İK fonksiyonu için yararlı veriler, şirketin gelecek yatırımlarına yön veriyor

Favorilere Ekle

Osman Özdemir - TürkTraktör İK Direktörü


İnsan Kaynakları analitik çalışmaları sayesinde, İnsan Kaynakları gibi beşeri bir alanda dahi, artık gerçekleşme oranı yüksek tahminlerle pro-aktif yaklaşımlar geliştirebiliyoruz. Şirketimizde şu an öngörü sağlamak adına aktif olarak kullandığımız 3 ayrı tahmin modelimiz mevcut. Gelin bunlara birlikte bakalım.

Günümüzün iş dünyası, 21’inci yüzyılın her alanda bize sunduğu ve geleceği şekillendirecek büyük verinin kullanımıyla bütün fonksiyonlarında çok hızlı bir değişim süreci geçiriyor. Gelecekte şirketleri bekleyen durumlarla ilgili öngörülere sahip olabilmek, riskleri ile fırsatları fark edebilmek ve uygun stratejileri geliştirebilmek adına verinin doğru kullanımı önemli bir değer taşıyor.

Biz İK profesyonelleri için de şüphesiz, sürdürülebilir ve yükselen bir başarı grafiği yakalamak isteyen her kurumun stratejik konularının merkezinde yer alan insan kaynağına dair sahip olduğumuz veriyi doğru okumak bu noktada kıymetli bir araç haline geliyor. Tıpkı, müşteri iç görülerinin ya da finansal tabloların analizi gibi, İK fonksiyonu için yararlı olan verilerin de analiz edilmesi bir şirketin gelecek yatırımlarına yön vermesinde temel teşkil ediyor.

Gerçekleşme oranı yüksek tahminlerle pro-aktif yaklaşımlar...

Bugün artık çalışan performansı ile deneyimini geliştirmek ve iş sonuçlarını en üst düzeye çıkarmak için kullanılan İnsan Kaynakları analitiği sayesinde başarılı şirketleri diğerlerinden ayıran en önemli faktörler arasında sayabileceğimiz çalışanların ortak bir amaç etrafında toplanabilmesi, motive edilebilmesi, kurum kültürü ve iş hedeflerine en uygun iş yapma biçimlerinin benimsenmesi gibi konularda önemli kazanımlar sağlıyoruz. İnsan Kaynakları analitik çalışmaları sayesinde, İnsan Kaynakları gibi beşeri bir alanda dahi, artık gerçekleşme oranı yüksek tahminlerle pro-aktif yaklaşımlar geliştirebiliyoruz.

Geleceğe yönelik bu tahminlerimizle, gerek işe alım süreçlerinde doğru pozisyona doğru çalışan konumlandırmasını yapabiliyor gerekse de şirket içerisinde çalışan-işveren iletişimini güçlendirerek çalışan beklentilerini daha iyi anlıyor ve bunlara daha hızlı cevap verebiliyoruz. Böylece hem verimlilik sağlıyor hem de çalışan bağlılığını artırıyoruz. Dijital dönüşümün de hayatımıza girmesiyle birlikte aksiyonlarımızı çevik uygulamalarla pekiştiriyor ve hızlı planlamalar yapabiliyoruz.

3 ayrı tahmin modeli

Şirketimizde şu an öngörü sağlamak adına aktif olarak kullandığımız 3 ayrı tahmin modelimiz mevcut. Bunlardan ilki ‘başarılı çalışanlar’ modelimiz. Bu model ile hangi özelliklerdeki çalışanlarımızın organizasyonumuzda daha başarılı olduğunu ortaya koyuyor ve bu paralelde işe alım ve yetenek yönetimi süreçlerimizde stratejilerimize yön veriyoruz. Bu modelde kullanılan analizler çalışanlarımızın demografik verilerini, organizasyonel değişikliklerini, performans verilerini, yetenek yönetimi çıktılarını ve benzer verilerini değerlendirerek başarılı çalışanlarımızın ortak özelliklerini ortaya çıkarıyor.

Çalışanlarımızın kişisel ve demografik özelliklerini, eğilimlerini, organizasyonel gelişimlerini, performanslarını ve daha birçok verisini kullanarak yaptığımız ‘işten ayrılma’ tahmin modelimiz ise %86 başarı oranı ile tahminleme yaparak çalışan bağlılığı ve yetenek yönetimi süreçlerimizde bize etkin öngörüler sunuyor.

Son olarak çalışanlarımızın iş gücü kaybına yönelik kullandığımız modelimizi de organizasyonun verimlilik çalışmalarımıza yön vermek adına değerlendiriyoruz.

İnsan gücüne dair veriler her an değişiyor

İK analitik çalışmalarımızın sürdürülebilir olabilmesinin temelinde dinamik datayı alabileceğimiz veri ile raporlama alt yapısını kurabilmemiz ve modellerimize entegre edebilmemiz yatıyor. Günümüz çevik iş dünyasında, artık insan gücüne dair veriler de her an değişiyor ve bugün yaptığımız tahminler birkaç gün sonra bambaşka bir sonuç çıkarabiliyor. Bu çevikliğe ayak uydurabilmek için tahmin yapacağımız modeli besleyecek dinamik raporlama alt yapıları kurmamız oldukça önemli hale geliyor.

Aynı zamanda çalışanlarımızdan veri aldığımız alanlar da sürekli gelişiyor.

İK analitik çalışmalarının başarısı için bu alanların hepsinin ortak sistemlerde tutulması büyük önem taşıyor.

Bunun için hayatımıza yeni girebilecek her envanterde, kullanacağımız her yeni sistemde, takip edeceğimiz yeni verilerde her zaman önceliğimiz, bunların ana sistemimizle entegrasyonunun sağlanabilir olması oluyor. Kurduğumuz öngörüsel modellerin, pro- aktif yaklaşımların doğruluğunu sağlamaya devam etmek için, sürdürülebilir alt yapılara önem veriyoruz.

Dijitalleşmeyi tüm İK alanlarında içselleştiriyor, hizmet aldığımız iş ortaklarımızın ve tüm çalışma arkadaşlarımızın bu yaklaşımları benimsemesini ve geliştirmesini önemseyerek bunları sağlamaya yönelik çalışmalar yapıyoruz.