Search
Menü
HRdergi
Cart 0 Hesabım
  • HRdergi Lab HRdergi Lab
  • Giriş Yap Cart 0
  • Web Sitemize Üye Ol
  • Bu Sayı
  • Geçmiş Sayılar
  • Yaklaşan Zirveler
  • Geçmiş Zirveler
  • Gündem
  • Makaleler
      Eğitim Görsel Haberler İş Hukuku Kariyer Liderlik Motivasyon Söyleşiler
  • Blog
  • İK 101
  • Reklam Ver
  • Ekibimiz
  • HRdergi
  • Dergi
    • Bu Sayı
    • Geçmiş Sayılar
  • Zirveler
    • Yaklaşan Zirveler
    • Geçmiş Zirveler
  • Gündem
  • Makaleler
    • Eğitim Görsel Haberler İş Hukuku Kariyer Liderlik Motivasyon Söyleşiler
  • Blog
  • İK 101
  • Reklam Ver
  • Üye Ol
  • HRdergi Lab
  • Anasayfa
  • Tag - Pluxee

Tag - Pluxee

Çalışanlar işyerlerinden kişiselleştirilmiş faydalar bekliyor

Çalışanlar işyerlerinden kişiselleştirilmiş faydalar bekliyor

30 yıldır Türkiye’de iş dünyasının çalışanlara yönelik ihtiyaçlarını yakından takip ederek tüm ürün ve hizmetlerini bu ihtiyaçlara göre yeniden tasarlayan Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri, bir çalışan deneyimi platformuna dönüşme vizyonu ile, artık tüm dünyadaki faaliyetlerine Pluxee olarak devam ediyor. Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Hekimoğlu ile bu marka değişiminin arkasında yatan stratejiyi ve çalışan dünyasına yönelik FutureBright’la yapılan araştırmanın detaylarını konuştuk. 1993 yılında yemek kartı sisteminin Türkiye’de kurulmasına liderlik eden Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme, Türkiye’de 30 yılda birçok ilke imza attı. Türkiye’deki serüvenine yemek çekleriyle başlayan Sodexo, ilk mobil yemek kartını çıkardı ve sektörün en kapsamlı ve uçtan uca dijital platformu olma vizyonuyla, çalışan deneyimi alanında birçok yeniliği sektöre sundu. Bugün gelinen noktada ise; çalışan deneyimi ve yan haklar dünyasına yepyeni bir bakış açısı getirmek amacıyla, yemek kartı markasından, çalışan deneyimine odaklanan bir HR-tech markasına dönüşüyor. Artık sadece kurumlara değil tüketicilere de hitap eden yepyeni, daha canlı ve renkli bir marka olan Pluxee geçtiğimiz günlerde Esma Sultan Yalısı’nda iş dünyasından önemli isimlerinin katıldığı bir lansman etkinliğinde tanıtıldı. “Çalışanı mutlu etmek için çalışacağız” Pluxee dönüşümünü sağlarken Sodexo Avantaj'ın Türkiye’deki 30 yıllık gücünü de arkalarına alarak yola çıktıklarını belirten Sinem Hekimoğlu, değişim yolculuğunu şöyle anlattı: “Çalışan dünyasının büyük değişimler yaşadığı günümüzde, ihtiyaçlara daha iyi karşılık verebilmek için biz de kimliğimizi ve sunduğumuz ürün ve fırsatları dönüştürme kararı aldık ve yepyeni bir marka yarattık. Çıktığımız bu yolda artık yenilikçi, renkli, genç, tamamen dijital, yeni markamız Pluxee ile çalışanların hayatlarını değerli kılan her şeyi dolu dolu yaşamalarına olanak sağlayacağız. Pluxee olarak 'İşin içinde hayat var' diyoruz ve artık kendimizi ‘Çalışanı mutlu etmek için çalışan’ bir marka olarak tanımlıyoruz. Pluxee olarak tüm tüketicilerimize, üyelerimize ve müşterilerimize, hayatlarında değerli olan her şeyi dolu dolu yaşamaları için yemek kartından çok ‘daha fazla’sını sunarak yepye- ni bir dünyaya kapılar açmayı hedefliyoruz.” Pluxee ismi tüm hikâyeyi özetliyor Tüm paydaşlarına fırsatlarla dolu bir dünya vadeden Pluxee’nin marka hikayesi, isminde saklı ve markanın özünü yansıtıyor. • 'Plux' pozitifliği, yani hayatı daha keyifli hale getirme fırsatlarını temsil ederken aynı zamanda da yaratılan artı değere atıfta bulunuyor. • 'X', kişiselleştirilmiş ve sürdürülebilir deneyimleri, yani çalışanlar için ekstra değer yaratma ve tüm paydaşlarına öncelik verme taahhüdünü sembolize ediyor. • Sonundaki “ee” harfleri ise “employee engagement” anlamındaki çalışan bağlılığı- nı, yani faaliyet alanımızı temsil ediyor. Pluxee ile “İşin İçinde Hayat Var” Pluxee’nin kişiselleştirilmiş ve sürdürülebilir bir çalışan deneyimi yaratarak çalışanı mutlu eden bir dünya sunmayı hedeflediğini vurgulayan Hekimoğlu, Pluxee’nin yeni vizyonuyla şirketlerin ve çalışanlarının dünyasını nasıl şekillendirdiğini şöyle anlattı: “Pluxee olarak çalışan dünyasını analiz edebilmek için birçok gözlem ve araştırma yapıyoruz. En son FutureBright ile birlikte çalışanların bilinç dışı zihin imgelerinin deşifre edildiği, mevcuttaki ve ideallerindeki iş yaşamına ilişkin derin duygularının ve bunların anlamlarının analiz edildiği bir araştırma yaptık. Sonuçları ise çarpıcıydı. Çalışanlarda genel olarak tek tipleşme hissi görülüyor, bu tekdüze ve monoton işleyişin çemberinde kendilerine ait değerlerini, biricikliklerini ve kişisel gelişim fırsatlarını yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduklarını hissediyorlar. Çalışan kendi iç dünyasına yabancılaşıyor ve özgünlüğünü kaybediyor. Halbuki iş hayatında sürdürülebilir bir başarı ve mutluluk elde edebilmek için iş yerinde geçirilen vakitten keyif alınması şart. Geliştirdiğimiz yeni vizyon ve marka kimliği doğrultusunda en büyük önceliğimiz şirketlerin çalışanlarının iş ve özel yaşamını bir bütün olarak görmesini ve hayatlarına onları mutlu edecek daha fazla dokunuş yapmalarını sağlamak. Bunun için çalışan ihtiyaçlarını analiz ederek şirketlere rehber olmayı çok önemsiyoruz. Pluxee olarak yenilikçi ve dijital çözümlerimiz aracılığıyla, bireylerin iş hayatlarında ve ötesinde, refahına katkıda bulunacak anlamlı, ilgi alanlarına hitap eden ve kişiselleştirilmiş deneyimler yaratmayı hedefliyoruz. Böylece çalışanı mutlu eden bir dünya vadediyoruz. Pluxee ile ürün ve hizmetlerimizin kapsamını yemek ve gıdanın yanı sıra kültür, hediye, sağlık ve mobilite gibi çalışanların hayatlarına değer katacak şekilde genişletiyoruz. Aynı zamanda sunduğumuz tüm bu hizmetleri tek bir dijital platform aracılığıyla çalışanlara daha fazla değer katmak için tasarlıyoruz”. Çalışanlar anne gibi kucaklayıcı şefkat dolu bir yapı tercih ediyor Araştırmadan çıkan bir başka önemli sonuç da iş yerinin çalışanlarına yaklaşımı ile ilgili. Çalışanlar, negatif, yargılayıcı ve ataerkil hiyerarşilerin aksine, adeta bir anne rolüyle benzer, olumlu, yapıcı, şefkat dolu ve koruyan bir yapı arıyor. Çalışanlarını sadece işteki kimlikleriyle değil, bu kimliklerinden bağımsız birer birey olarak da güçlü ve kıymetli hissettiren, onları destekleyen, besleyen ve bireysel ihtiyaçlarına özel çözümler sunan bir şirket istiyor. Çalışanlar ideal iş ortamını, “bireyin yaratıcılığını ve özgünlüğünü teşvik edici, çeşitlilik içinde bir uyum yaratan ve herkesin kendine has kimliğinin, yeteneklerinin ve katkısının kıymetinin bilindiği” bir ortam olarak tanımlıyor. Çalışan, küçük jestlerle bile şirketine büyük bir bağlılık hissedebiliyor Çalışanların iş ortamlarında yaşadıkları deneyim ve şirketleriyle kurdukları ilişki onları tamamen tatmin etmekten uzak olsa da çalışanlar, günde 8 saatlerini geçirdikleri şirketlere karşı bir bağ hissedebiliyor. Araştırmadan çıkan bu sonucun sebeplerine değinen Sinem Hekimoğlu, “İnsan yapısı gereği bir ortama ait olma hissini arıyor. Bu sebeple şirketler bireyleri tam olarak tatmin etmese bile, çalışanın takdir edildiğini ve değer gördüğünü hissettiren uygulamalar, onların kendilerini bir topluluğun parçası, ailenin değerli bir üyesi gibi hissetmesini sağlıyor ve aidiyet duygusunu besliyor. Özel günlerdeki kutlamalar ve ikramiyeler gibi rutin dışı nazik jestler bireye «görüldüğünü» hissettiriyor ve şirketle olan ilişkisini sağlamlaştırıyor. Bu noktada biz de Pluxee olarak sunduğumuz tüm hizmetlerimizle/çözümlerimizle işin içine hayat katıyoruz ve insanların çalışma hayatlarından keyif almalarını sağlıyoruz” şeklinde konuştu. Araştırma sonuçları yapay zeka destekli dijital bir esere dönüştü Araştırmadan çıkan sonuçların yapay zeka destekli bir dijital esere çevrildiğini vurgulayan Hekimoğlu şunları söyledi: “İş dünyası için çok önemli çıktıları olan FutureBright ile gerçekleştirdiğimiz araştırmamızın bizi çok heyecanlandıran bir yönü de var. Çalışan beklentilerinin ne yönde değiştiğine ışık tutan bu araştırmayı sıra dışı bir yöntemle iş dünyasına sunduk. Harvard Üniversitesi çıkışlı ZMET yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları olan görsel çıktıları ve derin analizlerini kaynak olarak kullanıp dijital sanat ile verilerin görselleştiği, yapay zekanın ayrı imgeleri bütün bir hikayeye dönüştürdüğü çok kanallı video enstalasyonu yapıldı. ‘eXhale’ adlı dijital eser, araştırmanın sonucunda ortaya çıkan çalışanların beklentileri, duygu ve düşüncelerini simgeliyor”.  

Pluxee, Türkiye’de Çalışanların Mutluluğunu Ölçtü

Pluxee, Türkiye’de Çalışanların Mutluluğunu Ölçtü

Pluxee, dünya genelinde çalışan mutluluğunu nörobilim temelli yöntemlerle araştıran The Happiness Index ile birlikte “Türkiye’de çalışanlar ne kadar mutlu?” araştırmasını gerçekleştirdi. Skorların 10 üzerinden belirlendiği araştırmada Türkiye’de çalışanların mutluluk skoru 6,5 olarak açıklandı, dünya ortalaması ise 7,9. Türkiye’de çalışanlar, iş yerinde özgür hissetmediklerini ve kişisel gelişim alanlarında yeterince desteklenmediklerini belirtiyor. Pluxee’nin “Türkiye’de Çalışanlar Ne Kadar Mutlu?” başlıklı araştırması, iş hayatında mutluluğu ve çalışan bağlılığını etkileyen faktörlere dair çarpıcı bulgular ortaya koydu. Pluxee uygulaması, sosyal medya ve e-posta gibi kanallar üzerinden Mayıs 2025 tarihinde yürütülen, mutluluk ve bağlılık üzerine kurulu bir nörobilim modeli kullanılan çalışmaya Türkiye genelinde farklı bölge ve sektörlerden 2.100’ün üzerinde çalışan katıldı. Çalışan mutluluğu ve bağlılığı global ortalamanın altında Araştırma sonuçlarına göre Türkiye’de çalışanların mutluluk skoru 10 üzerinden 6,5 oldu. Katılımcılar özellikle “özerklik”, “kişisel gelişim” ve “anlam & amaç” başlıklarında yeterli desteği görmediklerini belirtti. Bu başlıklar aynı zamanda bağlılık skoruna da etki etti. Çalışanların şirketlerine duydukları bağlılık skoru ortalaması globalde 7,8 olurken Türkiye ortalaması 6,4’te kaldı. Türkiye’de coğrafi bölgeler arası mutluluk ve bağlılık skorlarına bakıldığında, mutluluk skorunun en düşük olduğu bölge 5,9 ortalama ile Marmara. Marmara Bölgesi’nde çalışanlar kariyerlerini ilerletme konusunda daha az fırsat olduğunu düşünüyor; ayrıca çalışanların “güven” konusunda da daha düşük skora sahip olması çalışan mutluluğu ve bağlılığını olumsuz etkiliyor. En mutlu çalışanların ise Doğu Anadolu’da bulunduğu görülüyor. Doğu Anadolu’nun mutluluk skoru 7,2 olurken bu bölgeyi Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu izliyor.  En mutlu çalışanlar 51-60 yaş grubunda Araştırmaya göre çalışanların yaşı ilerledikçe mutluluk skoru artıyor. 51-60 yaş grubundaki çalışanlar, “özerklik” alanında 7.0, “dinlenilme hissi” konusunda ise 7.1 puanla diğer yaş gruplarının önüne geçiyor. Çalışanların yüzde 47’si işyerini tavsiye ediyor  Katılımcıların yüzde 47’si, kendi organizasyonunu “çalışmak için iyi bir yer” olarak tanımlıyor ve tavsiye ediyor. Ancak iş yerinde özerklik, işin bir amaca ve anlama hizmet ettiğine dair inanç, işe duyulan güven, kişisel gelişim ve iş yeri ilişkileri gibi kriterlerde Türkiye, global ortalamaların altında kalıyor. Pluxee Türkiye olarak işverenlerin çalışan beklentilerini daha iyi anlaması, sundukları deneyimi iyileştirmesi için içgörü sunmaya devam ettiklerini belirten Pluxee Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Hekimoğlu araştırmaya ilişkin şunları söyledi:    “Son yıllarda ‘çalışan mutluluğu’ iş dünyasının en kritik gündemlerinden biri. Biz de ‘Mutluluk ölçülebilir mi?’ sorusuyla yola çıktık; çünkü mutluluk sadece bir duygu değil, aynı zamanda verimliliğin, bağlılığın ve sürdürülebilir başarının temel belirleyicisi. Global iş ortağımız olan The Happiness Index ile gerçekleştirdiğimiz bu kapsamlı araştırma ile de önemli içgörülere ulaştık. Örneğin, katılımcıların çoğu çevresel koşullara eleştirel yaklaşsa da işine tutku duyuyor ancak potansiyellerini gerçekleştirmek için onlara yeterince alan sunulmadığını, özgür hissetmediklerini paylaşıyor. Öte yandan Türkiye’de çalışanlar bireysel çabalarının kurum başarısını etkilediği konusunda çok net; fakat hem hiyerarşi hem de zayıf iletişim akışı çalışanların işlerine ve kurumlarına olan bağlılığını azaltıyor. Çalışanların sesine kulak vermek ve onları gerçekten desteklemek, kurum kültürünü dönüştürmenin en güçlü yolu. The Happiness Index ile hayata geçirdiğimiz bu çalışma da, ölçülmesi zor olan bu alanları görünür kılarak işverenlere yol gösteriyor. Pluxee olarak biz de işverenler ve çalışanlar arasında bir köprü kurmayı, her iki tarafın beklentilerini karşılayacak çözümlerle iş dünyasında sürdürülebilir performansa katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Çalışanlar tatil sonrası performansı tatil öncesine kıyasla daha düşük değerlendiriyor

Çalışanlar tatil sonrası performansı tatil öncesine kıyasla daha düşük değerlendiriyor

Yaz tatilinin ardından iş hayatına yeniden uyum sağlama dönemi başlarken, Pluxee çalışanların işe dönüş deneyimini mercek altına aldı. Pluxee adına Yöntem Araştırma Eğitim Danışmanlık tarafından 1.000 aktif çalışanla gerçekleştirilen “İşe Dönüşün Farklı Halleri” araştırması, tatilden işe dönüşün çalışanların önemli bir bölümü için bir adaptasyon süreci olduğunu gösteriyor. Araştırmaya göre çalışanların yüzde 49’u performansını tatil sonrasında daha düşük değerlendirirken, yüzde 32’si performansının tatilden etkilenmediğini, yüzde 19’u ise performansını tatil öncesinde daha düşük hissettiğini belirtiyor.  İşe dönüşün en zor tarafı yeniden tempoya alışmak Çalışanların tatil dönüşünde yaşadığı güçlüklerin başında yüzde 33 ile yoğun iş temposuna yeniden alışmak geliyor. Bunu yüzde 21 ile erken kalkmak, yüzde 18 ile rutin hayata dönmek izliyor. Biriken işler çalışanların yüzde 14’ü, trafik ve ulaşım ise yüzde 12’si için işe dönüşün en zor tarafını oluşturuyor.  Araştırma, çalışanların bu sürece nasıl geri dönmek istediğine dair de oldukça net bir işaret veriyor. Tüm çalışanların yüzde 44’ü işe dönüşü kolaylaştıracak en değerli desteğin ilk hafta daha esnek veya kısa çalışma saatleri olduğunu belirtiyor. Tatil sonrasında performansını daha düşük değerlendiren çalışanlarda ise bu oran yüzde 50’ye çıkıyor.  Bu sonuç, tatil dönüşündeki temel ihtiyacın yalnızca bir yan hak talebi olmadığını; çalışanların iş temposuna kademeli bir geçiş beklentisi taşıdığını gösteriyor. Çalışan esneklik bekliyor, mevcut destek yüzde 12’de kalıyor Araştırmanın ortaya koyduğu en dikkat çekici alanlardan biri de çalışanların beklentileri ile mevcut işveren uygulamaları arasındaki fark. Çalışanların işe dönüş döneminde beklediği destekler birden fazla seçenek üzerinden değerlendirildiğinde esnek veya uzaktan çalışma imkânı yüzde 37 ile öne çıkıyor. Bugün bu desteğe sahip olduğunu belirtenlerin oranı ise yüzde 12. Böylece beklenti ile mevcut uygulama arasında 25 puanlık bir fark oluşuyor. Benzer bir tablo ek izin veya adaptasyon izninde de görülüyor: Çalışanların yüzde 33’ü bu desteği beklerken yüzde 13’ü bugün bu imkâna sahip olduğunu söylüyor. Market ve gıda alışverişi desteği beklentisi yüzde 28 seviyesindeyken mevcut destek oranı yüzde 10’da kalıyor.  Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Pluxee Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Hekimoğlu, çalışan desteğinde yeni dönemin “doğru zamanlama” üzerinden şekilleneceğine dikkat çekti: “Araştırma bize çalışan deneyiminde meselenin yalnızca ne kadar fayda sunduğumuz olmadığını gösteriyor. Asıl konu, sunduğumuz desteğin çalışanın o andaki ihtiyacıyla ne kadar örtüştüğü. İşe dönüş bunun çok iyi bir örneği. Çalışanların önemli bir bölümü bu dönemde yeniden ritim kazanmakta zorlanırken beklentileri daha yumuşak bir geçiş, esneklik ve günlük hayatlarını kolaylaştıracak destekler etrafında şekilleniyor. Çalışan deneyiminde bundan sonraki dönemin daha fazla fayda sunmaktan çok; doğru faydayı, doğru çalışana, doğru zamanda ulaştırabilmek üzerine kurulacağını düşünüyoruz.” Tek tip çalışan deneyimi herkes için aynı değeri yaratmıyor Araştırmanın sonuçları, işe dönüş beklentilerinin çalışan gruplarına göre de farklılaştığını gösteriyor. Kadın çalışanlar ilk hafta daha esnek veya kısa çalışma saatleri ile uzaktan ya da hibrit çalışma imkânını erkeklere göre daha fazla öne çıkarırken, erkek çalışanlarda ilk hafta daha az toplantı yapılması beklentisi daha belirgin.  Çalışanların kurumsal yan hak öncelikleri de çalışan gruplarına göre ayrışıyor. Beyaz yakada teknoloji, spor, sosyal yaşam ve kültür-sanat destekleri daha fazla önem kazanırken; mavi yakada yemek, market, giyim ve çocuk/aile destekleri öne çıkıyor.  Hekimoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Çalışanların ihtiyaçları hayat evrelerine, çalışma biçimlerine ve içinde bulundukları döneme göre değişiyor. Bu nedenle tek tip çalışan deneyimi yaklaşımı giderek etkisini kaybediyor. Pluxee olarak yan hak çözümlerimizi çalışanlara seçim alanı sunan, farklılaşan ihtiyaçlara ve hayatın farklı anlarına uyum sağlayabilen esnek ve kişiselleştirilebilir bir yapı üzerine kuruyoruz.”

Pluxee ve FutureBright’tan Çalışan Dünyasına Yönelik Araştırma: Çalışanlar işyerlerinden kişiselleştirilmiş faydalar bekliyor

Pluxee ve FutureBright’tan Çalışan Dünyasına Yönelik Araştırma: Çalışanlar işyerlerinden kişiselleştirilmiş faydalar bekliyor

...

Pluxee ile çalışan mutluluğu artarken şirket maliyetleri düşüyor

Pluxee ile çalışan mutluluğu artarken şirket maliyetleri düşüyor

...

Pluxee Hediye ile Yeni Yılda Çalışanlara Mutluluk, Şirketlere Vergi Avantajı

Pluxee Hediye ile Yeni Yılda Çalışanlara Mutluluk, Şirketlere Vergi Avantajı

...

Pluxee: Her 10 çalışandan 9’u esnek çözümler istiyor, işvereninden destek bekliyor

Pluxee: Her 10 çalışandan 9’u esnek çözümler istiyor, işvereninden destek bekliyor

...

“Dengeli Bağlılık” Yeni Dönemde Çalışan Deneyimini Nasıl Dönüştürecek?

“Dengeli Bağlılık” Yeni Dönemde Çalışan Deneyimini Nasıl Dönüştürecek?

...

  • Hakkımızda
  • Ekibimiz
  • İletişim
  • Bu Sayı
  • Geçmiş Sayılar
  • Yaklaşan Zirveler
  • Geçmiş Zirveler
  • Video Röportaj
  • Blog
  • Gündem
  • Eğitim
  • İş Hukuku
  • Kariyer
  • Liderlik
  • Motivasyon
  • Söyleşiler
  • Reklam Ver
  •  
  • HRthinksMe
Email Gelişmelerden Haberdar Ol
  • Linkedin
  • Instagram
  • Youtube
  • Facebook
Logo

2026 © HRdergi bir Küre Eğitim Basın Yayın Org.Hiz.Ltd.Şti kuruluşudur. KVKK ve Gizlilik Politikası

E-posta Bülteni

Bizde içerik bol, seni düzenli olarak bilgilendirmemizi ister misin? :)