi: 16 Mayıs - 17 Haziran Kazananların açıklanması: 24 Haziran Kamp dönemi: 11 Temmuz - 19 Ağustos Kamp sonu değerlendirme: 19 Ağustos  

Gündem

Dünya Koçluk Konferansı'na konuşmacı olarak davet edilen ilk Türk Liderlik ve Yönetici Koçu...

-- Bu bir basın bültenidir --     2009’dan beri Türkiye’de ve yurt dışında üst düzey yöneticilerin liderlik gelişimi üzerine çalışan Profesyonel Liderlik ve Takım Koçu Duygu Alptekin Gürsu, PCC, ACPC 4.sü Hindistan’ın Mumbai kentinde gerçekleşen Dünya Koçluk Kongresi'ne konuşmacı olarak davet edildi ve Global Liderlik Koçluğu ödülünü aldı. Bu ödül kimlere ve nasıl veriliyor? Dünya Koçluk Kongresi 2016, Global Danışma Kurulu'nun önderliğinde geçmiş 3 yılda olduğu gibi bu yıl da Koçluk dünyasında stratejik anlamda gelişim ve işbirliği amacını başarıyla devam ettiriyor. Bu anlamda kanaat lideri ve uygulayıcı olarak rol modeli olan değişimin liderlerini Dünya Koçluk Kongresi 2016’ya davet ediyor. Aralarında New York Times Best Seller olmuş Dr. Cherie Carter-Scott, kitapları Harvard Business School’da okutulan Bjorn Martinoff ve Marshall Goldsmith Paydaş Merkezli Koçluk Programı lideri olan Will Linssen’ın (www.worldhrdcongress.com/WCC/index.html)da yer aldığı 2016 buluşmasına da Türkiye’den Duygu Alptekin Gürsu davet edildi. Kongrede, Liderlik Koçluğu'na katkılarından dolayı da Global Liderlik Koçluğu ödülü alan Alptekin Gürsu, danışma kurulunun aşağıdaki kriterlere göre yaptığı uzun araştırma ve değerlendirmeler sonucu geçmiş başarıları ve farklı çalışmaları ile bu başarıya imza attı. • Koçluğa stratejik yaklaşım • Geçmiş uluslararası çalışmalar • En iyi teknoloji kullanımı • Sürdürülebilirlik becerisi • Gelecek odaklılık • Etik değerlere saygı • İnsan Kaynakları ve organizasyonel yönetime katkı 3.2 Milyar nüfusa sahip Asya Pasifik Bölgesi, 24 yıldır düzenlenen Dünya İnsan Kaynakları Kongresi'nin ev sahipliğini de yaparken bu yıl 4.kez Dünya Koçluk Kongresi'ni düzenliyor. Duygu Alptekin Gürsu Hakkında Duygu Alptekin, kurumlarda liderlik gelişimi, takım etkinliği ve İnsani Değerleri Yaşatma üzerine odaklanmaktadır. Misyonunu, ekibiyle keyifli bir şekilde fevkalade sonuçlar üreten bilinçli ve etkin liderler yetiştirmek olarak tanımlamaktadır. Liderliğin önce kişisel seviyede başladığına, öz bilinç ve bağ kurarak anlam kazandığına inanmaktadır. Tutkusu, kendi öz benliğini tanıyan ve özgün liderlik stilini oluşturmak isteyen yöneticilere yardımcı olmaktır. Alptekin, kurumlarda sadece tepe yöneticiliği için birkaç lider yetiştirmenin değil sürdürülebilirlik ve yenilikçilik için liderlik kavramının her seviyede geliştirilmesini desteklemektedir. Alptekin, Türkiye'de Uluslararası Koçluk Federasyonu Etik Standartları ile çalışan ICF sertifikasyonunu ve Adler Koçluk Sertifikası'nı almış ilk profesyonel koçlardan biridir. 2009 yılında kurduğu Duygu Alptekin Koçluk, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri’nde liderlik koçluğu ve liderlik gelişimine odaklanan Alptekin, Adler International Learning'in Toronto Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü (OISE) işbirliği ile geliştirdiği profesyonel koçluk eğitim ve sertifikasyonunu tamamlamıştır. Daha sonra; liderlik koçluğu, organizasyonel ilişkiler ve sistem ile takım koçluğu eğitimlerini alanında lider kuruluşlardan Amerika, İngiltere, Belçika, İspanya ve Türkiye’de tamamlayarak hem kendi şirketi bünyesinde hem de dünyanın öncü yönetici eğitim ve koçluk şirketi Center for Creative Leadership ile sürdürmektedir. Profesyonel çalışma hayatına Unilever’de başlayan Alptekin, 20 yılı aşkın iş deneyiminin 12 yılını Türkiye ve uluslararası pazarlama liderliği görevlerinde The Coca-Cola Company’de kazanmıştır. Başta Türkiye olmak üzere Avrasya Bölge ofisi, Orta Doğu, Rusya, Hindistan ve Orta Asya birimlerinde marka yönetimi, pazarlama müdürlüğü ve pazarlama direktörlüğü pozisyonlarında çalışmıştır. Liderlik ettiği kampanyalarla yerel ve uluslararası birçok sektör yarışmasında almış olduğu ödüller bulunan Alptekin, pazarlama yeteneklerini geliştirme, değerlendirme ve eğitim gibi sorumluluklar da taşıyarak bizzat eğitmenlik rolü de üstlenmiştir.
 Amerikan Robert Lisesi ile Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünde öğrenim görmüştür.

Gündem

sahibinden.com “Yeşil Ofis Sertifikası” alan ilk e-ticaret şirketi oldu

-- Bu bir basın bültenidir --  sahibinden.com, WWF Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Yeşil Ofis Programı’nı başarıyla tamamlayarak, WWF Türkiye'den “Yeşil Ofis Sertifikası” almaya hak kazanan ilk e-ticaret şirketi oldu. Şirket, inşaat aşamasındayken “Yeşil Ofis” olmaya uygun olarak genel müdürlük binası Sahiplex’i projelendirdi. Sahiplex için programa başvurduğu ilk yılda WWF Türkiye’nin Ekolojik Ayak İzi’ni azaltmaya yönelik girişimi olan Yeşil Ofis Programı’nda belirlenen kriterleri yerine getirdi. sahibinden.com çalışanlarının gönüllülük esasına dayalı oluşturduğu “Dünyayı Kurtaranlar-” ekibi tarafından yürütülen Yeşil Ofis Programı kapsamında, Sahiplex’te yeni tasarruf ve iyileştirme yöntemleri hayata geçirildi. Enerji tüketiminden kağıt tasarrufuna, geri dönüşümden su tüketimine kadar tüm süreçler yeniden yapılandırıldı. Konuyla ilgili açıklama yapan sahibinden.com İş Destek Genel Müdür Yardımcısı Güntulu Pamuk, sürdürülebilirlik yaklaşımı doğrultusunda kaynakların doğru kullanılması ve doğanın korunmasını bir görev olarak kabul ettiklerini belirtti. Bu yaklaşımın sahibinden.com’un yapısıyla da uyumlu olduğunu söyleyen Pamuk, “Türkiye’nin en büyük ilan ve e-ticaret şirketi olarak, seri ilan uygulamasının dijital ortama taşınmasına öncülük ettik. Dolayısıyla kuruluşumuz itibarıyla seri ilanda kağıt tasarrufuna da önemli katkı sağladığımıza inanıyoruz. Yeşil Ofis Programı’nın bizleri gururlandıran hususlarından biri de bu projenin çalışanlarımızın inisiyatifiyle başlamış ve yürütülmüş olması. “Sahibi Sensin” stratejimizle çalışanlarımızın gönüllü olarak oluşturduğu “Dünyayı Kurtaranlar” ekibi 1 yıl boyunca ofisimizde alınan tasarruf önlemlerinin takipçisi oldu. sahibinden.comolarak, gelecek nesillere yaşanabilir ve sağlıklı bir dünya bırakabilmek için çalışmalar yapmaktan ve doğaya olan duyarlılığımızı somut biçimde hayata geçirmiş olmaktan dolayı çok mutluyuz” dedi. Nasıl Yeşil Ofis Oldu? Yapılan iyileştirmeler sonucu 1 yıl içinde; e-fatura sistemine geçiş yapılarak aylık 90 bin adet, yıllık 1 milyon 80 bin adet kağıt tüketiminin önüne geçildi, 610 kg atık geri dönüştürüldü, 2014 yılında 338 olan kişi sayısı ile tüketilen su miktarı 1 yılda 2.037 m3’ten, 2015 yılında 367 kişi ile 1.980 m3’e düşürüldü. Böylece kişi başı tüketimde yüzde 10’luk tasarruf sağlandı. Bunların yanı sıra kağıt bardak tüketimini azaltmak için kupa yaptırıldı, şarj edilebilir pil kullanımı teşvik edildi - gereksiz elektrik harcamasını önlemek adına ofise zamanlayıcılı priz yerleştirildi ve dönüşüm kovaları ile çöpler ayrıştırıldı. Ayrıca TEMA Vakfı işbirliğiyle çalışanlar adına 367 adet ağaç dikildi ve Sahiplex’te bir Yeşil Kütüphane kuruldu.

Gündem

RenaHr'dan, meslek hayatına atılmaya hazırlanan gençler için duyarlı bir Sosyal Sorumluluk Projesi: Ücretsiz Koçluk, Kariyer Danşmanlığı ve Mentorluk

  -- Bu bir basın bültenidir -- ''Ağaç isteyen tohum eker'' sloganı ile yola çıkan Rena İnsan Kaynakları ve Danışmanlık, meslek hayatına hazırlanan gençleri, iş görüşmeleri ve Kariyer yolculuğuna hazırlamak amacı ile yapılandırdıkları katma değerli bir çalışma olan Kariyer Koçluğu ve Mentorluk programı için kolları sıvadı. Hayat boyu kazançlı olmak istiyorsanız, sevdiğiniz işi yapın; Başarının anahtarı, yaptığınız işi sevmenizde saklı.. RenaHr, kariyerine yön vermek isteyen idealist gençlere “Ücretsiz Kariyer Koçluğu ve Pratik Mesleki Mentorluk Projesi” ile umut vadeden bir sosyal sorumluluk projesi sunuyor. RenaHr ekibi moderatörlüğünde kar amacı gütmeden başlatılan bu sosyal sorumluluk projesi ile, kariyerlerine yeni adım atan veya yön vermek isteyen öğrenci ve yeni mezun gençler için koçluk, danışmanlık, mentorluk hizmetleri ücretsiz veriliyor. Hedefimiz eğitimli, bilgili, bilinçli ve mutlu bir toplum için birlik olmak.. İnsan Kaynakları alanında 15 yılı aşkın tecrübeye sahip olan Berna Gün, bir çok adayın aslında tecrübe eksikliği veya mulakatlarda kendilerini doğru ifade etmekte zorlanmaları gibi sebepler ile, çoğu zaman iş görüşmelerinde elendiklerini ve zaman içinde cesaretlerinin kırılabildiğini anlatıyor. Yine genç adayların Lise ve Üniversitelerde donanımlı eğitimler almalarına rağmen güçlü yanlarının dahi farkında olamadan iş hayatında atıldıklarını ve çoğu zaman iş görüşmelerinde yetkinliklerini göstermekte zor anlar yaşayabildiklerini belirtiyor. Benzer sebepler ile, öğrenci ve yeni mezun gençlerin meslek ve kariyer hayatına hazırlık yapmalarına destek olabilecekleri, farkındalık yaratacabilecekleri bir misyon ile yola çıktıklarını ekliyor. RenaHr’ın kurucusu Berna Gün, bu Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında; Yeteneklerine uygun kariyer planı ihtiyacı olan, iş görüşmelerine hazırlanmak isteyen, mesleğinde değişim isteyen, başarıyı hedeflerken doğru planlama yapmak isteyen ve benzer soru işaretleri olan adaylarına yol arkadaşı olurken ayrıca, firmalara daha bilinçli, kararlı adaylar yönlendirip, istihdamada olumlu yönde destek olabilmeyi hedeflediklerini anlatıyor. Ayrıca, proje kapsamında sponsor olan firmalar ve uzman/yöneticiler sayesinde, farkındalığı ve motivasyonu yüksek başarılı bir nesile öncülük etmenin mutluluğunu taşıyan, giderek büyüyen bir ekip ve aile olduklarını aktarıyor: İlim önce kendini tanımaktır, kendimize olan yolculukta farkındalık yaratalım.. ''Bir İnsan Kaynakları Danışmanlık şirketi olarak temel konumuz insan ve kariyer. Çoğumuz hayatımızın büyük bölümünü iş ortamlarında geçiriyoruz. Dolayısı ile meslek yaşantımızın doğru planlanması, kişinin mutlu bir yaşam sürdürmesini ve iş-özel hayat dengelerini de doğrudan etkiliyor. Bizlerde, RenaHr kariyer danışmanları ve koçlar olarak, öncelikle temel ihtiyaçları belirledik. Adayların bir öngörüye sahip olabilecekleri, vizyon yaratabilecekleri, profesyonel deneyimlerin ve tecrübelerin paylaşımları ile kişisel gelişimede katkı sağlayacak çalışmaları planladık.'' En uygun mesleği seçmenin ve işini severek yapmanın önemini vurgulayan Gün, aldığı İnsan Kaynakları ve koçluk eğitimlerinin yanı sıra metafizik/spiritüel öğretilerini de harmanlayarak, insanın özüne dokunan çalışmalar ve başarma arzusu ile herşeyin mümkün olabileceğini savunuyor. Gün, bir hayalin asla gözardı edilmemesi gerektiğini ve gönül verilen her işte başarının kaçınılmaz olduğunu da sözlerine ekliyor. RenaHr moderatörlüğünde başlatılan bu proje için Üniversiteler ile iş ortaklıkları devam ediyor. Üniversitelerin yanı sıra, toplumsal çalışmalara gönüllü destek veren kurumlar, Meslek Uzmanları, Kariyer Koçları ve Mentorların katkıları ile gençlerimize olan destek çığ gibi büyüyor. RenaHr ekibi olarak misyonlarını “İnsana ve Eşsizliğe verdikleri değer” ile tanımlayan Berna Gün, “Her insan eşsiz ve benzersizdir, önemli olan bu benzersizliklerinin farkına varmalarını sağlamak ve kariyer başlangıçlarında da bu bilinç ile bireysel seçimlerini doğru adreslemek, bir inşaatın temellerini sağlam atmak kadar önemli olacaktır.” şeklinde tanımlıyor. 

Gündem

SAP’den Genç Girişimcilere Projelerini Hayata Geçirme Fırsatı

 -- Bu bir basın bültenidir --  SAP’nin Ashoka Vakfı ile birlikte hayata geçirdiği Genç Sosyal Girişimciler için Destek Programı “Hızlan FarkYarat”ın başvuru tarihleri belli oldu. Bu yıl, ‘Projeni Kap Gel’ başlığıyla açılan programa genç girişimciler, 11 Nisan-1 Mayıs 2016 tarihleri arasında başvuru yapabilecek. SAP, global vizyonu çerçevesinde “Daha iyi bir dünya için topluma ve sosyal yaşama destek” ilkesiyle kurumsal sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirerek, girişimciliği geliştirmeyi hedefliyor ve teknolojinin gücüyle ihtiyacı olan gençlerin dijital alanda yetenek gelişimini destekleyen projeler yürütüyor. SAP Türkiye’nin Ashoka Vakfı ile birlikte yürüttüğü, 18-30 yaşları arasındaki gençlerin sosyal girişimcilik projelerini destekleyen “Hızlan FarkYarat” programının 2016 yılı başvuru tarihleri açıklandı. İlki geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen ve Askıda Ne Var, Yazılım Kulübü, Yaşayarak Öğrenme Merkezi (YAŞÖM), SineMASAL ve Güneşin Çocuklarına Yardım Kulübü projelerine destek veren programa, bu sene de tüm hızıyla devam ediyor ve girişimci gençlerin başvuruları, 11 Nisan-1 Mayıs tarihleri arasında kabul ediliyor. “Hızlan FarkYarat”a fikir aşamasını geçmiş projeleri ile kendi sosyal girişimlerinin kurucusu ya da yürütücüsü olan genç girişimciler başvurabilecek. Teknolojiyi temel araç olarak kullanan ya da kullanma potansiyeline sahip olan ve ülkemizdeki dezavantajlı gençlerin daha iyi eğitim almalarını, kariyer gelişimleri için gerekli donanıma sahip olmalarını, toplumla etkin bir bütünleşme sağlayabilmelerine yardımcı olmayı hedefleyen projeler değerlendirilecek. 12 ay sürecek “Hızlan FarkYarat” projesi, seçilen genç sosyal girişimcilere aylık eğitim bursu, Ashoka ve SAP Türkiye ekibi tarafından mentorluk, projelerin topluma sağladığı faydayı ölçmek ve geliştirmek üzere takip ve raporlamayı da içeren üç ana destek sunuyor. Bu sayede, genç sosyal girişimciler alanında uzmanlaşmış isimlerle düzenli olarak bir araya gelme ve projelerini geliştirmek için planlarını tartışma fırsatı bulabiliyor. Projeye dahil olmaya hak kazanan gençler, Türkiye’de 37, dünyada 3500 tam zamanlı sosyal girişimciyi destekleyen Ashoka’nın paydaşlarıyla beraber çalışabilecek ve isterlerse yeni fikirler için bu çevreyle işbirliği yapabilecek.

Gündem

ODTÜ’lü genç girişimcilerden Girişimcilik ve Mühendislik Zirvesi

 -- Bu bir basın bültenidir -- ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu bu yıl büyüyen ve gelişen etkinliğimiz girişimcileri bir araya getirmesinin yanı sıra mühendisleri de bir araya getirerek girişimcilikle mühendisliğin aslında bir bütün olduğunu öğrencilere yansıtmayı hedeflemektedir. Kapsamı genişletilen ''Girişimcilik ve Mühendislik Zirvesi'' etkinliğinin bu yıl 8.sini düzenleniyor. ODTÜ Genç Girişimciler Topluluğu, etkinlik hakkında şunları söylüyor: ‘’Bizler hayatın her alanında yapıcı ve yaratıcı çözümler üreten, fark yaratacak bir vizyona sahip her insanı girişimci olarak tanımlıyoruz. Bu yüzden vizyonumuz ODTÜ'lü öğrencilerin girişimcilik ruhunu canlandırmak ve girişimciliğin ülkemizin genç istihdam sorununu çözebilecek bir araç olduğu konusunda farkındalık yaratmaktır. Topluluk olarak kurulduğumuz tarihten bugüne girişimciliği destekleyen,insanları girişimci olma konusunda bilgilendiren ve bu yolda cesaretlendiren çeşitli etkinlikler düzenlemekteyiz. Girişimcilik ve Mühendislik Zirvesi öğrencileri girişimcilik alanında bilgilendirmeyi hedefleyen bir etkinliktir. Etkinliğimiz, her sene olduğu gibi bu yıl da 3 gün sürecektir. 20-21-22 Nisan tarihlerinde oturumlar halinde girişimcilik ve mühendislik üzerine söyleşiler, eğitimler ve çalıştaylardan oluşan etkinliğimizde alanında uzmanlaşmış 24 farklı konuşmacıyı sizlerle buluşturacağız.’’ Etkinlik Sertifikalıdır. Ankara’da neredeyse tüm üniversitelerde 18-19 Nisan tarihlerinde stantlar açılacaktır! ODTÜ'de stantlarımız 14-19 Nisan arası açılacaktır! Katılımcılar • Ümit BOYNER – KAGİDER Kurucusu & TÜSİAD Eski Başkanı • Hasan VATAN – Vatan Bilgisayar • EY • FİTİZ DİET • Soner CESUR – Arvato • Erol BİLECİK – İndex • SCORP • Onur DEMİRTAŞ – BKMexpress • ARÇELİK • Onur CANDAN – Visionteractive • Suat BAYSAN – Samsung • Emre ABAT – Sosyopix • TÜRK TELEKOM GRUBU • Oğuzhan CANIM – Askıda Ne Var? • ATO • Alp Artar – ScoreBeyond • İKİ SAATİN VAR • MICROSOFT • TEDxİSTANBUL • Esin İMER – Bla Bla Car • Tümay ASENA – Nokta • İlknur İlkyaz GÜL – ODTÜ Teknokent • Berk ATAN – Söyleşi (TALKERPRENEUR) Ayrıntılı bilgi için: zirve.odtuggt.org  

Gündem

IODA Türkiye 3. Genel Toplantısı Düzenlendi

 -- Bu bir basın bültenidir --  Türkiye’de organizasyonel gelişim alanındaki ihtiyaçları hissederek, İnsan Kaynakları profesyonelleri, akademisyenler, sosyal bilimciler ve alanın uzmanları için bilgi paylaşımı ve gelişim fırsatları sağlamak amacıyla kurulan IODA Türkiye’nin üyeleri, 3. Genel Toplantı’da bir araya geldiler. Farklı sektörlerden İK, gelişim profesyonelleri, kurucu üyeler ve komite direktörlerinin katılımıyla 23 Mart 2016 tarihinde, Titanic City Hotel Taksim’de düzenlenen toplantıda, Ekim 2015’te düzenlenen lansmandan bu yana gerçekleştirilen faaliyetlere ilişkin ayrıntıların anlatıldığı gecede; IODA Türkiye platformu içerisinde kurulan 5 ayrı komitenin de 2016 yılı içerisinde yapacakları işler ile ilgili yıllık çalışma planlarına ait detaylara yer verildi. Platformun Kurucu Başkanı Gözde Berber Özbalaban “2016 yılı süresince çalışmalarımızı gerçekleştirmeyi düşündüğümüz ‘Sürdürülebilir Değişim’ başlıklı temamız çerçevesinde hem daha çok bireye, hem de kurumsal oluşumlara ulaşabilmeyi” hedeflediklerini belirtti. İki ayda bir genel katılıma açık olarak düzenlenen toplantılarda katılımın giderek arttığını ifade eden Özbalaban, 3.sü düzenlenen genel katılıma açık toplantıya Türkiye’nin farklı şehirlerinden de katılımcıların geldiğini, yıl sonuna kadar yapılacak çalışmalarla IODA Türkiye’nin 50 global üyeye ulaşarak organizasyonel gelişim alanında fark yaratacak çalışmalara imza atmayı amaçladıklarını söyledi.

Gündem

En İddialı Pazarlamacılar Just Marketing'de Yarışıyor!

-- Bu bir basın bültenidir --   ODTÜ İşletme Topluluğu tarafından bu sene dokuzuncusu düzenlenecek olan Just Marketing pazarlama yarışması bu yıl 16-17 Nisan tarihlerinde yapılacak. Üniversite öğrencilerinin pazarlama konusundaki yeteneklerini en üst düzeye çıkarmayı ve öğrencilerle profesyonelleri buluşturmayı hedefleyen bu yarışmanın bu seneki platin sponsoru: Lay’s. Yarı finalde 20; finalde ise 10 takımın yarışacağı, Türkiye’deki her üniversiteden pazarlama konusunda bilgili ve yaratıcı gençleri bir araya getirmeyi hedefleyen Just Marketing’de 1’inci olan takıma Sabancı Üniversitesi’nde %100 burslu MBA, 2’inci takıma beş yıldızlı otelde üç günlük tatil, 3’üncü olan takıma ise festival bileti, ve katılan herkese sürpriz hediyeler verilecek. Just Marketing’e katılmak için 3 kişilik takımınızı kurarak, yarışmanın internet sitesi www.just-marketing.net üzerinden başvuru yapabilirsiniz. Son başvuru tarihi: 6 Nisan!