Bosch, The Spark ile İç İletişimde çığır açıyor!

Favorilere Ekle
Bosch global olarak büyük dönüşümün tam ortasında önemli projelere imza atıyor. Özellikle İç İletişim konusunda çığır açıcı ve esinlendirici çalışmalarıyla dünya çapında örnek olmaya devam ediyor. TED Konuşmaları’ndan ilham alan çalışanların kısa, özgün konuşmalarıyla Bosch’un dönüşümünü açıklayan yenilikçi video formatı olan The Spark projesini hayata geçiren Bosch’un bu başarı hikayesini ilk ağızdan dinlemek ister misiniz? Yeni iletişim formatlarının geliştirilmesinden Sorumlu, Moderatör, Bosch-Zünder İç İletişim Yayın Ailesinin Editörü, Bosch Almanya Global Kıdemli İç İletişim Uzmanı Michaela Lukesova’ya bu başarının sırrını ve detaylarını sorduk.

Bosch olarak geliştirdiğiniz projeniz, dünya çapında birçok şirket içi iletişim çalışmasına ilham kaynağı olan “The Spark” hakkında size bazı sorular sormak istiyoruz. Nasıl oldu ve odak noktanız neydi?

Bosch Grubu, 136 yıllık tarihindeki en önemli dönüşümünün tam ortasında. Bosch çalışanlarının sadece bu dönüşümü anlaması değil, aynı zamanda birlikte şekillendirmek için aktif olarak dahil olmaları da hayati önem taşıyor. 2017 yılında, Merkezi Kurumsal İç İletişim departmanı olarak bu dönüşümün ne anlama geldiğini açıklamaya odaklanan ve aynı anda çalışanlara ilham veren, onları da sürece dahil eden bir format düşünmeye başladık. Ancak konu çok geniş, çok karmaşık ve çeşitli. Parçalara ayırmamız ve dönüşümün bireysel yönlerine odaklanmamız gerektiğini fark ettik.

Hedef kitlemize hitap edecek ve etki yaratacak bir format aradık. İletişim topluluğumuzdan bir dizi uluslararası meslektaşımız gibi, Bosch Yönetim Kurulu'nun görev süresi dolan bir üyesi olan Uwe Raschke de değerlendirmeler için ekibimize katıldı. Önemli etkiye sahip trend bir format olan TED Konuşmaları bize ilham kaynağı oldu. Başarılı olmak için çalışanlarımıza duygusal düzeyde de ulaşmamız gerektiğini fark ettik. Bunu başarmanın, “storytelling” dediğimiz hikâye anlatma yöntemini kullanmaktan daha iyi bir yolu var mı? diye sorduk ve o noktada “the Spark” projesi fikri doğdu.

Çalışanların kısa, özgün konuşmalarıyla Bosch'un dönüşümünü açıklayan yenilikçi bir video formatı oluşturduk. Bu format ile çalışanlar, büyüleyici, ilham veren ve Bosch’un dönüşümünü anlatan hikayelerini canlı bir etkinlikte paylaşıyorlar. Daha sonra konuşmalar montaj yapılarak belirli bir zaman planı içerisinde öncelikle içerdeki medya kanallarımızda sonra da sosyal medya kanalımızda yayınlanıyor.

The Spark konuşmalarının değer açısından hem şirkete hem de çalışanlara katkısı hakkında neler söylersiniz? Bu projede her çalışanın konuşma yapması mümkün müdür? Bir konuşma hakkında karar verme kriterleri nelerdir?

The Spark, Bosch'taki en başarılı ve etkili iletişim formatlardan biridir. Son beş yılda tüm dünyaya yayıldı ve Almanya, Çin, Türkiye, ABD veya Japonya'da Spark etkinlikleri yapıldı. The Spark’ın başarısındaki temel faktör; hikayelerin sadeliği, teknoloji, inovasyon, yapay zekâ, Endüstri 4.0'dan ilham verici liderlik hikâye örneklerine ve büyük iş birliğine kadar her konunun herkesin takip edip anlayabileceği bir şekilde açıklanması...

Önemli, alakalı konuları gündeme getiriyoruz ve izleyicilerimizi öğrendiklerini aktarmaları için teşvik ediyoruz. Konuşma hazırlıkları için çok çaba harcanıyor. Tüm konuşmacılar profesyonel hikâye anlatımı koçluğu alıyor, ifade ettikleri her kelimenin etkisi hakkında düşünmeyi öğreniyorlar. The Spark’ın artık gerçek bir akım haline geldiğini söyleyebiliriz. Ek bir avantajı da formatın Bosch'taki sunum kültürünü etkilemesi. Hedef kitlemize nasıl yaklaştığımız ve onlara nasıl ulaştığımız, mesajlarımızı nasıl formüle ettiğimiz açısından gelişiyoruz.

The Spark’a konuşmacı olarak herkes katılabilir. The Spark sahnesi, hiyerarşiden bağımsız olarak, mesajlarıyla değer katan uzmanlara, çalışanlara ait. Bir tek koşulumuz var, diğer çalışanların yararlanabileceği bir konuyu paylaşmaları. Konuşmacılarımız, Bosch'un içinde ve dışında elçiler haline geliyor, çeşitli etkinliklerde konuşmalara davet ediliyor ve bir nevi “süper star” statüsüne ulaşıyor.

Çalışanlarınızın The Spark'a ilgisi, katılımı ve geri bildirimleri hakkında ne söylersiniz?

Her zaman The Spark konuşmalarını canlı bir şekilde izleyen birkaç yüz kişilik canlı bir izleyici kitlemiz var. Ancak en önemli etkiyi Bosch'un şirket içi medya kanallarında konuşmaların videolarının yayınlanmasıyla elde ediyoruz. 2017 yılında yayınlanan ilk videolar, 10.000 – 15.000 civarında görüntülenme aldı.

2022'de video başına 50.000 – 60.000 görüntüleme başarısını elde ettik ve çoğu izleyici 10 dakikalık konuşmaları sonuna kadar izliyor. The Spark’ı izledikten sonra çalışanlarımızın katılımının arttığını, ilham aldıklarını görüyoruz. Yüzlerce çalışan, videoların yayınlandığı medya kanallarında yorum yapıyorlar ve aktif olarak tartışmalara katılıyor. Aynı zamanda konuşmacılara bireysel olarak da ulaşarak minnettarlıklarını, motivasyonlarını ve sorularını iletenler de oluyor.

Uluslararası bir şirket olan Bosch olarak, dünyanın farklı bölgelerinde farklı kültürlerin olduğu böyle bir iç iletişim projesini nasıl başardınız?

Bosch şirket olarak, küresel varlığından fayda sağlıyor ve çeşitlilik değerimiz en büyük avantajımız. Bosch'u benzersiz kılan, hepimizin ortak bir amaç ve şirket kurucumuz Robert Bosch tarafından tanımlanan değerlerimiz altında birleşmiş olmamızdır. Hepimiz bu değerleri paylaşıyoruz. Biz buna “We are Bosch” diyoruz. Uluslararası, çeşitlilik içeren bir ortamda iş birliği yapmaya alışkınız ve nereden olduklarına bakılmaksızın çalışanlarımız, meraklı ve yeni fikirlere açık. The Spark bu çeşitliliği yansıtıyor ve besliyor.

İç iletişim çabalarının “çalışanlara dokunmak” açısından ne kadar önemli olduğuna pandemi ve hibrit çalışma koşullarında tanık olduk. Bosch olarak iç iletişim alanında bunu nasıl deneyimlediğinizi anlatır mısınız?

Pandemi hepimizi izole etti. İletişimciler olarak pandeminin başlarındaki ilk mücadele günlerinden sonra, iletişimimizi dijital ortama aktarmaya odaklandık. Çalışanlarla yeniden bağlantı kurmak için, video ve canlı yayına dayalı yeni sanal formatlar başlattık. Örneğin, CEO diyalog etkinliklerimizin sıklığını artırdık, elbette sanallaştık ve daha fazla etkinliklere katılım seçeneği ve imkanı ekledik.

Katılım burada anahtar kavram: İzleyiciler aslında evde, bir ekranın önünde tek başlarına oturan çalışanlarımız. Biz bu engeli yıkmak için çabaladık, onları konulara ve sorulara karar vermeye dahil ettik; oy vermeye, katılmaya davet ettik. Bosch'taki iletişimciler topluluğu içinde bize yardımcı olan şey, sık yapılan bilgi alışverişleriydi. Her ülke, her ekip çözüm ve uyum sağlamanın yollarını arıyordu. Ve burada bir kez daha çeşitliliğimiz meyvesini verdi. Pek çok yaratıcı çözüm ve fikir ortaya çıktı. Bunları paylaşıyorduk ve birbirimizden öğreniyorduk. Bu durum, bize zorlu pandemi zamanlarında çok ihtiyaç duyduğumuz gücü ve güveni verdi.

Nuray Sağlam – Kıdemli Kurumsal İletişim Uzmanı, Bosch Türkiye ve Orta Doğu

“Meslektaşım Michaela bir toplantıda The Spark’tan söz eder etmez Türkiye'deki ekibime dedim ki, “Aradığımız bu, ihtiyacımız olan bu!” Ardından Michaela, The Spark’ı dünya genelinde nasıl yerelleştirebileceğimizi görüşmek üzere, şu anda görevinden ayrılmış olan Yönetim Kurulu Üyesi Uwe Raschke ile Almanya'da bir toplantıya davet etti. Yanımızda ABD ve Çin'den meslektaşlarımız vardı ve The Spark etkinliğinin dilini görüştük.

Bay Raschke bize “Dünya genelinde duyulmak mı yoksa yerel olarak kalmak mı istiyorsunuz” diye sordu. Tabii ki biz hikayelerimizin dünya çapında duyulmasını istiyorduk. Bu nedenle The Spark etkinliğinin tamamını İngilizce olarak gerçekleştirdik. 2017 yılından bu yana Bosch'un Türkiye'deki İstanbul merkez ofisinde 3 farklı The Spark etkinliği düzenledik. Dubai ve İsrail'den meslektaşlarımızı konuşma yapmaları için davet ettik. Onlar da Türkiye’deki meslektaşlarıyla birlikte, the Spark koçumuz Seçil Şendağ’dan hikaye anlatımı eğitimi aldılar.

Meslektaşlarımızın birçok ilham verici hikayesi var. Ancak benim favorim, mühendis olma hayali kuran ve 1999 depreminde evleri yıkıldıktan sonra bir konteyner evde üniversite giriş sınavına hazırlanan, kadın mühendis Özgül Gedikli’nin cesaret veren hikayesidir. Kendisi, şu anda İstanbul'da büyük bir mühendis ekibinin başında.”


The Spark videolarını izlemek için bu link’e tıklayabilirsiniz.
www.youtube.com/channel/UC1QiRmS2qhcsIrnggkMVLpg

Yeni makalemizi okudunuz mu?