10. Employer Brand Summit’te değişim rüzgârları esti

Favorilere Ekle
Türkiye’nin en saygın işveren markası zirvelerinden Uluslararası Employer Brand Summit’in 10.su, şirketlerin üst düzey yöneticileri, marka ve iletişim direktörleri ile İK profesyonellerinin yer aldığı geniş bir katılımla gerçekleşti. “Take A Step Ahead, Lead The Change” temasıyla insan ve kültür dünyasındaki değişime vurgu yapılan zirveye, işveren markası kavramının yaratıcısı, dünyaca ünlü yönetim gurusu Simon Barrow da katıldı. Polonezköy Maya Life sahnesinde doğayla iç içe bir ambiyansta gerçekleşen zirvede, şirketlerin İK politikaları ve işveren markası projeleri, değişim ekseninde konuşuldu.

“İşveren markası bir senfoniye benziyor”

Programın açılış konuşmasını, zirveyi düzenleyen 3İK Ajans Başkanı Alper Çakıroğlu gerçekleştirdi. Konuşmasında başarılı bir işveren markası stratejisi oluşturmanın önemli olduğunu bunun için de şirket içerisindeki durumun doğru ölçülebilmesinin gerektiğini vurgulayan Çakıroğlu, “Şirket içerisindeki durumu anlamaya ihtiyaç duyuyoruz. Sonra şirketin değerleriyle örtüşen bir işveren markası stratejisi ortaya çıkıyor ve bunu hem içerideki hem de dışarıdaki iletişime entegre ediyoruz. İşveren markası bir senfoniye benziyor. Çalışanlar ve yöneticiler doğru stratejiyle içeride ve dışarıda aynı melodi ve ritimde olmalı” şeklinde konuştu.

Global krizler, liderler ve işveren markası

Zirvede özel bir söyleşi oturumuyla sahneye çıkan işveren markası kavramının yaratıcısı, İngiliz Eğitmen ve Yazar Simon Barrow, yarattığı konseptin ortaya çıkış sebebinin hâlen geçerliliğini koruduğunu belirterek, “İşveren markası fikri, markayı marka yapan her şeyin altında yatar. Bir işveren markası yaratmak konunun sadece bir bölümü. İşveren markası yaratmanın yanında daha da önemli olan onu hayatta tutmaktır” dedi. Pandemi, iklim değişiklikleri, krizler ve yapay zekâ teknolojilerinin dünyayı dönüştürdüğüne dikkat çeken Simon Barrow şunları söyledi: “Eskiden insanların daha temel dertleri olduğunu görüyorduk. Şimdi ise her insan çok daha büyük sorunlarla yüz yüze; küresel ısınma, gelecekteki salgınlar, yapay zekâ. Bugün organizasyonlarda liderlerden bu büyük konulara kafa yormalarını bekliyoruz. Yalnızca sayılara ve başarılara odaklanmış CEO’lar yerine bir lider olarak dünyaya duyarlı olduklarını görmek istiyoruz.”

“İşimiz rakamlarla değil, insanlarla diyoruz”

Zirveye katılan QNB Finansbank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar, “Önce İnsan, Sonra Çalışan" başlıklı bir sunum yaptı. Dünyanın yaşadığı sorunların ardından insanın öneminin daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Akıncılar, “İnsana yapılan yatırımlar, hem özümüzü kaybetmeden hem teknolojiyi yakalayarak gerçekleşmeli. 'Önce İnsan, Sonra Çalışan' dediğimizde bunun altında duygular ve anlama var. Biz bankacılık sektöründe 'İşimiz rakamlarla değil, insanlarla' diyoruz. Dengeli ve geleceğe yüzünü dönen bir çalışma hayatı oluşturmak için çalışıyoruz” dedi.

“Geldim, gördüm, bağlandım”

Pandemi krizini, insan ve kültür odaklı değişimler adına bir fırsat olarak algılayıp bu süreci yönetmeye çalıştıklarını belirten Empactivo Genel Müdürü Yunus Emre Aslan da, “Ekol Lojistik ile geliştirdiğimiz platformumuzda, Z Kuşağına da hitap edecek şekilde teşekkür kültürü ve gamification kullanıyoruz. Biliyoruz ki kültürü en iyi çalışanların yaptığı paylaşımlar gösteriyor. Sosyal medyada olduğu gibi bizim sistemimizde de benzer bir akış yapısı var” diye konuştu.

Ekol Lojistik İşveren Markası ve İç İletişim Direktörü Neslihan Yönet de günümüzde değişim ve dönüşümün bir süreç yönetimi haline gelerek süreklilik kazandığını belirtti. “İşveren markası sürecini 'Geldim, gördüm, bağlandım' yaklaşımıyla ele alıyoruz” diyen Yönet, şunları paylaştı:“Araştırmalar diyor ki; takdir, bağlılığı %40 artırıyor. Biz de insanların yaptıkları işlerle görünür olmalarını sağlamak ve interaktiviteyi artırmak için çalışmaya başladık. Kültürün birlikte kurulabileceği- ne inancımızla yarınlar için aynı hevesle çalışmaya devam ediyoruz.”

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Takımı kurduk”

Zirvede bir sunum yapan Penti CHRO’su Selim Arda Üçer de bir kadın markası olarak toplumda kadın konusunun kendileri için bir ödev olduğuna inandıklarını belirtti. Türkiye’de kadınların çalışma yaşamına katılımlarına dair güncel veriler paylaşan ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda sorumluluk hissettiklerini söyleyen Üçer, şunları aktardı: “Yaptığımız en farklı şeylerden biri de bizim bu önemli konuyu bir yönetim konusu olmaktan çıkartıp bir takıma adreslememiz. Bizim bir Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Takımımız var. Mülakatlarda sorduğumuz soruların ayrımcılık içerip içermediğinden içerdeki kılık kıyafet prosedürüne, ücret dengesinden terfilerdeki kadın oranına, işe alım kararlarımızın sorgulanmasından yaptığımız seminerlerin içeriğine kadar birçok konuya bu takım, toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bakıyor ve icra kurulu seviyesinde takibini yapıyor.”

“Global bir dönüşüm yolculuğu içindeyiz”

Zirveye katılan BAT Türkiye, Bulgaristan & Kuzey Kıbrıs Yetenek, Kültür & Kapsayıcılık Direktörü Güliz Dalaman Yakmacı da şirketlerinde ürünlerden organizasyon şemasına, iş yapış şekillerinden kurumsal kültüre dek pek çok alanda bir değişimi başlattıklarını söyledi. Bu süreçte Stratejik Liderlik Ajandası adını verdikleri bir projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Yakmacı, “Dönüşüm isteğimizi önce stratejilere sonrasında da fonksiyon bazında hedeflere dönüştürerek aksiyon planımızı oluşturuyoruz. Sadece yönetim ekibiyle bu dönüşüm çalışmalarını başarmak mümkün değil. Her seviyeden çalışanla düzenli olarak bir araya gelmek bu işin anahtarı” dedi.

Unilever’de dönüşümün formülü: Kültür ve Davranışlarda 4S

Sunumunda, şirket olarak değişim ve dönüşüm sürecinde kültür ve davranışlara odaklandıklarını vurgulayan Unilever Global Organizasyon ve Dönüşüm Direktörü Burcu Cantekinler Koç, “Değişimin bütünsel bir döngü olduğu çok açık. Bizim de kültür ve davranışlarda 4S formülümüz var: Signals, Stories, Skills, Systems. Bunlar bu döngünün ayrılmaz parçaları” diyerek yaptıkları çalışmaları şöyle özetledi: "Dünya genelinde yaklaşık 280 değişim elçisiyle çalışıyoruz. Değişim elçileri hem kendi organizasyonlarını dinliyorlar hem de bunu yerel pazar ya da iş gruplarındaki liderlere aktarıyorlar. 2 büyük liderlik programı başlattık. En tepedeki 150 liderimiz, davranışlar üzerine koçluk alıyor. Kalıcı kazanımlar için davranış seçimlerini destekleyen ya da ödüllendiren bir sistem kurmak büyük önem taşıyor.”

“Bir kültürümüz, bir dünyamız, bir hayalimiz var”

EnerjiSa Üretim Organizasyon ve Dönüşüm Direktörü Ayşegül Gürkale de zirvedeki konuşmasında şirket olarak ana sorumluluklarından birinin, içinde bulundukları ekosistemle barışık olmak ve katkı sunmak olduğunu belirtti. Toplumsal gelişimi çok önemsediklerini söyleyen Gürkale, “EnerjiSa Üretim olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini, sokak hayvanlarını, çocukları ve doğayı, sosyal sorumluluk politikamızın dört ana konusu olarak belirledik. Yaptığımız tüm rejeneratif faaliyetlerle ‘Bir kültürümüz, bir sorumluluğumuz, bir dünyamız, bir hayalimiz var!’ diyoruz” şeklinde konuştu.

“Yaptığımız çalışmalar memnuniyet oranlarımıza yansıdı”

Akkim İK Direktörü Gökhan Ata Okutan da katıldığı oturumda, şirket kültürü ve çalışan davranışlarında elde ettikleri kazanımları, örneklerle anlattı. Okutan, “Sahada olarak çalışanlara güven vermek çok değerli. Çalışanlarımızın katılımıyla yaptığımız tüm çalışmalar memnuniyet oranlarımıza yansıdı. GPTW araştırmasına göre Yalova tesisimizde yapılan memnuniyet skorumuz yükseldi. Nazilli tesisimizde yapılan ilk memnuniyet skorumuz %84 oldu ve bu başarılar bizi çok mutlu etti” diye konuştu.

 


 

Haberi pdf olarak okumak için görsele tıklayın.