Murat Öztürk: Üst düzey yönetici transferinde yeni para birimi “Gelişim"
Mayıs 12, 2026

Pandeminin yarattığı finansal savunma refleksi yerini C-seviye masasında stratejik bir öncelik değişimine bıraktı. Yeni dönemde yöneticiler artık sadece yüksek teklifleri değil, "entelektüel gelişim" garantisini öncelikleri arasına koyuyor. Liderlerin en büyük kaygısı teknolojinin hızına yenilerek stratejik körelme yaşamak. Bu ekosistemde Transearch Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk, yeni tercih trendlerini analiz ederken yetenek savaşlarında kazanan taraf olmak isteyen şirketler için tavsiyeler veriyor.
Küresel iş dünyası, pandemiyle başlayan ve ekonomik dalgalanmalarla desteklenen büyük bir öncelik değişimi yaşıyor. Bir dönem finansal güvenlik arayışıyla şekillenen C- seviye transfer motivasyonları, bugün yerini entelektüel katkı ve gelişim alanlarına bırakmış durumda.
Transearch Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk, pazarın yeni eğilimlerini şu sözlerle analiz ediyor:
“İş dünyası, pandemiyle birlikte son on yılın en keskin virajlarından birini döndü. Bu süreçte özellikle Türkiye gibi ekonomik dinamiklerin hızlı değiştiği pazarlarda, C-seviye yöneticilerin transfer motivasyonlarında finansal avantajlar ön plana çıkmıştı. Pandeminin getirdiği belirsizlik ve yüksek enflasyonist ortam, üst düzey liderleri daha yüksek gelir vadeden alternatiflere yöneltmişti. Ancak bugün, sahada bu trendin yerini bambaşka bir önceliğe bıraktığını görüyoruz.
Bugün karşımızda çok daha stratejik düşünen bir lider profili var. Günümüzün üst düzey yöneticisi, bir sonraki durağını seçerken kendine şu soruyu soruyor: 'Bu şirket beni 2030’un dünyasına hazırlayacak gelişim alanları sunuyor mu?' Artık masadaki en sert pazarlık konusu dijital dönüşümün içinde yer alma, global vizyona erişim ve yeni nesil liderlik kaslarını geliştirme imkanlarıdır."
Murat Öztürk’ün bu gözleminin global araştırma verileriyle de örtüştüğünü görüyoruz. Gartner tarafından ortaya konan "İnsan Odaklı Değer Önermesi" (Human-Centric EVP) kavramı, liderlerin artık sadece birer "çalışan" değil, "bütünsel gelişim arayan bireyler" olarak görülmek istediğini kanıtlıyor. Gartner’ın araştırmasına göre, üst düzey yöneticilerin %65’i gelişim fırsatlarını finansal kazancın üzerinde bir konuma yerleştiriyor.

Peki, dünyada ve Türkiye’de yöneticiler neden gelişimi tercih ediyor?
Üst düzey yöneticilerin bu gelişim odaklı tutumu, aslında gerçekçi bir temele dayanıyor. Günümüzde teknoloji, sadece iş yapış şekillerini değil, "liderlik" kavramının yapı taşlarını da her gün yeniden tarif ediyor. Yapay zekanın operasyonel süreçlerden stratejik karar alma mekanizmalarına sızdığı, iş modellerinin bir gecede dönüştüğü bu yeni düzende; C-seviye yöneticiler için en büyük risk artık finansal kayıplar değil, "stratejik körelme" tehlikesidir. İş dünyasındaki bu hızlı gelişim, liderleri sadece yönetici değil, aynı zamanda "sürekli öğrenen öncüler" olmaya zorluyor.
Transearch Türkiye Yönetici Ortağı Murat Öztürk durumu şöyle özetliyor:
“Modern yöneticilerim zihnindeki en büyük endişe teknolojide geride kalmak. Araştırma sonuçları, liderlerin neredeyse yarısının sahip oldukları yetkinliklerin önümüzdeki 5 yıl içinde geçerliliğini yitireceğinden endişe ettiğini gösteriyor. Liderlikte 'yaşam boyu öğrenme' bir tercih değil, hayatta kalma becerisi haline geldi. Bugün liderler, kendilerini tekrarlayacakları yüksek gelirli pozisyonlar yerine; yapay zekâ entegrasyonu veya global dönüşüm projeleri gibi kendilerini geleceğe taşıyacak öğrenme ve gelişim alanları talep ediyorlar."
Entelektüel sermaye yeni nakit birimi
Murat Öztürk’ün analizine göre, Türkiye’deki ekonomik konjonktür, maaş artışlarını bir noktadan sonra "kanıksanan bir standart" haline getirdi. Bu durum, fark yaratmak isteyen liderleri entelektüel sermaye arayışına itti. Bir yönetici için en büyük risk, yüksek gelire sahip olduğu halde yerinde saydığı bir konfor alanında mesleki olarak körelmektir. Bugünün C-seviye adayı, teknolojik dönüşümün veya global rotasyon imkanlarının içinde bizzat yer alarak kendi pazar değerini korumayı hedefliyor. Yani aslında gelişim odaklı bir transfer kararı, yönetici için en karlı uzun vadeli yatırım oluyor.
Murat Öztürk bu veriler odağında konuyu şöyle özetliyor: “Sonuç olarak; yetenek savaşlarının en büyük kozu artık maddiyat değil, vaat edilen gelişim ekosistemleridir. Şirketlerin en parlak liderleri bünyesinde tutabilmesi veya transfer edebilmesi için onlara sadece bir unvan veya yüksek bir paket sunması artık yeterli değil. Gerçek liderler, kendilerini sürekli yeniden yapılandırabilecekleri, teknolojinin imkanlarıyla vizyonlarını büyütebilecekleri bir zemin arıyor. Yarının kazanan şirketleri, yöneticilerine sadece yönetilecek bir ekip değil, birlikte inşa edilecek bir gelecek vizyonu sunanlar olacaktır.”