“Zihniyet ve çalışma modeli dönüşümü, bizi Türkiye’nin en iyi işverenlerinden biri yapan önemli unsurlardan biri”

Favorilere Ekle

Roche Diagnostik Türkiye’nin üç yıl üst üste En İyi İşveren sertifikasına layık görülmesinin ardındaki hikayeyi, şirketin içinde bulunduğu dönüşüm sürecini ve bu sürecin kazanımlarını Roche Diagnostik Türkiye İnsan ve Kültür Lideri Duygu Karakaş anlatıyor.

Şirketimizde herkes için en iyi çalışma koşullarını yaratmanın, ekiplerimizin daha verimli çalışmalarına doğrudan katkı sağladığına inanıyor ve stratejimizin odak noktalarından biri olan “İnsana Değer” anlayışımız ile Roche olarak 125 yıldır tüm faaliyetlerimizin odağına insanı koyuyoruz. Bizler için, Top Employers Enstitüsü tarafından üst üste üçüncü kez “En İyi İşveren” sertifikasına layık görülmek, hedeflerimize ilerlerken doğru yolda olduğumuzun önemli bir göstergesi. Roche Diagnostik Türkiye olarak, çalışanlarımızın potansiyellerinin maksimumunu ortaya koyabildikleri en iyi çalışma ortamını sunmak adına, insan ve kültür uygulamalarımızı sürekli geliştirmeye devam edeceğiz. Esnek çalışma ortamı, evden çalışma uygulaması, çeşitlilik ve kapsayıcılığa verdiğimiz önem, kısa ve uzun süreli yurtdışı ve rotasyon fırsatlarımız, sürekli gelişim programları, çevik, esnek ve işbirliğine dayalı kültürümüz ile böyle bir ödülü kazanmış olmaktan mutluluk duyuyoruz.

İnsana Değer anlayışımız dönüşüm yolculuğumuzun önemli bir parçası

Bizi üst üste üçüncü kez “En İyi İşveren” sertifikası ile buluşturan “İnsana Değer” anlayışımız, dönüşüm yolculuğumuzun da önemli bir parçası. Dünyada yaşanan değişimler ve içinde bulunduğumuz pandemi süreci sağlık alanında da radikal bir dönüşümü tetikledi. Bu nedenle yeni çalışma modellerini deneyimlemek ve sürekli gelişim göstermek, sağlık sektörü için de kaçınılmaz oldu. Roche Diagnostik Türkiye olarak daha fazla hasta için daha hızlı ve daha iyi sonuçlara ulaşma hedefiyle çalışma yöntemlerimizi geliştiriyoruz. Bu doğrultuda Çevik Yönetim (Agile) pratiklerini uygulamaya başladık.

Çevik dönüşüm süreci ile hem çalışma modelimizdeki dönüşümü hem de kültür ve zihniyet dönüşümünü hedefledik. Şirket kültürünün bütünsel olarak gelişiminin tüm çalışanlarımızın bireysel dönüşümü ile mümkün olacağına inanıyoruz. Bunun için hiyerarşiyi azaltan, işbirliğini ve çalışma özerkliğini yükselten bir ortam sunmaya, kaynaklarımızı verimli kullanmaya odaklanıyoruz.

Roche Diagnostik Türkiye olarak 2019’dan beri Çevik dönüşüm yolculuğuyla çalışma kültürümüzü yeniden yapılandırırken, 2021 yılında da kültürel dönüşüm sürecimizi hızlandırdık. Hastalık alanları ve dijital çözümlerimiz üzerine çalışan 5 ekip kurduk. Roche’un ana çalışma alanlarından farklı fonksiyonlardan uzmanlığı olan kişilerin bir araya geldiği bu ekipler sayesinde hastaları odağımıza alarak, onların ihtiyaçlarına göre daha hızlı karar alabiliyor ve çözümler geliştirebiliyoruz. Bu modelin en önemli katkılarından biri de otonominin artması oldu. Model içerisinde yenilikçi bir yapı olarak “Design Thinking” takımı kurduk. Tasarım odaklı düşünen ve empati kurarak hastaların ve sektörün ihtiyaçlarını en doğru şekilde anlayarak paydaşlarla çözüm geliştirmeyi amaçlayan bu takım, şirket içerisinde diğer tüm takımlara destek veriyor. Kültür ve gelişim gibi kilit disiplinlerde sürdürdüğümüz dönüşüm yolculuğumuzda, çalışanlarımızın sürekli gelişimi adına en iyi çalışma koşullarını sağlamayı amaçladık.

Kültürel değişimler hiç şüphesiz başta bireyin değişimiyle başlıyor. Bu bakış açısıyla çalışanlarımıza yeni çalışma modelimizi ve bu yeni zihniyeti en iyi şekilde aktarabilmek adına 15’er kişilik gruplar halinde yıl boyunca 1 tam günlük eğitimler verdik. Kültürel değişimle beraber liderlik becerilerinin gelişmesi adına şirket içerisinde bir liderlik programı da başlattık. VACC (Visionary, Architect, Coach, Catalyst) adını verdiğimiz 4 farklı lider tanımının tek bir çatı altında ele alındığı programla dönüşümümüzde liderlik anlayışının da değişmesi adına toplamda 95 saat süren eğitimler ve çalışmalar gerçekleştirdik. Roche liderlerinin rolünü VACC yani vizyonerlik, mimarlık, koçluk, katalizör olma olarak tanımladık ve yeni liderlik anlayışımızı bu program ile ekiplerimize aktardık. Liderlik Ekibi üyele- rimiz çevik çalışma modelimiz ve kültürel dönüşüm üzerine kendilerini geliştirirken bir yandan da Agile Talks adını verdiğimiz sohbet saatlerinde bir araya gelerek bilgi paylaşımını artırıyoruz.

Tüm bu zihniyet ve çalışma modeli dönüşümü, çalışanlarımıza en iyi çalışma ortamını sunmamızı sağlıyor. Bu da bizi Türkiye’nin en iyi işverenlerinden biri yapan önemli unsurlardan biri.