HRdergi olarak gerçekleştirdiğimiz buluşmada, Genel Yayın Yönetmenimiz Gülcan Çağlar Çalışkan, PhD ve HRthinksMe Kurucusu Alper Toper tarafından, Türkiye genelinde 9.500 çalışanın yanıtlarıyla hazırlanan İş’te Anlam Arayışı Araştırması 2026 bulguları paylaşıldı ve yorumlandı. Ortaya çıkan tablo, çalışma hayatında uzun süredir hissedilen ancak yeterince görünür olmayan bir kırılma alanına işaret ediyor: işte anlam kaybı. Araştırma sonuçları, çalışanların işten kopmadığını; ancak işle kurdukları bağın zayıfladığını net biçimde gösteriyor. Anlam, bugün bir “iyi olursa güzel” beklentisi değil; bağlılık, performans ve kalıcılığın temel koşulu haline gelmiş durumda. Öne Çıkan Bulgular • Çalışanların %86’sı, yaptığı işin şirket ya da toplum üzerinde anlamlı bir etkisi olmasını çok ya da son derece önemli buluyor. • %84’ü, mevcut rolü ile kişisel amaçları arasında uyum arıyor. • %92’si, iş–yaşam dengesinin işte anlam bulmada kritik olduğunu ifade ediyor. • Anlam arayışı yüksek olmasına rağmen, çalışanların önemli bir bölümü bu beklentinin iş deneyiminde karşılık bulmadığını düşünüyor. • Özellikle psikolojik güvenlik başlığında ortaya çıkan sonuçlar, sessiz kopuşun en görünmez ama en riskli alanlarından birine işaret ediyor. Toplantıda özellikle altı çizilen temel nokta şuydu: Anlam arayışı bu kadar yüksekken, iş deneyiminde bu arayışın karşılığı aynı ölçüde üretilmiyor. Bu boşluk; inisiyatif kaybı, geri çekilme ve sessiz kopuş olarak tanımlanan süreci besliyor. Bu buluşma, işte anlamın bir iletişim söylemi değil; doğrudan yönetilmesi gereken stratejik bir konu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırmanın detaylı bulgularını ve analizlerini önümüzdeki dönemde HRdergi kanallarında sizlerle paylaşacağız. Takipte kalın!