Bülent Oğuz: “Akbank’ta Dönüşümün Merkezinde İnsan, Öğrenme ve Cesaret Var”



Akbank İnsan ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz
ile gerçekleştirdiğimiz bu özel söyleşide; İnsan Kaynakları’nın dönüşen rolünü, “AI-Ready” organizasyon yaklaşımını, geleceğin liderlik modelini ve Akbank’ın insan odaklı dönüşüm vizyonunu konuştuk. Oğuz’un anlattıkları yalnızca bir kurumun dönüşüm hikâyesini değil; iş dünyasının geleceğine dair güçlü bir perspektifi de ortaya koyuyor.

Yapay zekâ, veri ve otomasyonun hızlandırdığı dönüşüm çağında iş dünyası yalnızca teknolojik olarak değil; kültürel, organizasyonel ve insani boyutlarıyla da yeniden şekilleniyor. Roller değişiyor, yetkinlikler yeniden tanımlanıyor ve kurumların geleceğe hazırlanma biçimi köklü bir dönüşüm geçiriyor. Bu yeni denklemde İnsan Kaynakları ise artık süreç yöneten bir fonksiyon olmanın ötesine geçerek organizasyonun öğrenme kapasitesini, dönüşüm refleksini ve kültürünü şekillendiren stratejik bir akla dönüşüyor.

Türkiye’nin en köklü ve öncü kurumlarından Akbank, bu dönüşümü yalnızca takip eden değil; geleceğin çalışma modeline yön veren kurumlar arasında yer alıyor. Öğrenme çevikliği, yapay zekâ okuryazarlığı, çevik liderlik yaklaşımı, beceri temelli kariyer yolculukları ve çalışan deneyimine bütünsel bakışıyla Akbank, insan ve kültür stratejisini geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden tasarlıyor.

Bugün İnsan Kaynakları’nı bir fonksiyon olarak tanımlamak sizce hala yeterli mi? Yoksa artık organizasyonun düşünme biçimini şekillendiren bir akla mı evriliyor?

Dünya Ekonomik Forumu’nun “Future of Jobs” araştırması, 2030’a kadar mevcut pozisyonların %22’sinin dönüşeceğini ve her 100 çalışandan 59’unun yeni yetkinlik kazanması gerekeceğini ortaya koyuyor. 

Bu dönüşümde kritik role sahip yapay zekâ artık sadece görevleri yerine getiren bir araç olmaktan çıkıp kendi başına inisiyatif alabilen bir aktöre dönüşüyor. Bu da artık teknolojik bir gelişmeye adapte olmaktan çok daha öte bir organizasyonel dönüşüm ihtiyacını beraberinde getiriyor. Kurumların iş süreçlerini bu dönüşüme göre şekillendirmeleri gerekiyor. 

Bu yeni denklemde İK’nın rolü, henüz tanımlanmamış rollere hazır bir organizasyon inşa etmek olacak. Dolayısıyla artık süreç yöneten bir fonksiyon değil, organizasyonun dönüşüm kapasitesini tasarlayan bir yapıdan bahsediyoruz. Bu, bir yandan hangi yetkinliklerin kritik olacağını öngörmeyi, diğer yandan çalışanları sürekli gelişime teşvik eden bir zemin kurmayı gerektiriyor. 

Akbank’ta biz bu zemini üç net odakla inşa ediyoruz. Birincisi, bugünün liderlik tanımı, değişimi başlatan ve sürdüren bir yapıya evriliyor, “yetenek” tanımı bu bağlamda değişiyor. Biz de Akbank olarak “yeteneği” performans, teknik uzmanlık, deneyim gibi sadece genel kavramlar üzerinden tanımlamak yerine “öğrenme çevikliği”, “zihinsel çeviklik”, “sonuç çevikliği” “değişim çevikliği” beceri setlerini de odağımıza alarak tanımlıyoruz. Yeni nesil liderlik yaklaşımımızla, dönüşüme öncülük edecek, çevik; kendini, ekibini, işi dönüştüren liderler yetiştirmeyi hedefliyoruz. Potansiyel lider adaylarımızın kendilerinin yeni dünyaya hazır olmasının yanı sıra yeni dünyadaki hızlı değişimi aynı çeviklikle öğrenip benimseyip tüm kuruma uygulanabilir hâle getirecek liderler olmalarını bekliyoruz. “AI-Ready” diye tanımladığımız “dönüştüren” Akbanklılar olmalarını hedefliyor, buna göre yeteneklerimize kişiselleştirilmiş gelişim yolculukları tasarlıyoruz. 

İkincisi, yapay zekâ ve veri okuryazarlığını tüm iş birimlerinin temel kası hâline getiriyoruz. Ekiplerimizin güncel araçlarla kesintisiz çalışabildiği, bilgiye kolay erişebildiği ve yapay zekâ destekli sistemler ile daha hızlı ve doğru karar alabildiği bir yapı kuruyoruz. Üçüncüsü ise, öğrenmeyi işin doğal parçası kılıyoruz.

Geleceğin başarılı kurumları, insanların cesaretini, merakını ve potansiyelini büyüten kültürlerle inşa edilecek. İK’nın sorumluluğu da bu kültürü kurmak ve geliştirmek. Biz içinde bulunduğumuz dönüşüm çağında değişmeyen trendin bu sorumluluk olacağına inanıyoruz. 

Akbank gibi köklü yapılarda dönüşüm yalnızca yapısal değil, aynı zamanda kültürel bir yeniden yazımı da gerektiriyor. Siz bu iki katmanı birlikte nasıl ele alıyorsunuz?

Günümüzde kariyer yolculuğu yalnızca bir unvan değil, aynı zamanda bir aidiyet ve anlam yolculuğu olarak görülüyor. Bu doğrultuda, biz Akbank’ta insan ve kültür stratejimizi “geleceğe birlikte hazırlanmak” anlayışıyla kurguluyoruz.

Bu yaklaşımın merkezinde, her Akbanklının potansiyelini gerçekleştirebildiği bir deneyim sunmak var. İş-yaşam dengesinden esnek ve kapsayıcı çalışma modellerine, sürekli gelişim imkânlarından güçlü bir liderlik kültürüne kadar pek çok alanda dönüşüme liderlik ediyoruz. Veriye ve içgörüye dayalı uygulamalarla çalışan deneyimini uçtan uca ele alıyor hem bugünün hem de geleceğin iş gücünü de şekillendirmeyi hedefliyoruz.

“Geleceğe hazır olmak” iş dünyasında sıkça vurgulanan bir kavram. Akbank bu hazırlığı hangi alanlarda somutlaştırıyor?

Akbank’ın “Geleceğin Bankacılığını Şekillendirmek” vizyonu doğrultusunda İK alanında pek çok önemli yeniliği hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda dijitalleşme, yeni nesil çalışma modelleri, yeni yeteneklerin geliştirilmesi, esnek çalışma hakları, çeşitlilik ve kapsayıcılık ve genç neslin geleceğe hazırlanması temel odak noktalarımızı oluşturuyor. 

Akbank Akademi liderliğinde oluşturduğumuz beceri merkezleri ile farklı ekiplerden arkadaşlarımızın gelişen teknolojiler, inovasyon ve tasarım odaklı düşünme gibi konular üzerinde bankamız içerisinde ortak bir dil ve yetkinlikte buluşmaları için çalışıyoruz. 

Hızla değişen dünyada teknolojik ve organizasyonel dönüşümü sahiplenip hayata getirecek, ivmelendirecek “çevik” liderlere ihtiyaç var. Geleceğin liderlerinin hızla değişen bu yolculukta belirsizlikleri yönetmesini, dönüşüme yön vermesini ve bu dönüşümü sahiplenilmesini sağlayacak etkiyi yaratması kritik. Biz de Akbank olarak deneyim yerine “potansiyel” ve “öğrenme kapasitesini” ön planda tutan “bütünsel bir yetenek yönetimi stratejisi” benimsiyoruz. 

Yeni hayata geçirdiğimiz Lider Gelişim Merkezi ile Akbanklıları, güçlü ve gelişim alanlarını fark edebilecekleri çok yönlü bir değerlendirme süreci ile geleceğin dünyasında tam donanımlı olmalarını sağlayacak kişiselleştirilmiş, heyecan verici bir deneyim sunmayı hedefliyoruz. Lider Gelişim Merkezi ile Akbanklı lider adaylarının potansiyellerini ortaya çıkaran, öğrenme kapasitelerine odaklanan ve tüm lider adaylarımıza gelişimi merkeze alan bütünsel bir yolculuk sunmaya hazırlanıyoruz. Lider Gelişim Merkezini her bir adayın güçlü yönlerini keşfettiği, gelişim alanlarına odaklandığı ve kariyer yolculuğunu destekleyen önemli bir kişiselleştirilmiş gelişim deneyimi olarak tasarlıyoruz. Her bir adayın değerlendirme sonuçlarına göre kendisine özel bir gelişim yolculuğu kurguluyoruz. Lider adaylarımız, tek seferlik bir eğitimden ziyade, deneyimlerle beslenen uzun soluklu bir gelişim sürecinin parçası olacak. 

Öte yandan biliyoruz ki; değişen dünyaya sadece lider adaylarımızın değil tüm Akbanklıların hazır olması çok önemli. 10 yıldır Akbanklıların gelişim süreçlerine ayna tutan Geleceğin Aynası Akbanklı programını da değişen dünyanın ihtiyaçlarına uyum sağlamak ve geleceğin yetkinliklerini odağımıza alacak şekilde yeniden şekillendiriyoruz. 

Yapay zekâ, bulut bilişimi, büyük veri gibi teknolojilerle organizasyonumuzu, yetkinliklerimizi ve uzmanlıklarımızı değerlendiriyor, gelişim ve kariyer aksiyonlarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz. İK Analitiği adını verdiğimiz bu alanda Akbank için uzmanlık haritaları çıkartarak, gap analizleri yapıyor ve burada gerçekleştirdiğimiz kalibrasyonlar ile kişiselleştirilmiş gelişim yolculuklarını Akbanklılar ile paylaşıyoruz.

Kariyerinde farklı rollere geçiş yapmak isteyen Akbanklıları ise Kariyer Fırsatları uygulamamız ile destekliyoruz. Bu şeffaf platform sayesinde çalışanlarımız uzmanlık alanlarına uygun açık ilanları proaktif şekilde takip edip gelişim alanlarını net olarak görerek ilgili eğitimlere hızlıca ulaşabiliyorlar. Kişiye özel bu deneyimle Akbanklıların kariyerlerini sınırların dışına taşımalarını ve yeni başarılar için motive olmalarını hedefliyoruz. Bu yaklaşımımızla hem organizasyon içi çok yönlülüğü besliyor hem de geleceğin esnek iş gücü modeline bugünden yön veriyoruz.

Öte yandan kariyerlerinde farklı alanları deneyimlemek isteyen Akbanklıların bu beklentisine cevap olarak kurum içi rotasyon programımız Patika’yı tasarladık. Yeni Patika’ları deneyen Akbanklılar sayesinde birimler arası mobiliteyi artırarak yeni yetkinlikler ve uzmanlıklar kazandırmayı hedefliyoruz. Patika ile Akbanklılar farklı iş birimleri ve iştiraklerimizde 3 ay rotasyon yapma imkânı elde edebiliyorlar.

Birbirinden öğrenme kültürünü yaygınlaştırmaya ise özel bir önem veriyoruz Shadow programımız ile de kariyerinin başında olan Akbanklıların liderlerimiz ile bir gün geçirerek, kendi iş alanlarından farklı konularda yeni deneyimler kazanmasına olanak sağlıyoruz. 

Çalışan deneyimi çoğu zaman tasarlanabilir olan üzerinden konuşuluyor; oysa gerçek etki, çoğu zaman tasarlanamayan anlarda ortaya çıkıyor. Akbanklı Deneyimi’ni bu görünür ve görünmeyen alanlar arasında nasıl inşa ediyorsunuz?

Çalışan deneyimi çoğu zaman politikalarla başlar ama kültürle gerçek anlamını bulur. Bu yüzden biz yalnızca süreç tasarlamıyoruz; güven veren, insanların kendilerini ifade edebildiği, iyi hissettiği ve birbirine iyi hissettirdiği bir çalışma ortamı inşa ediyoruz.

Tüm çalışmalarımızı, “Akbanklılar için daha iyi bir Akbanklı deneyimini nasıl yaratabiliriz?” sorusu etrafında şekillendiriyoruz. Kültürel dönüşüm rehberimiz Akbanklının Kırmızı Kitabı, bu sorunun yanıtlarını barındıran Akbanklıların gerçek hikayelerine dayanıyor. Bu hikayelerden ilham alarak oluşturduğumuz davranış prensipleri ve günlük uygulamalar, İnsan ve Kültür stratejimizin temelini oluşturuyor.

Bu kapsamda şekillendirdiğimiz fiziksel, duygusal ve mental iyi oluşu destekleyen uygulamalarımız; esnek çalışma modellerimiz, kapsamlı izin politikalarımız, kariyer molası imkânımız, psikolog, diyetisyen ve spor koçu desteğimiz, sosyal kulüplerimiz ve aileleri de kapsayan kişisel gelişim ve sağlıklı yaşam platformumuz bu yaklaşımın parçaları. 

Çalışma ortamlarımızı da bu bakışla ele alıyoruz. Çünkü fiziksel mekân, kültürün en görünür yansımalarından biri. Akbank Genel Müdürlük binamızdaki dönüşüm de bu nedenle yalnızca mimari bir yenilenme değil; daha şeffaf, daha sürdürülebilir, daha ilham verici bir çalışma anlayışının ifadesi oldu. Yenilenen merkezimiz, ekipler arası etkileşimi teşvik eden, birlikte düşünmeyi ve üretmeyi kolaylaştıran bir yapıya sahip. Esnek çalışma modeline uygun açık ofisler, sanatla zenginleştirilmiş atmosfer ve teknolojiyle entegre sistemlerimizle kapsayıcılığı, verimliliği ve yaratıcılığı artırıyoruz.

Akbanklıların aileleriyle birlikte gelişimini destekleyen çalışmalarınızdan bahsettiniz. Bu platformu bizimle paylaşır mısınız?

Akbank Ailem Akademisi, insanı çevresiyle birlikte, bir bütün olarak ele alan yaklaşımımızın önemli bir yansıması. Biz biliyoruz ki, bir kişinin iş yerindeki iyilik hâli ailesinin, sevdiklerinin, yakın çevresinin durumu ile de doğrudan bağlantılı. Bu bilinçle, destekleyici çalışmalarımızı Akbanklıların çevrelerinde de yaygınlaştırmak hedefiyle, 2022 yılında Akbank Ailem Akademisi’ni hayata geçirdik. Bu çatı altında bugüne kadar 270’e yakın etkinlikte yaklaşık 27 bin kişiye ulaştık. 

Seminerlerden atölyelere, ebeveynlikten psikolojiye, kültür-sanattan sağlığa kadar birçok alanda uzmanlarla buluştuk. Buradaki amacımız, topluluk duygusu yaratmak, sevdiklerimizle anlamlı bağlar kurmak ve birlikte iyileşmekti.

Ayrıca bu faydayı daha erişilebilir kılmak için dijital altyapımızı da güçlendirdik. Yenilenen web sitemiz sayesinde tüm Akbanklılar ve sevdikleri, içeriklere kolayca ulaşabiliyor, etkinlik takvimini takip edebiliyor, uzman görüşlerine her an erişebiliyor.

Ama biz bu noktada da durmak istemiyoruz. Bugün sadece Akbanklılar ve sevdikleriyle sınırlı olan bu yapıyı, toplumumuzun geneline açmayı hedefliyoruz. Böylece Ailem Akademisi, topluma değer katan, sürdürülebilir bir modele dönüşecek. 

Gençlerin kariyer yolculuklarını nasıl destekliyorsunuz?

Gençler sadece geleceğin değil, bugünün de aktif aktörleri. Bu bakış açısıyla Akbank’ta gençlik 360 derece bakış açısıyla ele aldığımız stratejik bir başlık. Biz gençlerle eğitimde, kariyer yolculuğunda, gönüllülükte, finansal sağlıkta, kültür-sanatta ve toplumsal etkide birlikte ilerliyoruz. Her adımda onların büyüme ve gelişim yolculuklarını destekleyen çözümler geliştiriyoruz. 

Bu çalışmalarımızın kalbinde ise Akbank Gençlik Akademisi bulunuyor. Biz bu platformu 2021 yılında gençlerin ihtiyaç duydukları bilgi, beceri ve ilhamı onlara sunarak yol arkadaşları olmak hedefiyle kurduk. Bu yıl 5. yaşını kutlayan, Akbank Gençlik Akademisi ülke çapında örnek gösterilen güçlü bir ekosisteme dönüştü. Bugüne kadar, yaklaşık 5000 saat süren içeriklerle 400’e yakın etkinlik gerçekleştirdik. Bu etkinliklerle yaklaşık 360 bin gence ulaştık. Katılımcıların %60’ını kadınlar oluşturdu. Bu çalışmalarla Türkiye’de aktif faaliyet gösteren tüm üniversitelere temas ettik.

Bu süreçte gençler için farklı alanlarda kapsamlı gelişim programları tasarladık. Bunlar arasında inovasyon ve girişimcilik, teknoloji ve yapay zekâ, toplumsal cinsiyet eşitliği, tasarım, veri analitiği, finansal okuryazarlık, bankacılık, dış ticaret ve ekonomi gibi çağın gerekliliklerine uygun temalar yer aldı. Aynı zamanda sanat, kişisel gelişim ve iyi yaşam pratiklerini merkeze alan etkinliklerle gençlerin sadece yetkinliklerine değil, iyi olma hallerine ve motivasyonlarına da pozitif katkı sağlayan çalışmalar yürütüyoruz.

Tüm bu çalışmalarda Microsoft, Cisco, UP School   Patikadev, TİM Danışmanlık, Center of Excellence in Finance (CEF), Ağ Yöneticileri Derneği, İnova Akademi, Microfon ve Onarım Atölyesi ve daha pek çok iş ortağımızla birlikte hareket ederek etki alanımızı büyütmeye devam ediyoruz.

Önümüzdeki döneme baktığınızda hem genel olarak İnsan Kaynakları’nın hem de Akbank özelinde ajandanızı en çok şekillendirecek konu nedir? Yol haritanızda neler var?

Bahsettiğim üzere İnsan Kaynakları ajandasının en önemli gündem maddeleri, işin ve yetkinliklerin yeniden tanımlanması olacak. Yapay zekâ, veri ve otomasyon artık yalnızca teknolojik bir dönüşüm yaratmıyor; rolleri, çalışma biçimlerini ve ihtiyaç duyulan becerileri de değiştiriyor. Bu nedenle İK birimlerinin önceliği, yeni yetenekleri kuruma kazandırmak ve mevcut yeteneklerin de bu dönüşüme hazırlanmalarını sağlamak olacak.

Akbank özelinde bizim odağımız; geleceğin rollerini bugünden tanımlamak, çalışma arkadaşlarımızın bu rollere geçişini desteklemek ve yetkinlik kazanımını sürekli bir gelişim alanı hâline getirmek. 

Bu doğrultuda İK yol haritamızı üç ana eksen üzerine kuruyoruz: İnsan odağı, yapay zekâ ile güçlendirilmiş dönüşüm ve sürdürülebilir-kapsayıcı bir organizasyon modeli.

Bankacılıkta geleceği, insanı merkeze alıp teknolojiyi onun etrafında kurgulayarak inşa ediyoruz. Önceliğimiz, teknolojiyi insanın yerini alan değil, insanı güçlendiren bir kaldıraç olarak konumlamak. Bu nedenle yapay zekâyı karar alma süreçlerini zenginleştiren, önyargıları azaltan ve daha adil sistemler kurmamıza yardımcı olan bir araç olarak görüyoruz. İşe alım süreçlerinde aday deneyimini iyileştirmek, Akbanklıların yetenek eşleştirmesini daha veri temelli hâle getirmek ve kariyer yollarını daha öngörülebilir kılmak bu yaklaşımın hedef çıktıları arasında.

Kariyer yönetiminde kişiselleştirilmiş bir yapı tasarlıyoruz. Çalışanların tek bir kariyer patikasına bağlı kalmadığı, beceri temelli ve dinamik bir gelişim modeli üzerinde ilerliyoruz. Çalışanlarımızın potansiyelini daha görünür kılmayı ve doğru fırsatlarla daha hızlı buluşmalarını hedefliyoruz. Aynı zamanda 19 farklı dilde yabancı dil öğrenme fırsatı sunarak, Akbanklıların bu alandaki yetkinliklerini de güçlendiriyoruz.

Sürdürülebilirlik ve kapsayıcılık ise bu yol haritasının içine gömülü bir prensip. İşe alımdan terfi süreçlerine kadar her aşamada daha adil, şeffaf ve erişilebilir bir deneyim yaratmak için çalışıyoruz. Farklılıkları yalnızca temsil düzeyinde değil, karar alma mekanizmalarının kalitesini artıran bir değer olarak görüyoruz. 

Bunun ötesinde yapay zekâyı sadece mevcut süreçleri iyileştirmek için değil, aynı zamanda yeni fikir üretiminde bir ortak olarak kullanıyoruz. İK ekiplerimiz, organizasyon tasarımı, öğrenme modelleri ve çalışan deneyimi gibi alanlarda yapay zekâ ile birlikte potansiyel kullanım alanlarını çalışıyor; “nasıl daha iyi olabilir?” sorusunu daha hızlı şekilde cevaplayabiliyor.

Bu dönüşümü yalnızca banka içi yetenek gelişimiyle sınırlı görmüyoruz. Akbank Gençlik Akademisi ile gençlerin geleceğin becerilerine hazırlanmasını desteklerken, Akbank Dönüşüm Akademisi ile müşterilerimizin ve iş dünyasının dönüşümüne de katkı sunuyoruz. Bu yıl ilk kez hayata geçireceğimiz Export Talent Programı bu yaklaşımın güçlü örneklerinden biri olacak. Hibrit ve 8 haftalık programla gençlere dış ticaret hukuku, akreditif süreçleri, e-ihracat, dijital pazarlama, lojistik ve küresel marka yönetimi gibi alanlarda eğitim sunacağız. Programı başarıyla tamamlayan gençler, Akbank Dönüşüm Akademisi ağı içinde yer alan işletmelerde istihdam fırsatlarına erişebilecek. Böylece hem gençlerin istihdam edilebilirliğini artıracak hem de işletmelerin ihtiyaç duyduğu nitelikli yetenek havuzunun gelişimine katkı sağlayacağız.

Alanında öncü daha pek çok uygulama ve girişimle, bir yandan çalışan deneyimi ve organizasyonel dayanıklılığı güçlendirmeye bir yandan da iş dünyası genelinde kapsayıcı ve geleceğe hazır bir ekosistem oluşturmaya odaklanacağız. 

Bizde içerik bol, seni düzenli olarak bilgilendirmemizi ister misin? :)