Seni Özlüyorum Ali Usta...

Fazla et yememeye çalışıyoruz. Tamamen hayatımızdan çıkarmak da o kadar basit değil. Ortalama bir yol tutturduk. Bazen birkaç haftada bir kendimize “et gecesi” ilan ediyoruz. Böylesi daha bile zevkli oluyor. Bu “nefse” yönelik gecelerde eskiden gittiğimiz et lokantaları vardı. Açıkçası düz kebapçılardan hiçbir zaman haz etmemişimdir. Onları fazla “fast food” buluyorum. 90’lardan sonra bir hazine keşfettim: Gaziantep mutfağı. Ne yazık ki, bugün hala birçok kişi tarafından çok kıt bir bakış açısıyla, o da bir kebap çeşitlemesi olarak anılır. Evet, kebap bu mutfakta çok önemli bir yer tutabilir ama diğerlerinden Güney Doğu ya da Adana’nın kebap kültüründen farklıdır. Deyimimden korkmayın ama ben buna “ölümüne lezzet” diyorum. O tadı yaşarken asla işin sağlık yönünü düşünmeyeceksiniz. Hatırlıyorum, Gaziantep’te Çarşı içinde bir lokantanın camında “çorbalarımız tereyağından yapılmıştır” diye yazıyordu. Dikkat edin, vazgeçtim tencere yemeklerinden, baklavadan, çorba bile bu damak tadı kuralının dışında kalamıyor. Hem de en mütevazi yerde bile!

DERGİ

HRdergi Nisan sayısı çıktı! İyi okumalar

SATIN AL Nisan 2024