Maastricht Bu Sonbaharda Seni Bekliyor!

Nilay Karagülmez Abamor

Maastricht, Hollanda'nın güney kesiminde bulunan çok güzel bir şehirdir. Roma dönemine kadar uzanan zengin bir tarih ve kültüre sahip, ülkenin en eski şehirlerinden biridir. Maastricht'in ziyaret etmeye değer olup olmadığını merak ediyorsanız size şunu söyleyeyim; kesinlikle öyle!

Hollanda’nın güneyinde, Brüksel’den trenle 2, Amsterdam’dan 2,5 saat uzaklıkta bulunan, Avrupa Birliğinin doğum yeri olan, cazibesiyle size hemen büyüleyecek küçük ama dolu dolu bir kültür ve sanat şehri Mastricht. Şehir merkezi oldukça küçük ama her ara sokaktan bir sürprizin çıkacağı, nerelerde dolaşılacağı az çok belli olsa da yeniliklere her daim açık, heyecanlı ve dinamik bir şehir. Bu güzel şehri birkaç kelimeyle tarif edecek olsam, Orta Çağ mimarisi, tarihi, Burgonya yaşam tarzı, 1677 ulusal miras binası, Limburgish ekşileri, lehçesi ve sıcacık kafeleri derim… 

Maastricht çok başka bir yer ve bunu anlamanın tek yolu gelip kendiniz görmeniz elbette… 

Her sezon her mevsim Maastricht'e yeni bir şeyler getiriyor. Sonbaharda bile şehrin kendine has bir çekiciliği var. Maastricht her mevsimde rahat bir atmosfer, parlak sokaklar, hareketli ve neşeli insanlarla dolup dolup taşıyor ve her sene olduğu gibi sonbaharda da etkinliklerle dolu dolu yaşıyor. Sonbaharı Maastricht'te yaşayın ve hiçbir şeyi kaçırmadığınızdan emin olun!

Maastricht'in seyahat listenizde olmasının pek çok nedeni var. Çarpıcı mimarisinden canlı atmosferine ve yıl boyu süren festivallerine kadar. 
Maastricht'in başlıca turistik yerlerinden biri tarihi bir merkez olması. Arnavut kaldırımlı sokaklar ve rengarenk binalar, size sanki zamanda geriye gitmişsiniz gibi hissettiriyor. Aslına bakılırsa Maastricht, tüm Hollanda'da en fazla sayıda ulusal miras binasına sahip olan Amsterdam'dan sonra ikinci sırada yer alıyor. Şehrin büyüleyici tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek için sokaklarda bol bol dolaşmanızı tavsiye ederim. 

Maastricht'i keşfetmek için en az bir tam gün ve bir geceye ihtiyacınız olacak, bu da onu Amsterdam'dan veya Hollanda'nın herhangi bir yerinden harika bir hafta sonu gezisi haline getiriyor. Ben bu yazımda sizlere nerede ne yenir, nerelerde oyalanıp nefis bir fincan kahve içilir, nerelere gidilir, tüyolar vermek ve rotanızı Maastricht’e çevirmenize sebep olmak istiyorum. 

Çok Havalı Wyck Mahallesini Keşfederek Gezinize Başlayabilirsiniz! 

Maastricht'in en havalı mahallelerinden birinin, istasyon ve nehir arasındaki mahallelerden biri olan Wyck odluğunu düşünüyorum. Maastricht'in en havalı mahallelerinden biri istasyonla nehir arasındaki mahallelerden biri olan Wyck olsa gerek. Burası Roma döneminde bu mahalle bir Roma tapınağı ve kalesinin bulunduğu yermiş! Bu havalı mahalle Rechtstraat'ın etrafında toplanmış durumda. 

Maastricht alışveriş yapmak isteyenlere pek çok seçenek sağlayan caddeleriyle de oldukça meşhurdur. Burada çok sayıda harika küçük mağaza, ikinci el mağaza, galeri ve bağımsız mağaza bulacaksınız. Benim her daim ilgimi çeken vintage mağazalarından bu mahallede çokça vardı. Magnolia İkinci El Mağazası ve We-ar Vintage & Design'a göz atmak için durun ve bol bol fotoğraf eşliğinde bir şeyler yiyip içmenizi tavsiye ederim.  Ayrıca yolunuz eğer bir Cumartesi günü Maastricht'e düşerse ve antika pazarlarına meraklıysanız, İstasyon Caddesi boyunca kurulan ve tüm gün açık olan antika pazarını da ziyaret etmenizi öneririm. 

İkonik Aziz Servatius Köprüsünde Mutlaka Bir Fotoğrafınız Olsun 

Maas Nehri üzerinde yer alan çarpıcı ve aynı zamanda ikonik St. Servatius Köprüsünün kökeni MS 50'ye dayanıyor ve kendisi Hollanda'nın en eski köprüsüdür. Elbette birçok kez yeniden inşa edilmiştir, sonuncusu İkinci Dünya Savaşı'ndan sonradır.

Köprüden geçerken şehrin ve aşağıdaki nehrin muhteşem manzaralarına hayran kalmaktan kendinizi alamazsınız. Köprü, yalnızca Eski Kent'i yerleşim bölgelerine bağlayan işlevsel bir geçiş noktası değil, aynı zamanda sayısız fotoğrafta yer alan sevilen bir simge yapıdır.

İster tarih meraklısı ister mimarlık meraklısı olun ister sadece fotoğraf çekmek için pitoresk bir yer arıyor olun, St. Servatius Köprüsü, Maastricht'te mutlaka görülmesi gereken bir cazibe merkezidir. Öyleyse neden köprüde bir gezintiye çıkıp bu büyülü şehrin güzelliğini içinize çekmiyorsunuz? Kesinlikle kahvenizi elinize almanızı ve bu güzeller güzeli köprünün üstünde biraz salınmanızı ve kahvenizi orada bitirmenizi tavsiye ederim. 

Bonnefanten Müzesinde Sanata Doyun!

Maas Nehri'nin kıyısında, bir roket gemisinin 1950'li versiyonunu andıran ultra-modern bir binada, muhteşem Bonnefanten Müzesi oldukça uzun yıllardır, Maastricht'in en önemli sanat koleksiyonlarını sergilemeye devam ediyor. Sergi alanında hem eski hem de çağdaş sanatı sergileyen bu güzel sanatlar müzesi, 1884 yılından beri hizmet veriyor. Müze, sanatsal estetiğine katkıda bulunan İtalyan mimar Aldo Rossi tarafından tasarlanan sıra dışı bir seramik binada yer alıyor. Şehirde gezerken, bu metal, mermi şeklindeki binayı gözden kaçırmanız oldukça zor. Bonnefantenmuseum, çok çeşitli eski ve çağdaş sanatı sergileyen bir güzel sanatlar müzesi. Amerikan minimalizminden, orta çağ heykellerine ve konsept sanattan Hollanda, Flaman ve İtalyan resimlerine kadar çok katmanlı kültür ve sanat eserlerini bünyesinde barındırıyor. Etrafta dolaşmak ve farklı sanat türlerini görmek için harika bir yer.

https://www.bonnefanten.nl

Maastricht’te Eşsiz Lezzetlerin Tadına Bakın!

Maastricht’te Bourgondische mutfağının yemeklerinin mutlaka tadına bakın. Limburg mutfağı oldukça lezzetli bir mutfaktır. Bu mutfak, Alman / Belçika / Fransız mutfağının etkisi nedeniyle Hollanda'daki diğer yemeklerden oldukça farklıdır. Bu yöresel yemek genellikle Bourgondische olarak anılır. Nedeni, biraz tarih olmadan açıklamak için çok net değil, yani Bourgondische krallığının orta çağda zengin bir krallık olması. Brabant ve Limburg'daki insanlar, bu kadar zengin yiyecek ve içeceklerin tadını çıkardıkları için genellikle Bourgondische olarak anılırdı.

Şehrin etrafında dolaşırken, en nadir ve özgün gastronomik imkânları görme şansına sahip olabilirsiniz. Bu bölgede seyahat edenler arasında en popüler yemekler, özel bir tarife uygun olarak pişirilen saksıdaki ve sığır etindeki midyelerdir. Tatlılar için konuklar genellikle restoranlar çikolata ağırlıklı menüleri seçerler. Şehirde Latin Amerika mutfağına hizmet eden restoranlar da bulunmaktadır. Casa Bassin bunların en ünlüsüdür. Restoranın tasarımı ve dekorasyonu ulusal geleneklere uygun olarak dizayn edilmiştir. Burada akşamları her zaman Latin müziği çalınır.

Maastricht, Belçika sınırına yakın olduğu için, bu ülkenin mutfak gelenekleri yerel gastronomi geleneklerinin oluşumunu oldukça etkilemiştir. Gün içinde basit ve doyurucu yemekler Maastricht’te oldukça popülerdir, bu yüzden bölgesel yemekler konusunda uzmanlaşmış restoranlar, patates ile kavrulmuş etin farklı çeşitlerini her yerde görmeniz mümkündür. Maastricht aynı zamanda, birçok farklı çeşitte Belçika birası çeşitlerini deneyebileceğiniz Hollanda’nın sayılı şehirlerinden biridir.

Selexy, Dominikan Kitapçısını Sakın Kaçırmayın

1580’li yıllarda Hollanda’da Katolikliğin yasaklanmasıyla, birçok eski Katolik Kilisesi kaderine terkedilmiş. İşte Dominikanenkerk Kitabevi de bu kiliselerden biri. Kilisenin tarihi 1294 yılına kadar uzanıyor. Tavanında halen restore edilmekte olan ayrıntılı fresklerden tarihin detaylarını görmek ve anlamak mümkün. Kilise, tarihin çeşitli zamanlarında, depo, okul, orkestra salonu, parti salonu ve hatta bisiklet deposu olarak bile kullanılmış. Ancak 2005 yılında bu güzel kilisenin modernize edilmesi ve korunmasına yardımcı olması için bir mimarlık firması harekete geçmiş. Mimarlar Merkx ve Girod, müşterilere otantik bir his veren orijinal dekorasyonun çoğunu korumayı seçmiş ve burası sihirli bir şekilde içinde enfes bir kafenin de bulunduğu bir kitabevine dönüşmüş. Buradaki mimari öyle çarpıcı ki, kendinizi kitaplardan çok tavandaki tablolara bakarken bulabilirsiniz.

Zemin katta çok sayıda koridor var ama kitapların çoğu üç katlı devasa siyah çelik konstrüksiyonun raflarında duruyor ancak bu otantik ortamda sadece kitap satılmıyor. Aklınıza gelebilecek birçok küçük ama sevimli hediyelik eşya, haritalar, renkli kalemler de gözünüzün bayram etmesine sebep oluyor. Sadece bu kitapevini görmek için bile Maastricht’e gelmenizi tavsiye ederim. 

https://libris.nl/dominicanen 

Mimarisiyle Ünlü Belediye Binası ve Dinghuis’e Uğrayın

Belediye Binası, Amsterdam Kraliyet Sarayı'nı tasarlayan ünlü mimar Pieter Post tarafından tasarlanmış oldukça heybetli bir bina. Barların ve kafelerin bulunduğu bir meydanda yer alan bu tarihi binanın yanından geçmek zaten etkileyici ama içinden görmek isterseniz bu da mümkün. 
Belediye Binası'ndan Dinghuis'e (Hollandaca 'şey evi') üç dakikalık bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz. Bu ev 15. yüzyılın sonunda gotik tarzda inşa edilmiş ve hala ilk günkü görkemini koruyan bir ev... Görkemli saati ve bir zamanlar gözetleme yeri olarak kullanılan kulesiyle Dinghuiler, mahkûmlar için hücre görevi gören mahzenlerle idari ve adli işlevlere hizmet etmiş. 1713'ten itibaren tiyatro olarak hizmet veren Dinghuis, bugün şehrin ziyaretçi merkezinin bulunduğu bir mekân olarak hayatına devam ediyor. 

Maastricht’in Eski Kent Sokaklarına Kendinizi Bırakın ve Zamanı Unutun! 

Eski Şehir şüphesiz oldukça büyüleyici, Arnavut kaldırımlı dar sokaklarda dolaşırken, zamanda geriye, şehrin zengin geçmişine taşınacaksınız. Eski Kent'i keşfederken gizli ara sokaklara gizlenmiş çok sayıda ilginç mağaza, galeri ve restoran keşfedeceksiniz.
Maastricht'in farklı mahalleleri var elbette ancak genel olarak şu şekilde bir ayırım yapmakta fayda var. 

•    Şehir Merkezi; Eski Şehir, St. Servatius Köprüsü, Pazar ve Vrijthof meydanı arasında yer alır
•    Stokstraat Bölgesi; Gezginlere, Maastricht'teki en iyi alışveriş mekanlarından bazılarının bulunduğu seçkin mağazaların yer aldığı şehir merkezi bölgesinin yanındaki sokaklardan oluşan bir koleksiyon sunar. 
•    Jerker Mahallesi; Eski Şehir surları ile modern kahvehaneleri ve rahat ortamıyla bilinen asırlık evler arasında yer almaktadır. 
•    Wyck Mahallesi; Köprünün karşısındadır ve Maastricht'in en eski mahallesidir, Rechtstraat ise bu güzel mahallenin en eski caddesidir. 

Maastricht’te, başka hiçbir yerde bulamayacağınız şeyleri keşfedeceğinizden emin olabilirsiniz. Kendisi küçük ancak vaat ettiği şeyler o kadar büyük ki… 

Ben tekrar tekrar gideceğimden kesinlikle eminim! Umarım sizler de rotanıza alır, bu tarihi, şık, pastoral, tablo gibi sokaklarıyla, lezzetli fırınlarıyla, muhteşem restoranlarıyla kendisini ziyarete gelen tüm turistlere kalbini ve ruhunu açan şehre ziyarete gelirsiniz. 
Bir sonraki aya kadar sevgiyle kalın! 
 

Etiketler:

maastricht sonbahar gezi

DERGİ

HRdergi Temmuz - Ağustos sayısı çıktı! İyi okumalar...

SATIN AL Temmuz - Ağustos 2024