Mikrofon Sende: Çalışan Deneyimine Ayna Tutmak
Mart 03, 2026
“Çalışanlarımız sadece para kazanmaya ihtiyaçları olduğu için mi bizimle çalışıyorlar, yoksa burada çalışmayı gerçekten istiyorlar mı?”
Subor’da Çalışan Deneyimi Ölçümleme Projesi’ni hayata geçirirken çıkış noktamız tam olarak bu soruydu. Çalışan deneyimini; yalnızca memnuniyet anketleriyle ölçülen bir kavram değil, şirket kültürü, fiziksel ortam, liderlik anlayışı, teknoloji altyapısı ve iletişim biçimiyle bütünsel olarak şekillenen bir ekosistem olarak ele aldık
Bu yaklaşım doğrultusunda “Mikrofon Sende” projesini başlattık.
Projenin Çıkış Motivasyonu: Önce Aynaya Bakmak
Gerçek anlamda destekleyici bir çalışan deneyimi yaratmanın ilk adımının, organizasyona dürüstçe ayna tutmak olduğuna inanıyoruz. Subor olarak güçlü bir sektör konumuna sahip olsak da; büyüme, dijital dönüşüm (SAP geçişi), organizasyonel değişim ve kuşaklar arası farklılıklar gibi dinamikler, çalışan deneyimini yeniden ele alma ihtiyacını doğurdu.
Amacımız:
• Çalışanların şirketi nasıl algıladığını anlamak,
• Yönetim kararlarının sahadaki yansımasını görmek,
• İletişim, liderlik ve süreçlerdeki güçlü ve gelişime açık alanları tespit etmek,
• Ölçülebilir ve somut aksiyonlar üretmekti.
“Mikrofon Sende”, adından da anlaşılacağı üzere, sözü çalışanlara bıraktığımız bir dinleme projesi olarak tasarlandı.
Metodoloji: Anketten Öte, Yüz Yüze Diyalog
Toplam 90 çalışanla birebir ve yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi.
Katılımcı profili:
• %74 erkek, %26 kadın
• Yaş ortalaması: 40
• Şirket kıdem ortalaması: 10 yıl
Bu veriler, hem kurumsal hafızası güçlü hem de şirket kültürünü yakından tanıyan bir çalışan kitlesiyle çalıştığımızı göstermesi açısından önemliydi.
İki Aşamalı Yapı
Proje iki temel araç üzerinden yürütüldü:
1. Mikrofon Sende Anketi (11 soru)
2. SUper Anketi (4 soru)
Anketlerin ardından her çalışanla bire bir görüşmeler gerçekleştirildi. Sorular;
• Üst yönetim kararlarının uygulanabilirliği,
• Politika ve prosedürler,
• Yenilikçilik ve dijital dönüşüm,
• Kurum kültürü ve çalışma ortamı,
• Bölümler arası iletişim,
• Karar alma süreçlerine katılım,
• Liderlik ve yönetici desteği,
• Şirketin sektördeki konumu ve çalışan bağlılığı
gibi başlıklarda yapılandırıldı
Önemli bir tercih yaptık: Gelen yanıtları tamamen anonim olarak değerlendirdik ve proje sonunda şirket genelinde şeffaf bir şekilde paylaştık. Bu yaklaşım, güven ortamını güçlendiren en kritik unsurlardan biri oldu.
Persona Kartları: Veriyi İnsanileştirmek
Projenin ayırt edici unsurlarından biri de her çalışan için hazırlanan SUPer (Persona Kartları) oldu. Bu kartlarda; çalışanın kariyer hedefi, güçlü yönleri, gelişime açık alanları, ilgi alanları ve motivasyon kaynakları yer aldı.
SUper sayesinde:
• Çalışanı yalnızca pozisyonu üzerinden değil, bütünsel kimliğiyle ele aldık.
• Aidiyet duygusunu artıracak içgörüler elde ettik.
• Çalışan deneyimi çalışmalarını kişiselleştirilmiş veriyle besledik
Bu uygulama, klasik anket yaklaşımından farklı olarak, çalışan deneyimini “insan odaklı veri” ile ölçmemizi sağladı.
Şeffaflık: Tüm Sonuçların Kurum İçi Paylaşımı
Toplanan veriler analiz edildi ve Subor ile ilgili çalışanlardan gelen geri bildirimler:
• Gelişim alanları,
• Güçlü yönler,
• Aksiyon planları
tüm çalışanlarla mail duyurusu ve iç iletişim kanalları üzerinden paylaşıldı.
En kritik nokta şuydu: Sadece olumlu geri bildirimler değil, gelişime açık alanlar da açıkça paylaşıldı. Bu yaklaşım, projenin “gerçek” bir dinleme süreci olduğunun en somut göstergesiydi.
Ölçülebilir Sonuçlar ve Somut Aksiyonlar
Proje çıktıları doğrultusunda üç başlıkta aksiyonlar belirlendi:
1. Alınan Aksiyonlar
2. Planlanan Aksiyonlar
3. Alınamayacak Aksiyonların Açıkça Paylaşılması
Bu şeffaflık, çalışan beklenti yönetimi açısından en az alınan aksiyonlar kadar kıymetli oldu.
Kurum İçi Etki
“Mikrofon Sende” yalnızca bir ölçümleme projesi olmadı; aynı zamanda:
• Üst yönetim ile çalışanlar arasında köprü kurdu,
• İletişim farkındalığını artırdı,
• Liderlik anlayışını sorgulattı,
• Çalışanların sesinin gerçekten duyulduğunu hissettirdi.
Özellikle yüz yüze görüşme modeli, çalışanların kendilerini değerli hissetmelerini sağladı. Proje sonrası yapılan geri bildirimlerde, “dinlenmiş olma” duygusunun bağlılık üzerinde güçlü bir etkisi olduğu gözlemlendi.
Sektöre İlham Verecek Öğrenimler
Bu projeden çıkardığımız temel öğrenimler:
1. Dinlemek Cesaret İster
Gerçek geri bildirimi duymaya hazır olmak, organizasyonel olgunluk gerektirir.
2. Şeffaflık Güveni Büyütür
Sadece alınan aksiyonları değil, alınamayacak olanları da açıklamak güveni artırır.
3. Aksiyon Almayan Ölçüm, Motivasyon Düşürür
Çalışan deneyimi projeleri, mutlaka somut değişim üretmelidir.
4. Çalışan Deneyimi Bir İK Projesi Değil, Bir Yönetim Yaklaşımıdır
Liderlik, iletişim, süreç ve kültür bütünsel ele alınmadığında sürdürülebilir sonuç alınamaz.
Sonuç: Mikrofonu Vermek Yetmez, Sesi Taşımak Gerekir
“Mikrofon Sende”, Subor’da çalışan deneyimini ölçmek için başlatıldı; ancak süreç içerisinde bir kültür dönüşüm aracına dönüştü. Çalışan deneyimi; yalnızca memnuniyet değil, aidiyet, güven, şeffaflık ve gelişim hissidir.
Bugün geldiğimiz noktada biliyoruz ki;
Çalışanlar sadece çalışmak için değil, değer görmek için kurumda kalır.
Ve bazen dönüşüm, sadece doğru soruyu sormakla başlar.
“Mikrofon sende.”
Zeynep Kişmir
Subor İnsan Kaynakları Direktörü