Garanti BBVA’da Yeteneği Parlatan Kültür, Geleceği Şekillendiriyor…

Bir kurumun geleceğe hazırlanması, yalnızca yeni teknolojileri takip etmesiyle değil; insanın potansiyelini değişen dünyanın ihtiyaçlarıyla buluşturabilmesiyle mümkün. 80 yıllık köklü geçmişini geleceğin çalışma hayatına taşıyan Garanti BBVA, yeteneği yalnızca bulmak değil; görmek, geliştirmek ve ortak başarıya dönüştürmek olarak ele alıyor. “Yeteneklerin Parladığı Yerdesin” söylemi bu yaklaşımı, “Birlikte Yaparız” kültürü ise bireysel potansiyeli ortak güce dönüştüren zemini ifade ediyor.
Garanti BBVA Yetenek ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Ebru Taşcı Firuzbay ile genç yeteneklerin değişen beklentilerinden yapay zekânın çalışan deneyimine, kapsayıcı kültürden geleceğin yetkinliklerine uzanan bu yolculuğu konuştuk. Çünkü geleceğin çalışma hayatında fark yaratacak olan, teknolojinin hızından çok insanın bu değişimin içinde ne kadar güçlü gelişebildiği olacak.
Garanti BBVA'nın işveren markası "Yeteneklerin Parladığı Yerdesin" söylemi üzerine inşa ediliyor. Bu yaklaşım, kurum kültürünüzü ve çalışan deneyimini şekillendiren temel anlayışı nasıl yansıtıyor? "Birlikte Yaparız" kültürü bu yolculukta nasıl bir rol üstleniyor?
“Yeteneklerin Parladığı Yerdesin” bizim için işveren markası mottomuzun ötesinde, çalışanlarımıza sunduğumuz deneyimi çok iyi yansıtan bir söylem. Çünkü Garanti BBVA’da her çalışma arkadaşımızı bir yetenek olarak görüyor ve her yeteneğin doğru ortamı bulduğunda parlayacağına inanıyoruz.
“Yeteneklerin Parladığı Yer” diyoruz; çünkü burada yetenekler görünür, gelişir ve değer görür. İnsanların potansiyellerini ortaya koyabildikleri, fikirlerini özgürce paylaşabildikleri, yeni deneyimlerle kendilerini geliştirebildikleri ve yarattıkları katkının karşılığını görebildikleri bir çalışma ortamı oluşturmayı önemsiyoruz.
Bu nedenle çalışan deneyimini de kişinin kuruma katıldığı ilk andan itibaren başlayan, kariyeri boyunca gelişen bütünsel bir yolculuk olarak ele alıyoruz. Öğrenme ve gelişim olanaklarından kariyer ve mobilite fırsatlarına, kişiselleştirilmiş deneyimlerden çalışanlarımızı düzenli olarak dinlediğimiz yapılara kadar pek çok uygulamayı bu anlayışla tasarlıyoruz. Her çalışma arkadaşımızın kendi potansiyelini keşfetmesini, gelişiminin sorumluluğunu almasını ve kendine özgü katkısıyla fark yaratmasını destekliyoruz.
“Birlikte Yaparız” kültürümüz ise bütün bu yolculuğun temelini oluşturuyor. Bireysel yeteneklerin parlamasını desteklerken, bu yeteneklerin birbirini beslediği ve birlikte daha büyük bir etki yarattığı bir kültür oluşturmayı önemsiyoruz. Ortak bir amaç etrafında buluşan, birbirinden öğrenen, farklılıklarıyla zenginleşen ve birbirinin başarısını destekleyen ekiplerin sürdürülebilir başarıyı yarattığına inanıyoruz. Dolayısıyla “Yeteneklerin Parladığı Yerdesin” çalışanımıza sunduğumuz deneyim vaadini; “Birlikte Yaparız” ise bu vaadi her gün nasıl hayata geçirdiğimizi anlatıyor. Bireysel potansiyelin takımın gücüyle çoğaldığı bir kültür inşa ediyoruz.
Z kuşağının beklentileri, kariyer tanımı ve iş yaşamından beklentileri hızla değişiyor. Garanti BBVA, genç yeteneklerin dikkatini çekmek ve onları uzun vadeli bir kariyer yolculuğuna dahil etmek için hangi alanlara yatırım yapıyor?
Halihazırda çalışanlarımızın %26’sı Z kuşağından. Dolayısıyla geleceğin çalışma kültürünü bugünden yeni nesil yeteneklerle birlikte tasarlama imkânına sahibiz. Burada önemli olan onların görüşlerine ve beklentilerine hâkim olmak, geleceğin liderleri olarak ihtiyaç duydukları yetkinlikleri bugünden kazanmalarına imkân sunmak. Görüyoruz ki bugün gençler için kariyer; öğrenebildikleri, kendilerini ifade edebildikleri, farklı deneyimler kazanabildikleri ve yarattıkları etkiyi görebildikleri çok daha kişisel bir yolculuk. Biz de genç yeteneklerle ilişkimizi mümkün olduğunca erken dönemde kurmaya ve kariyerlerinin farklı aşamalarında sürdürmeye önem veriyoruz.
Bu nedenle gençleri dinlediğimiz, onların dünyasına temas ettiğimiz ve birlikte ürettiğimiz farklı kanallar oluşturuyoruz. Yıl içerisinde üniversite kampüslerinde 150’nin üzerinde etkinlikte 100 binin üzerinde genç yetenekle temas kurduk. 56 farklı üniversiteye ulaşarak bu çalışmalarımızı kapsayıcılık ve fırsat eşitliği yaklaşımıyla yaygınlaştırdık. Kampüs Elçilerimiz üniversitelerde gençlerle aramızda güçlü bir bağ kurarken, Fikrinle Parla fikir yarışmalarımızla gençlerin bakış açılarını, yaratıcılıklarını ve çözüm önerilerini görünür kılabilecekleri alanlar açıyoruz. Gençlerin bizimle yalnızca bir kariyer fırsatı üzerinden temas etmelerini değil; fikirleriyle katkı sunabilecekleri, kendilerini gösterebilecekleri ve bizi yakından tanıyabilecekleri bir deneyim yaşamalarını önemsiyoruz.
Talent Camp staj programımızla öğrencilerin bankacılığın farklı alanlarını deneyimlemelerine imkân sunuyoruz. Üniversite son sınıf öğrencileri ve yeni mezunları ise Talent Week ile Management Trainee olarak aramıza dahil ediyor, kariyerlerine güçlü bir başlangıç yapmalarını destekliyoruz. Talent Week sürecinde tanıştığımız ve potansiyeliyle öne çıkan, ancak o dönem için aramıza dahil edemediğimiz gençlerle de bağımızı koparmıyoruz. Talent Week Diamond programıyla bu genç yetenekleri eğitim ve zengin gelişim olanaklarıyla buluşturarak gelişimlerini desteklemeyi ve Garanti BBVA ile ilişkilerini sürdürmeyi amaçlıyoruz.
İş dünyasında “okul olma” yaklaşımımızı gençlerin gelişimine yönelik farklı programlarla da hayata geçiriyoruz. Yeni Nesil Kariyer Okulu bunun güzel örneklerinden biri. Teknoloji, kariyer gelişimi, finansal okuryazarlık, inovasyon ve girişimcilik gibi farklı alanlarda sunduğumuz eğitimlerle gençlerin geleceğin iş yaşamına hazırlanmasına destek oluyoruz. Programa kısa sürede binlerce gencin başvurması, öğrenme ve gelişim fırsatlarına duydukları güçlü ilgiyi de bize gösterdi.
Kariyerime İlk Adım programımızla da Türkiye’nin farklı şehirlerindeki üniversite son sınıf öğrencileri ve yeni mezunların iş hayatına geçişini kolaylaştırmayı; etkili iletişimden teknoloji okuryazarlığına, yapay zekâ yetkinliğinden merak ve yaşam boyu öğrenmeye kadar gelecekte ihtiyaç duyacakları yetkinlikleri güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Programı online tasarlayarak nitelikli gelişim fırsatlarına erişimi yaygınlaştırmayı ve fırsat eşitliğini desteklemeyi özellikle önemsiyoruz.
Tüm bunların temelinde genç yeteneklerle uzun soluklu bir bağ kurma yaklaşımımız var. Onları dinlemek, fikirlerine alan açmak ve kariyerlerinin farklı aşamalarında gelişimlerini desteklemek istiyoruz. Çünkü gençlerin kendilerini gösterebildikleri, öğrenebildikleri ve katkılarının karşılığını görebildikleri bir ortamda potansiyellerini çok daha güçlü biçimde ortaya koyduklarına inanıyoruz.
İşveren markamızdaki “Yeteneklerin Parladığı Yerdesin” söyleminin en güçlü yansımalarından biri de bu: Gençlerin daha kariyerlerinin başında potansiyellerini keşfedebilecekleri, geliştirebilecekleri ve geleceğe taşıyabilecekleri bir deneyim yaratmak.
Yapay zekâ çağında İnsan Kaynakları ve çalışan deneyimi nasıl evrilecek?
Yapay zekânın İnsan Kaynakları dünyasında çok güçlü bir dönüşüm yaratacağına inanıyorum. Biz bu dönüşüme teknoloji perspektifinin yanı sıra insan ve kültür perspektifinden de bakıyoruz. Çünkü yapay zekânın gerçek değeri, insanların yetkinliklerini güçlendirdiği, işlerini kolaylaştırdığı ve daha fazla değer yaratmalarına alan açtığı noktada ortaya çıkıyor.
Çalışma arkadaşlarımızın yapay zekâ okuryazarlığını geliştirirken, yeni teknolojileri günlük işlerine dahil edebilecekleri ve bu teknolojilerle yeni değer yaratabilecekleri bir kültür oluşturuyoruz. Aynı zamanda liderlik yaklaşımımızı empati, takım olma ve dönüşüme liderlik etme odağında geliştiriyoruz.
Aslında geleceğe hazırlanmak bizim için tek bir proje ya da teknoloji yatırımı anlamına gelmiyor. Organizasyonu, yetkinlikleri, liderliği, kültürü ve çalışan deneyimini birlikte dönüştüren sürekli bir yolculuktan söz ediyoruz.
Önümüzdeki dönemde İnsan Kaynakları liderlerinin fark yaratacağı alan, teknolojinin sunduğu imkânlarla insanın potansiyelini buluşturmak ve insanların değişime uyum sağlamasının ötesinde, değişimin içinde gelişebilecekleri bir organizasyon yaratmak olacak.
Bunun en önemli etkilerinden birini kişiselleştirilmiş çalışan deneyiminde göreceğiz. Bugün çalışanlarımızın beklentileri, kariyer hedefleri, gelişim ihtiyaçları ve çalışma biçimleri birbirinden farklı. Yapay zekâ sayesinde bu ihtiyaçları çok daha iyi anlayabildiğimiz; kişiye uygun gelişim içerikleri, kariyer fırsatları ve deneyimler sunabildiğimiz bir yapıya doğru ilerliyoruz. Çalışanın ihtiyaç duyduğu bilgiye ve fırsata doğru zamanda ulaşması da bu deneyimin önemli bir parçası olacak.
İkinci önemli dönüşüm alanı kariyer ve yetkinlik yönetimi. Yetkinliklerin çok hızlı değiştiği bir dönemdeyiz. Biz de yapay zekâdan sürdürülebilirliğe uzanan yaklaşık 300 yeni teknik yetkinliği kariyer ve gelişim süreçlerimize entegre ediyoruz. Yapay zekânın desteğiyle çalışanlarımızın mevcut yetkinliklerini, ilgi alanlarını ve gelişim fırsatlarını daha iyi eşleştirebildiğimiz; kariyer hareketliliğini daha kişisel ve dinamik şekilde destekleyebildiğimiz bir yapı oluşturuyoruz.
Elbette bunun bir diğer boyutu da çalışma arkadaşlarımızı bu yeni dünyaya hazırlamak. Yapay Zekâ Akademisi ile teknoloji ve yapay zekâ okuryazarlığını artırmayı, çalışanlarımızın bu dönüşümün aktif bir parçası olmalarını desteklemeyi hedefliyoruz. BBVA’nın OpenAI iş birliği kapsamında sunduğumuz ChatGPT Enterprise lisanslarıyla da çalışma arkadaşlarımızın yapay zekâyı günlük iş akışlarında deneyimlemelerine ve yeni değer üretme alanlarını keşfetmelerine imkân sağlıyoruz.
Yetenek ve Kültür fonksiyonu açısından baktığımızda ise veri ve yapay zekâ, organizasyonu daha iyi anlamamızı ve çalışanlarımızı daha yakından dinlememizi sağlayacak önemli imkânlar sunuyor. Önümüzdeki dönemde Yetenek ve Kültür alanındaki rolün; veriyi, teknolojiyi ve insan davranışını birlikte okuyabilen, organizasyonun gelecekte ihtiyaç duyacağı yetkinlikleri öngören ve bu dönüşüme liderlik eden stratejik bir yapıya doğru daha da güçleneceğini düşünüyorum.
Yapay zekâyı insanın potansiyelini büyüten bir güç olarak görüyoruz. Teknolojinin sağladığı hız ve içgörüyü; insanın merakı, yaratıcılığı, empatisi ve muhakemesiyle bir araya getirdiğimizde çok daha güçlü bir çalışan deneyimi yaratabileceğimize inanıyoruz. Geleceğin çalışma hayatını da bu insan ve yapay zekâ iş birliğinin şekillendireceğini düşünüyorum.
Empati, kapsayıcılık ve birlikte başarmak... Kurum kültürünüzün temelinde bu üç kavramı yoğun şekilde görüyoruz. Peki, sizce bunların gerçekten kurum kültürüne yerleştiğini gösteren en güçlü göstergeler nelerdir, nasıl ölçümlüyorsunuz?
Bence bu kavramların kurum kültürüne gerçekten yerleşip yerleşmediğini anlamanın en güçlü yolu, günlük hayatta nasıl davranışlara dönüştüğüne bakmak. Çalışanlar fikirlerini rahatlıkla ifade edebiliyor mu, farklı bakış açılarına alan açılıyor mu, liderler ekiplerini gerçekten dinliyor mu, insanlar birbirinden öğreniyor ve başarıyı birlikte sahipleniyor mu? Kültürün gerçek karşılığını bu deneyimlerde görüyoruz.
Biz Garanti BBVA’da empatiyi kültürel dönüşümümüzün önemli unsurlarından biri olarak ele alıyor ve aynı zamanda bir yetkinlik olarak tanımlıyoruz. Empati bizim için karşımızdakini dinlemek, ihtiyaçlarını anlamak ve bu anlayışı davranışlarımıza, kararlarımıza ve iş yapış biçimimize yansıtmak anlamına geliyor. Bu nedenle eğitimlerden liderlik programlarına, çalışan ve müşteri deneyimine kadar farklı süreçlerde empatiyi sistematik olarak sürece dahil ediyoruz.
Kapsayıcılığın en güçlü göstergelerinden biri ise herkesin kendisini olduğu gibi ifade edebildiği, fırsatlara erişebildiği ve katkısının değer gördüğünü hissettiği bir çalışma ortamı yaratabilmek. Farklılıkların temsil edilmesinin yanı sıra, bu farklı bakış açılarının karar süreçlerine ve birlikte ürettiğimiz değere yansımasını önemsiyoruz.
Bu yaklaşımı kurum sınırlarının ötesine taşıyarak toplumsal katkıya dönüştürmek de bizim için kültürümüzün önemli bir yansıması. Kadınların çalışma hayatına dönüşünü destekleyen çalışmalarımızdan genç kızlara sunduğumuz mentorluk fırsatlarına, Kariyerime İlk Adım ile gençlerin iş hayatına hazırlanmasına kadar farklı alanlarda bilgi ve deneyimimizi toplumla paylaşmaya önem veriyoruz. Yaptıklarımızı paylaştıkça çoğalan, daha fazla insanın gelişimine alan açan bir etki yaratmayı hedefliyoruz.
“Birlikte başarmak” da bizim kültürümüzde çok güçlü bir yere sahip. “Birlikte Yaparız” derken ortak bir amaç etrafında buluşan, birbirinden öğrenen, birbirini destekleyen ve başarıyı paylaşan bir takım kültürünü ifade ediyoruz. Buradaki en önemli göstergelerden biri bireysel potansiyelin takımın gücüyle çoğalması ve insanların birbirlerinin başarısına katkı sunması.
Elbette kültürü yalnızca gözlemlemiyor, düzenli olarak dinliyor ve ölçüyoruz. Çalışan anketleri ve farklı dinleme mekanizmalarıyla bağlılık, güven ve çalışan deneyimini takip ediyor; aldığımız geri bildirimleri aksiyonlara dönüştürüyoruz. İç mobilite, gelişim fırsatlarına katılım ve çalışanlarımızın kendilerini ifade edebildikleri kanallar da organizasyonun kültürel sağlığı konusunda bize önemli içgörüler sağlıyor.
Bunun yanında, yarattığımız kültürün kurum dışındaki profesyoneller tarafından nasıl değerlendirildiğini de önemli bir gösterge olarak görüyoruz. Çalışmalarımızın yerel ve global platformlarda karşılık bulması, farklı alanlardaki uygulamalarımızın bağımsız profesyoneller tarafından değerlendirilmesi bizim için kıymetli. Bu yıl 24’ün üzerinde ödüle layık görülmemizi de çalışan deneyiminden işveren markasına, kültürden yetenek uygulamalarına kadar yarattığımız etkinin dışarıdan görüldüğünü gösteren güçlü göstergelerden biri olarak değerlendiriyoruz.
Garanti BBVA olarak, insanların kendilerini güvende ve değerli hissettikleri, seslerinin duyulduğunu gördükleri ve ortak başarıda kendi katkılarının izini bulabildikleri; aynı zamanda yarattığımız etkinin kurumun sınırlarının ötesine taşındığı bir ortam oluşturabilmek bizim için her zaman çok önemli oldu. Empati, kapsayıcılık ve birlikte başarma kültürü de böylelikle hem günlük iş yapış biçimimizin hem de toplumla kurduğumuz ilişkinin doğal bir parçasına dönüşüyor.
Bu yıl aynı zamanda 80. yılımızı kutluyoruz.
80 yıldır değişen dünyaya, çalışma hayatına ve farklı kuşakların beklentilerine uyum sağlarken insanı odağında tutan bir kültürü sürdürebilmek de bir o kadar kıymetli bizim için. Kültürü hem geçmişten bugüne kadar gelen değerleri koruyan hem de bu değerleri yeni ihtiyaçlarla birlikte sürekli geliştiren canlı bir yapı olarak görüyoruz. Bu sebeple tüm 80. yıl kutlamalarımızı “80 Yıldır Yarınlardayız” mottomuz etrafında ördük. Bu kapsamda geleceğe miras kalacak pek çok yeni anı biriktirdik. Kurumsal hafızamızı yansıtan SALT 80. Yıl sergimiz, tüm çalışma arkadaşlarımızı bir araya getiren görkemli kutlamamız, 80 ilden 80 çalışanımızla hayata geçirdiğimiz 80 bin fidanlık hatıra ormanımız, tüm hobi ve spor kulüplerimizin 80. yıl özel etkinlikleri ile kültürümüzü geçmiş, bugün ve yarınla harmanlayan özel bir yıldayız. 80 Yıldır Yarınlardayız söylemi de bu yılı çok güzel özetliyor.