Uzaktan çalışanlar kendilerini dış girişimci gibi hisseder mi?

Favorilere Ekle
Çalışan evden çalışmaya başladığında, kendini çalışandan çok dışarıdan iş yapan girişimci gibi hissetmeye mi başlıyor? İnsanların işverenleri ile ilişkilerinde geniş bir varyasyon vardır. Ailenin bir parçası olmak, aidiyet duygusu, iş arkadaşları aracılığıyla sosyal ilişkiyi güçlendirme vs. Ancak şu an uzaktan çalışanların kendilerini dış girişimci gibi hissedecekleri bir döneme doğru gidiyoruz ve gelin bu dönemin bizi nereye götürdüğüne bakalım.

Daha yeni uzaktan çalışmaya başlamış bir çalışanın bir işverenle ilişkilerinin zayıfladığını hissetmesinin nedenlerini belirlemek kolaydır. Birincisi, işyerinin artık bir başkasının mülkü değil, onların evi olması. Aynı zamanda, iş arkadaşlarıyla fiziksel yakınlık ve sosyal ilişkilerin olmaması bu ayrı olma duygusunu güçlendirir. Yıllardır üçüncü parti şirketlerle veya dışarıdan girişimcilerle çalıştığımızı ve bu ilişkilerin genellikle oldukça iyi sonuç verdiğini anlayana kadar bu bağlantı kaybının sorun yaratacağından endişelenebiliriz. Belki kendini dışarıdan çalışan bir girişimci gibi hisseden çalışan, eski tarz çalışan kadar iyi ya da daha iyi olacaktır.

Dışarıdan hizmet veren girişimci zihniyetinin çalışan zihniyetinden farkı nedir?

Dışarıdan hizmet veren bir girişimci ile çalışan arasındaki temel düşünce farkı, girişimcinin şirketin kendilerine profesyonel bir nezaket ve maaş çekinden başka bir şey borçlu olmadığına inanmasıdır. Bu durum size girişimci çok şey kaybetmiş gibi gelebilir, ancak tecrübelerime göre girişimciler böyle düşünmüyor. Kendi gelişimlerinin sorumluluğunu üstlenmektedirler ve istihdamda kalma stratejileri profesyonel bir şekilde değerli bir hizmet sunmaktır.

Girişimcinin özgürlüğü ve ofis politikasından kaçışı, herhangi bir dezavantajı fazlasıyla telafi ediyor. Uzaktan çalışmaya başlayan ve aşamalı olarak girişimci zihniyetine geçen bir çalışan, şirketin farklı bir ışık olduğunu görmeye başlayacaktır. Neyse ki onlar için, girişimcilerin aksine, düzenli maaş çekleri ve bazı güzel avantajlar var. 

Yöneticiler için çıkarımlar

Bir çalışanı yönetmekle bir girişimciyi yönetmek arasındaki temel fark, ihtiyaç duyulan çıktının daha net tanımlanmış olmasıdır. Bir çalışan müdürünün emrinde olabilir ve onun emrine amade davranabilir. Bir girişimci, üzerinde anlaşmaya varılan hizmetleri, üzerinde anlaşılan bir zaman çerçevesinde sunmak için çalışır.

Uzaktan çalışanların, yönetimin "emrine amade" tarzına karşı adım atmaya başlamasını bekliyorum. Yapmaları gereken şeyin oldukça net olduğu bir "sonuca odaklı çalışma ortamı" (ROWE) gibi bir şeye sahip olmak isteyeceklerdir. ROWE yaklaşımı her zaman iyi bir fikir olabilir, sadece zorunlu değişimde kalan yöneticiler zorlandığında değil. Uzaktan çalışma, kurumları ROWE disiplinine yönlendiriyorsa, bu kesinlikle kötü bir şey değildir.

Girişimcilerin bir projenin değişen taleplerine karşı esnek davrandığını belirtmek gerekir. Bir kâğıt parçası üzerinde her şey siyah beyaz değildir. Bununla birlikte, esneme de sadece bir yere kadar olur. Yönetim tarzını daha fazla planlama ve çıktılar üzerine odaklamak ve daha fazla netlik yönünde değiştirmekle ilgilidir.

Sonuç 

Organizasyonların, zaman geçtikçe, çoğunlukla kurumdan uzaklaşan çalışanların şirket hakkında farklı hissetmeye başlayabileceğinin farkında olmaları gerekir. Kendilerini "ailenin" bir parçası olan çalışanlar olarak değil, şirketle kısa vadeli profesyonel bir ilişkisi olan girişimler gibi hissedebilirler.

Bu tutum değişikliği ille de kötü bir şey değildir. Yönetimde daha fazla disiplin anlayışı gerektirir. Bu artırılmış disiplini benimsemek zor olmamalıdır, çünkü birçok yönetici halihazırda girişimcileri kullanma deneyimine sahiptir. Ancak, yöneticilerin kendilerinin de değişmeleri gerekebileceğini kabul etmeleri gerekir.


David Creelman