Yeni çalışma düzeninde ‘güven’i ne yapacaksınız?

Şu anda iş hayatındaki en kritik soru; çalışma düzeninde ne olacak? Uzaktan çalışma ve çalışma esnekliğinin yalnızca pandeminin geçici bir sonucu olmadığını ve tamamen hayatımızda kalacağını biliyoruz. Şunu da biliyoruz ki bu süreçte şahsen yönetmeye alışmış birçok yönetici, sanal ortamda yeni yönetim uygulamalarını sürdürmek zorunda kalacak.

Fiziksel olarak görebildiğiniz ve somut bir şekilde uzanıp el sıkışabildiğiniz birine -ya da bir şeye- güvenmek nispeten daha kolaydır. The Workforce Institute tarafından 11 ülkede yaklaşık 4.000 çalışan ve yönetici arasında yapılan araştırma, yöneticilerin ve çalışanların yüzde 55'inin insanlara sanal ortamdan çok fiziksel bir ortamda güvendiğini ortaya koyuyor. 

Kişiden kişiye etkileşim bir güven direğidir. Biz insanlar, görsel hafızaya, ses ritmine, göz temasına, tavırlara ve genel olarak beden diline dayanarak tepki vermeye şartlanmışızdır. Aslında, çoğu zaman bu şeyler bulaşıcıdır ve içinde bulunduğumuz ortamın enerjisi üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. İster işte ister başka bir yerde olsun, bir odaya girdiklerinde enerji kıvılcımları saçan insanları düşünebilirsiniz. Tersine, bir odaya girdiklerinde negatif enerji yayma eğiliminde olan insanları da…

Sanal buluşmalar, iş ve iş dışındaki yaşamın temel unsurlarından biri haline geldi ancak sanal olan hiçbir şey, insanlarla bir arada olmak yani karşılıklı gülüşmek, dertleşmek, kahve içmek, etkileşimde bulunmakla karşılaştırılamaz. Bunu toplantı salonlarında, ortak alanlarda, kafelerde ve insanların toplandığı diğer yerlerde yapardık. O günleri özlüyor musunuz? Evet, hepimiz özlüyoruz.  

Şirketler, kapsamlı değişikliklere uyum sağlamak, bir güven kültürü yaratmak ve sürdürmek için yöneticilerin ve çalışanların zihinlerinde ve eylemlerinde hangi davranışları ve beklentileri değiştirmelidir? Birbirimizi her zaman göremediğimiz bir güven ortamını nasıl geliştirebiliriz?

Bu soruların yanıtlarının kolay olmadığını ve tüm işyerlerine uygun tek bir yanıt olmadığını biliyoruz. Bence bu, şirketiniz için ‘insana güven’in ne anlama geldiği konusunda net olmakla başlar. Sizin şirketinizde insana güven, çalışanların her gün sabah 9'dan akşam 5'e kadar çalışması anlamına mı geliyor? Bir proje teslim tarihi verildiğinde, bu teslim tarihine uyarak kaliteli bir iş çıktısı anlamına mı geliyor? Ya da çalışanların kendilerini tükenmiş hissettiklerinde veya sadece bir molaya ihtiyaç duyduklarında izin almaktan çekinmemeleri anlamına mı geliyor? İster sanal ister fiziksel ortamda olsun, bu soruların yanıtları net değilse, güven zaten sizin kurumunuza hiç uğramamış demektir. 
 

İyi okumalar, 

 

Gülcan Çağlar Çalışkan
Genel Yayın Yönetmeni 

 

DERGİ

HRdergi Mart sayısı çıktı!

SATIN AL Mart 2024