Editörden: Bazı hikâyeler insanın hayatına karışır…

İnsan, hayatının ne kadarını bir hikâyeye bıraktığını her zaman fark etmiyor. Yıllar geçiyor, sayılar hazırlanıyor, kapaklar değişiyor, yeni fikirlerin peşine düşülüyor. Her sayının ayrı bir telaşı, her yeni dönemin kendine özgü heyecanı oluyor. Biz de bir sonraki sayfaya yetişmeye çalışırken zaman akıp gidiyor.

Sonra bir gün durup geriye bakıyorsunuz. Ve anlıyorsunuz ki bir zamanlar hayatınızın bir parçası olan şey, zamanla hayatınızın kendisine karışmış.

Benim HRdergi ile hikâyem de böyle…

HRdergi bugün 30 yaşında. Ben de bu yolculuğun 23 yılına tanıklık ettim. Neredeyse çeyrek asır… Bir derginin değişen sayfalarına, bir sektörün dönüşümüne, çalışma hayatının yeniden yeniden yazılan hikâyelerine eşlik ettim. Öğrendim, sorguladım, ürettim. Her yeni sayfada yeniden heyecanlanmayı, değişen dünyayı anlamaya çalışmayı ve anlatacak yeni bir hikâye bulmanın mutluluğunu yaşadım.

Ama yıllar geçtikçe HRdergi benim için yalnızca bir yayın, bir meslek ya da sorumluluğunu üstlendiğim bir iş olmaktan çıktı. Hayatın içinden geçen bir yol arkadaşına dönüştü.

Çünkü hayat, takvimdeki yıllar gibi düzenli ilerlemiyor. Güzel günler kadar zor zamanlar da var. Bazen her şeye yetiştiğinizi, her şeyin yolunda olduğunu hissediyorsunuz. Bazen de hayat sizi hiç beklemediğiniz sınavlardan geçiriyor. İnsan böyle zamanlarda, kendisini hayata bağlayan şeylerin değerini çok daha derinden anlıyor.

Ben de hayatın farklı dönemlerinde HRdergi'ye tutundum. Bazen çalışmaya devam etmek, bir sonraki sayıyı hazırlamak, yeni bir fikrin peşinden gitmek bana güç verdi. Bazen hayatın bütün ağırlığına rağmen önümde bir işin, bir hedefin, tamamlanmayı bekleyen yeni bir hikâyenin olması… İnsan bazen farkında bile olmadan, kendisini ayakta tutan şeylerden güç alıyor. Benim için HRdergi, zaman zaman böyle bir güç, böyle bir dayanak oldu.

Belki de bu yüzden bugün geriye baktığımda yalnızca yayımlanmış sayıları, değişen kapakları ya da geride bıraktığımız projeleri görmüyorum. Onlarla birlikte geçen hayatımı görüyorum. Emek verdiğim yılları, içinden geçtiğim dönemleri, yeniden ayağa kalktığım zamanları ve bütün bunların arasında hiç kopmayan bağımı…

Yirmi üç yıl boyunca yalnızca HRdergi'nin hikayesine tanıklık etmedim; o hikâyenin içinde kendi hikayemi de yaşadım.

Otuzuncu yaşında HRdergi'ye bakarken içimde büyük bir sevgi, gurur ve minnet var. Bu yolculuğun başlangıcında ben yoktum ama 23 yıldır içindeyim. Ve bugün biliyorum ki bazı bağlar, yalnızca birlikte geçirilen zamanla değil, birlikte aşılan yollarla güçleniyor. Bazı yol arkadaşlıkları yalnızca aynı yolda yürümek değildir. Bazen insanın en çok ihtiyaç duyduğu anda, yürümeye devam etmesini sağlayan şeydir. HRdergi benim için böyle bir yol arkadaşı oldu.

Bu hikâyeye emek veren, inanan, katkıda bulunan herkese gönülden teşekkür ediyorum.

Otuz yaşın kutlu olsun HRdergi! İyi ki yollarımız kesişmiş. İyi ki hala birlikte yürüyoruz.

 

Gülcan Çağlar Çalışkan
Genel Yayın Yönetmeni 


 

Bizde içerik bol, seni düzenli olarak bilgilendirmemizi ister misin? :)