LİYAKAT

Gözler, bir kez daha seçimlerin yaklaştığı dönemde, siyaset sahnesine çevrilmiş durumda. Ancak, bu dönemde sadece siyasi partilerin vaatleri değil, aynı zamanda adayların liyakati üzerine yürütülen tartışmalar da gündemi belirliyor. Türkiye'de özellikle son dönemlerde artan bir şekilde yaşanan bu liyakat tartışmaları, toplumun temel değerleri üzerindeki gölgeleri artırıyor. Maalesef bu tartışmalar genellikle siyasi rekabetin bir parçası olarak algılanıyor ve gerçek liyakatin ötesinde politik çıkarlarla şekilleniyor. Bu durum, toplumun güvenini sarsıyor ve siyasete duyulan umudu zedeliyor.

Ancak, liyakat tartışmalarının sadece siyasetle sınırlı kalmadığı da bir gerçek... Toplumun farklı kesimlerinde, iş dünyasından akademiye kadar birçok alanda liyakatin yeterince önemsenmediği ve torpil, kayırma gibi unsurların nitelikten daha etkili olduğu görülüyor. Bu durum, toplumsal adalet duygusunu zedeliyor ve nitelikli insanların doğru pozisyonlara gelmesinin önünde engeller oluşturuyor.

Özellikle yeni nesil hayatın her alanında liyakatin ne olduğunu, nasıl ölçüldüğünü ve gerçekten işe yarayıp yaramadığını sorguluyor. Ayrıca, gelir adaletsizliği, kayırma ve torpil gibi konular da gençlerin liyakat konusundaki güvenini sarsıyor ve geleceklerini planlarken endişelenmelerine neden oluyor. Özellikle tabiri caizse ‘adamı olmayan’, toplumsal düzenden eşit pay alamayan dezavantajlı gençler bu toplumda nasıl bir yerleri olacağını anlamakta zorlanıyorlar.  

Dünyada dönüp duran her bir atomun bile kendine özgü bir işlevi, bir amacı vardır. Evrenin bu kusursuz düzeni, her birimizin, varoluşumuzun derinliklerindeki birliği ve anlamı temsil eder. İşte bu nedenle, insanın en yüce erdemi olan "liyakat", bu kozmik uyumun insanî yansımasıdır. Ancak, liyakat sadece kişisel bir çaba değil, aynı zamanda toplumsal bir zorunluluktur.

Toplum, liyakatin değerini anladığında, bireylerin yeteneklerini en iyi şekilde kullanmalarını teşvik eden bir ortam oluşturur. Liyakat, toplumsal ilerlemenin en temel taşlarından biridir. Onu çıkardığınızda toplumsal çürüme başlar.  Çünkü liyakat, herkesin eşit fırsatlara sahip olduğu ve herkesin katkılarının değer gördüğü bir toplumsal yapıyı yaratır. Bizim şu an en çok ihtiyaç duyduğumuz yapıyı yani…
 

Gülcan Çağlar Çalışkan 
Genel Yayın Yönetmeni 

DERGİ

Şubat 2024 sayısı yayında!

SATIN AL Şubat 2024